Anasayfa / Ekonomi / “Tera’yı şikâyet ettim, iki kez gözaltına alındım”

“Tera’yı şikâyet ettim, iki kez gözaltına alındım”

Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, Tera hakkındaki şikâyetleri nedeniyle iki kez gözaltına alındığını söyledi.Bloomberg’e göre İstanbul’daki fon yöneticileri ve analistler arasında Tera hakkında açıkça konuşmaktan kaçınma eğilimi oluşmuştu.

Türkiye’de son günlerde fon piyasasında başlayan, Borsa İstanbul’da sert satışlara ve devre kesicilerin çalışmasına kadar uzanan kriz uluslararası finans basınının da gündeminde.

Bloomberg, Uğur Yılmaz ve Kerim Karakaya imzalı “Turkish Fund’s Goldman Dreams Collapse in ‘Ponzi-Like Scheme’” başlıklı haberinde, krizin merkezindeki Tera Grubu’nun son iki yıldaki hızlı büyümesini, fonlarının yatırım stratejisini ve sistemin nasıl çözüldüğünü ayrıntılarıyla ele aldı.

Habere göre Tera Grubu yöneticileri hedeflerini “Türkiye’nin Goldman Sachs’ı” olmak şeklinde tarif ediyordu. Tera hisselerinin geçen yıl yaklaşık yüzde 2 bin yükselmesi de grubun hızlı büyümesine eşlik etti.

Ancak Bloomberg’e göre aylardır piyasa çevrelerinde nasıl sürdürülebildiği tartışılan bu yükseliş, eylül ayında tersine döndü.

680 milyar liralık fon tasfiyeye zorlandı

Bloomberg, Tera Portföy bünyesindeki yaklaşık 680 milyar liralık, güncel kurla yaklaşık 14 milyar dolarlık fonun tasfiyeye zorlandığını ve şirketin üst düzey yöneticilerinden birinin tutuklandığını yazdı.

Kriz yalnızca Tera ile sınırlı kalmadı.

Habere göre yetkililer cuma günü Türkiye’nin en büyük iki bankasını, Tera Portföy ve başka portföy yönetim şirketlerine ait 100’den fazla fonun tasfiye sürecini yürütmek üzere görevlendirdi.

Söz konusu fonların toplam büyüklüğünün 18 milyar doların üzerinde olduğu ve yaklaşık 350 bin yatırımcıyı kapsadığı belirtildi.

Bloomberg, gelişmelerin Türkiye finans sisteminde “şok dalgaları” yarattığını, Borsa İstanbul’da devre kesicilerin çalıştığını ve düzenleyicilerin likidite sıkışıklığının daha geniş finans sistemine yayılmasını önlemek için harekete geçtiğini yazdı.

Amiral fon 2025’ten beri yüzde 17 bin kazandırmıştı

Bloomberg’in haberinde Tera’nın büyümesinin merkezinde şirketin amiral gemisi yatırım fonlarından birinin bulunduğu belirtiliyor.

Sosyal medyada geniş bir yatırımcı takipçisi oluşan fon, 2025 başından itibaren yüzde 17 binin üzerinde getiri sağladı.

Ancak Bloomberg’e göre fonun yatırım stratejisi son derece yoğunlaşmıştı.

Fon milyarlarca lirayı sınırlı sayıdaki bağlantılı şirkete yatırıyor, bu pozisyonları borçlanarak daha da büyütüyordu.

Portföyde Tera’nın ana şirketinin hisselerinin yanı sıra Tera iştirakleri ve Tera’nın aracı kurumunun halka arz süreçlerinde görev aldığı şirketlerin hisseleri bulunuyordu.

Bloomberg’in incelediği resmi kayıtlara göre fon, 2023 yılında bir noktada varlıklarının yüzde 99’unu Tera Yatırım hisselerinde tutuyordu.

Bu yapı nedeniyle fonların performansı ile Tera ve çevresindeki şirketlerin hisse fiyatları birbirine giderek daha fazla bağlandı.

Fonlara yeni para girdikçe bu hisselere talep artıyor, hisselerin yükselmesi fonların getirilerini büyütüyor, yüksek getiriler ise yeni yatırımcıların fonlara gelmesini sağlıyordu.

Ancak aynı mekanizma para çıkışı başladığında ters yönde çalışmaya başladı.

Tezmen: Ben kazanıyorum, yatırımcı kazanıyor, devlet ne kaybediyor?

Bloomberg, Tera’nın yükselişinde şirketin kurucusu Emre Tezmen’in yatırım stratejisine duyduğu güçlü güvenin önemli rol oynadığını yazdı.

Tezmen daha önce Bloomberg’e verdiği bir röportajda Tera’yı “Türkiye’nin Goldman Sachs’ı” haline getirme hedefini anlatmıştı.

