Serbestiyet yazarları Etyen Mahçupyan ile Yıldıray Oğur, Serbestiyet yayınında gündemdeki konuları değerlendirdi.
Yayında, yazar Mine Kırıkkanat’ın CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “kripto kılıç artığı” ifadeleri hakkında şu diyalog yaşandı:
“Yıldıray Oğur: Mine Kırıkkanat’ın Kılıçdaroğlu’na “kripto kılıç artığı” demesiyle unutulmuş olan ‘nostaljik bir hakaret’ dirildi. Bu laf Alevilere de gidiyor, Ermenilere de gidiyor. “Kripto kılıç artığı” deyince Ermenilerden Aleviliğe dönmüş gibi bir anlama da gelebiliyor. “Dünyayı bilen” yazarımız “anlamını bilmiyordum” dedi. “O zaman bilmediğin bir şeyi niye kullandın, hangi anlamda?” diye sorular geldi.
Etyen Mahçupyan: “Kılıç artığı” kavramı en son Dersim olaylarıyla hatırlanıyor. Aslında bu kavramı üreten Dersim olayları değil ama Dersim bir hatırlatma yapıyor. “Bu öldürülenler kılıç artığı” deniliyorsa, öldürülenler “Ermeni dönmesi” demektir.
“Kılıç artığı”, 1915’te tehcire giden Ermeni ailelerin burada komşularına bıraktıkları ya da aileleri öldürülmüş ve kendileri de askerler tarafından alınmış çocuklar. O çocuklar kelimenin tam anlamıyla “kılıç artığı” denilenler. Çünkü ebeveynleri kılıçtan geçirilmiş, öldürülmüş.
Bu kelimenin kendisi, devletin o dönem ne yaptığını da söylüyor, bu da ilginç bir şey. Devlet bir sürü şeyi reddediyor ama dilin içinde üretilmiş olan terminolojiyi kendisi de kullanıyor. Ama bunları her kullandığında o inkar ettiği tarihsel olayın çok da inkar edilebilir olmadığını da itiraf etmiş oluyor.
Bütün bunlar jenerasyonları da birbirine bağlayan bir sansürden, bir konuşmama kültüründen kaynaklanıyor. Milliliğin de temeli bu; kendi kötü yaptıklarını unutmaya çalışıp, başkalarının yaptıklarını kötüleştirerek hatırlamaya çalışıyorsun. Bu da Cumhuriyet’in başından beri daha da pekişerek geldi.
O yüzden şimdi Cumhuriyet gazetesi, Mine Kırıkkanat falan dediğin gruba gelince, onların cahil olması da mümkün. Bu bilerek yapılmış bir şey diyemiyorum ben.”
YAYININ TAMAMINI İZLEMEK İÇİN
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.
