Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) tatili bitti, yeni yasama yılı başladı.
Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında Genel Kurul’da milletvekillerine seslendi.
Açık söylüyorum; milletimiz buna ne layıktır ne de razıdır. Türkiye bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır.
Başka hiçbir gerekçesi olmasa dahi üstüne bastığımız zemine düşen bu gölgeyi kaldırmak, sistemi bu lekeden arındırmak, harekete geçmek için yeterli bir nedendir. Bu yönüyle yeni ve sivil bir anayasa hedefi, Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir.
Millet egemenliğinin kalbgâhı olan bu Gazi Meclisimiz; her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir. Fakat sahip olduğu siyasi çeşitlilik hasebiyle içinde bulunduğumuz dönem, bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir. Bu Meclis, Türkiye’nin millî ve hayati meseleleri söz konusu olduğunda müzakere ve uzlaşma kapasitesinin sağlamlığını zaten göstermiştir.
Bilhassa; huzura, demokrasiye, kardeşliğe kalkan 467 el ile sivil siyaset, vesayetin ördüğü psikolojik duvarları yıkmış, ön yargıları tuz buz etmiştir.
Bunu Türk demokrasisi adına, milletimizin gelecek umutları adına…
Bunu Türk demokrasisi adına, milletimizin gelecek umutları adına tarihi bir kazanım, büyük bir başarı olarak görüyoruz. Temennimiz; bu başarının gündelik çekişmelere kurban edilmeden, Türk siyasetinde yeni bir dönemin müjdecisi olmasıdır.
Burada şunun da altını çizmek istiyorum: Türkiye’nin ufkunu genişletecek yeni bir anayasa; kutuplaşma siyasetinin değil, mutabakat içinde rekabeti esas alan yeni siyasetin eseri olacaktır.
Kıymetli milletvekilleri;
Bunu başardığımızda devlet ve millet arasındaki köprüleri daha sağlam şekilde kurmuş oluruz. Bunu başardığımızda; güçlü devlet, özgür toplum idealini birini diğerine tercih etmeden, birlikte yaşatmanın yolunu açmış oluruz. Bunu başardığımızda; hem hukuku anlamlı kılacak bir demokratik zemine hem de demokrasiyi koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmuş oluruz. Bunu başardığımızda; kazanımlarımızı kalıcı hâle getirir, çoğulcu demokrasiyi kurumsallaştırır ve gerçek anlamıyla halkın yönetimine dönüştürürüz.
Toplumu, kontrol altında tutulması gereken bir tehdit alanı olarak gören vesayetçi anlayışın reddi bunu gerektirir. Siyaseti ve toplumu refahın, ilerlemenin, gelişmenin dinamik gücü olarak kabul eden demokratik bir anayasa anlayışı da bu sayede yeşerir.
Sesi milletin sesiyle hemâvâz olanların bu süreçte korkacağı, çekineceği bir tartışma olamaz; olmamalıdır. Demokraside hiç kimse hakikat tekeline sahip değildir. Her düşünce kıymetli, her öneri değerlidir. Her fikirden, her özgün tekliften istifade edilmelidir.
Diğer taraftan, milletimizin yeni bir anayasa özlemi de üretilmiş korkuların, vehimlerin esiri hâline getirilmemelidir. Anayasa’nın yürürlükteki ilk dört maddesiyle ilgili tavrımız zaten bellidir.
Türkiye Yüzyılı’na yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerinde fayda görüyorum. İçinde bulunduğumuz yasama yılının Türkiye’nin imkân ve fırsatlarını geliştiren bir anayasa yılı olmasını diliyorum.
Bu duygularla bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Milletvekillerimize bu yeni yasama yılında yapacakları çalışmalarda Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.
ERDOĞAN KÜRSÜYE ÇIKTI ÖZEL GENEL KURUL’U TERK ETTİ
Erdoğan geldikten sonra İstiklal Marşı okundu. Marşın okunmasının ardından Özgür Özel, genel kuruldan ayrıldı.
Özel ayrılırken şunları ifade etti:
“Arkadaşlar, ana muhalefet partisi olarak Meclis’in açılışına katıldık. Meclis Başkanı’nın konuşmasını dinledik, İstiklal Marşımızı okuduk. Bu vakitten sonra partimize yargı darbesi yapıp partinin genel başkanını, yönetimini değiştirip yerine işine gelen bir adamı atayan birisinin, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan birisinin, daha bu sabah Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerini kazanabilmek için suçsuz günahsız merkez belde belediye başkanına operasyon yapan birisini, her gün ilçe belediyelerinin belediye meclis üyelerini tehdit ve transfer ederek İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yürümeye çalışan birisini, fon kriziyle yoksulları soydurtan, buna sessiz kalan, gündem değiştirmek için de yine CHP’ye saldıran birisini dinlemeye harcayacak vaktimiz yok.”
etmemeliyiz. Fikirlerimizi kararlılıkla savunalım, tamam. Fakat karşı görüşü de dikkatle dinlemeyi başarabilelim. Nezaketi korumak, siyasi itibarlarımızın da, iddialarımızın da itibarını yükseltir. Söz hakkına riayet ederken incitici ifadelerin ve kavga görüntülerinin sözümüzün ağırlığını zedelemesine lütfen fırsat vermeyelim.
Milletin oylarının yüzde 95’inin temsil edildiği bu parlamento böylesine büyük bir temsil gücüne sahipken, geniş bir toplumsal dayanak ve tüm meseleleri konuşmak imkanına da sahip olduğunu unutmayalım. Milli menfaatler etrafında müşterek hareket edebildiğimizi, milli dayanışma ve kardeşlik komisyonu, demokrasi komisyonu çalışmalarında net bir şekilde ortaya koyduk. Hele yasanın 467 gibi görülmemiş bir mutabakatla kabul edilmesi, bundan sonra ortak meselelerde ortak fikirler geliştirebileceğimizin de en somut ispatıdır. Terörün sonlandırılması gibi belki de cumhuriyet tarihimizin en zorlu konusunu siyasi liderlerin desteği ve büyük bir kararlılıkla meclisimiz çözüme kavuşturmuştur.
Şimdi; yeni anayasa, meclis içtüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası çalışmalarına da benzer bir mutabakatla netice alınabileceğine yürekten inanıyorum. Bu çalışmaların gerçekleştirilmesi için önümüzde yeterli bir süre vardır. Yeter ki aynı iradeyi, kararlılığı ve iyi niyeti gösterelim. Bu yasama yılında yapacağımız çalışmalarla ülkemizin önünü açmayı devam ettirelim. Başta terörsüz Türkiye olmak üzere tüm alanlarda Rabbim bize başarıyla sonuç almayı nasip etsin. Böylece meclisimizin, sadece güncel siyasi gündemi takip etmenin ötesinde gelecek nesillere tüm bu demokratik gelişmeleri, huzuru ve refahı miras bırakmasına şahit olalım.
Son olarak, yeni yasama yılının bereketli geçmesini, huzurlu geçmesini temenni ediyorum. Aziz milletimizi ve gazi meclisimizin kıymetli üyelerini saygıyla selamlıyorum.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.