Başka bir röportajında ise sistem hakkındaki eleştirilere karşı şu ifadeleri kullanmıştı:

“Ben para kazanıyorum, yatırımcı para kazanıyor. Devlet ne kaybediyor? Burada bir sorun yok.”

Tezmen, son günlerde yaşanan krizi ise Tera’nın yatırım stratejisinden kaynaklanan bir sorun olarak değerlendirmedi.

Tera’nın “kötü niyetli odakların spekülatif saldırısının” hedefi olduğunu savundu.

Bloomberg’in görüştüğü eleştirmenlere göre ise sorun çok daha basitti: Likit olmayan hisseleri fon parasıyla sürekli yukarı taşıyan bir yatırım stratejisinin sonsuza kadar devam etmesi mümkün değildi.

Bloomberg: Tera yöneticileri Şimşek’le yakın ilişkilerini anlatıyordu

Bloomberg haberinin dikkat çeken bölümlerinden biri Tera yöneticilerinin Ankara ile ilişkilerine ilişkin iddialar oldu.

Bloomberg, konu hakkında bilgi sahibi kişilere dayanarak Emre Tezmen ve bazı Tera yöneticilerinin görüşmelerinde Ankara’daki üst düzey hükümet yetkilileriyle yakın ilişkileri bulunduğunu sık sık anlattıklarını yazdı.

Bu isimler arasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de vardı.

Habere göre Tera yöneticileri, Tezmen ile Şimşek arasında uzun yıllara dayanan bir ilişki bulunduğunu ve Tezmen’in istediğinde bakandan kolaylıkla randevu alabileceğini iddia ediyordu.

Bloomberg, bu iddialarla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıkların yorum yapmadığını, Tera temsilcilerinin de sorulara yanıt vermediğini belirtti.

Haberde Mehmet Şimşek’in söz konusu ilişki iddiasını doğruladığına ilişkin bir bilgi yer almadı.

Şimşek: Sorunlu alanı karantinaya aldık

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise NTV yayınında fon piyasasındaki gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamada krizin finans sisteminin geneline yayılacağı yönündeki endişelere karşı çıktı.

Şimşek, “Sorunlu alanı karantinaya aldık. Sistemik risk yok” dedi.

Ancak Bloomberg’e göre fon krizinin Borsa İstanbul üzerindeki etkileri büyümeye devam etti.

Tera Yatırım hisseleri üç işlem gününde yüzde 27 değer kaybetti.

Borsa İstanbul’un genel endeksi ise bir yılı aşkın sürenin en kötü haftasına yöneldi.

Bloomberg, cuma günü Borsa İstanbul Tüm Endeksi’ndeki her altı şirketten birinin günlük yüzde 10’luk düşüş sınırına ulaşarak taban olduğunu aktardı.

Londralı fon yöneticisi: Kâğıt üzerindeki servet bir gecede buharlaştı

Londra merkezli North of South Capital’ın 9 milyar doların üzerinde varlığın yönetiminde görev alan ortağı Kamil Dimmich, yaşananları Bloomberg’e değerlendirdi.

Dimmich, Tera krizinin piyasa için muhtemelen bir “ibret hikâyesi” olacağını söyledi.

Tera fonları ve bunlarla bağlantılı hisselerin yatırımcılarına büyük miktarda “kâğıt üzerinde servet” yarattığını belirten Dimmich, bu servetin önemli bölümünün “bir gecede buharlaştığını” ifade etti.

Uluslararası yatırımcılar da uyarmış

Bloomberg’e göre Tera’nın fonlarının olağanüstü getirileri Türkiye’deki finans çevrelerinde uzun süredir tartışılıyordu.

Bu yıl uluslararası yatırımcıların da olağandışı hisse hareketleri konusunda Türk yetkililere uyarılarda bulunmaya başladığı belirtildi.

MSCI da Türkiye piyasasındaki sorunların giderilmemesi halinde ülkenin gelişmekte olan piyasaları takip eden hisse endekslerinden çıkarılabileceği yönünde uyarıda bulunmuştu.

Bloomberg’e göre asıl kırılma ise ağustos ayında düzenleyicilerin harekete geçmesiyle başladı.

Ağustostaki düzenleme zinciri kırdı

Düzenleyici kurumlar ağustos ayında hisse fonlarının likit olmayan hisselerde yoğunlaşmasına ilişkin kuralları sıkılaştırdı.

Yeni kurallar, yoğun pozisyon taşıyan fonları ellerindeki hisselerin bir bölümünü satmaya zorladı.

Satışların başlamasıyla bu hisselerde fiyatlar gerilerken, fon yatırımcılarının çıkış talepleri arttı.

Böylece daha önce yukarı doğru çalışan mekanizma tersine döndü.

Yüksek fon getirileri yeni yatırımcıları çekiyor, gelen para belirli hisselerin fiyatlarını yükseltiyor ve yükselen hisseler fonların performansını daha da artırıyordu.

Para çıkışı başladığında ise fonların yatırımcılara ödeme yapabilmek için ellerindeki hisseleri satması gerekti. Likiditesi düşük hisselerde büyük miktarda satış yapılmasının zorlaşmasıyla bazı fonlar yatırımcıların çıkış taleplerini zamanında karşılayamadı.

Bloomberg, çok sayıda tasarruf sahibinin şu anda yatırımlarının gerçek değerinin ne olduğunu öğrenmeyi beklediğini yazdı.

Eski MASAK Başkan Yardımcısı: Düzenleyici başarısızlık

Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, yaşananlardan düzenleyici kurumları sorumlu tuttu.

Başak, Bloomberg’e yaptığı açıklamada:

“Bu bir düzenleyici başarısızlıktır. İnsanlar pervasızca bu kişilerin insafına bırakıldı” dedi.

Başak ayrıca Tera hakkında yaptığı şikâyetler nedeniyle daha önce iki kez gözaltına alındığını söyledi.

Bloomberg’e göre İstanbul’daki fon yöneticileri ve analistler arasında da zaman içinde Tera hakkında kamuoyu önünde konuşmama yönünde adeta sessiz bir kural oluşmuştu.

İki yılda küçük aracı kurumdan büyük finans grubuna

Tera, uzun yıllar Türkiye piyasalarında görece küçük ve az bilinen bir aracı kurum olarak faaliyet gösterdi.

Bloomberg’e göre şirketin çehresi son iki yılda değişti.

Fonların yüzde 1.000’i aşan getiriler sağlamaya başlamasının ardından Tera Portföy hızla büyüyerek Türkiye’nin büyük portföy yönetim şirketlerinden biri haline geldi.

Grup aynı dönemde faaliyet alanını da genişletti.

Teknoloji ve siber güvenlik şirketleri satın alındı; grubun bünyesine banka, faktoring şirketi ve gayrimenkul şirketi eklendi.

Tera Yatırım Holding birkaç ay önce de Beşiktaş ile forma sırt sponsorluğu anlaşması imzaladı.

Beşiktaş’ın formasından Tera logosunun çıkması da satışları hızlandırdı

Bloomberg haberinde krizin Beşiktaş’a uzanan bölümüne de yer verdi.

Yerel basında Beşiktaş’ın Marsilya ile oynadığı Avrupa Ligi karşılaşmasına formasında Tera logosu olmadan çıktığına dikkat çekilmesinin ardından yatırımcıların şirket hisselerindeki satışlarının hızlandığı belirtildi.

Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ hisseleri de hafta içinde değerinin yaklaşık üçte birini kaybetti.

“Ponzi sistemleri bisiklet gibidir”

Bloomberg haberinin başlığındaki “Ponzi benzeri” nitelemesi Tera hakkında verilmiş bir yargı kararına dayanmıyor.

Haberde Adalet Bakanı’nın “Ponzi benzeri yapılar” hakkında müdahale mesajına ve piyasa uzmanlarının sistemin işleyişine ilişkin değerlendirmelerine yer veriliyor.

OMG Capital Advisors CEO’su Murat Gülkan, yaşananlarda düzenleyici kurumların sorumluluğu bulunduğunu savundu.

“Düzenleyici kurum açısından açık bir görev ihmali vardı” diyen Gülkan, sistemi şu benzetmeyle anlattı:

“Ponzi sistemleri bisiklet gibidir. Ya hareket etmeye devam ederler —bu durumda büyümeye— ya da çökerler.”

Bloomberg’in haberinde ortaya konulan tabloya göre Tera krizinin temelinde yalnızca son günlerde ortaya çıkan bir likidite sorunu bulunmuyor.

Tera fonlarının çok sınırlı sayıdaki hisseye yoğunlaşması, bunların arasında Tera’nın kendisi, iştirakleri ve grubun iş ilişkisi içinde bulunduğu şirketlerin yer alması, pozisyonların borçlanmayla büyütülmesi ve yüksek getirilerin sürekli yeni para girişini teşvik etmesi, sistemin kırılganlığını artırdı.

Ağustosta getirilen yeni düzenlemelerin ardından fonların satış yapmak zorunda kalması ve yatırımcıların aynı anda çıkışa yönelmesiyle, daha önce Tera’nın hızlı yükselişini besleyen mekanizma tersine döndü.

Bloomberg’in haberinde tartışmaya açtığı temel soru da bu noktada düzenleyici kurumlara yöneliyor: Böylesine yoğunlaşmış, kaldıraçlı ve birbirine bağlı bir fon-hisse ekosistemi nasıl bu büyüklüğe ulaşabildi ve neden daha erken müdahale edilmedi?

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın