İstanbul Ümraniye’de, park halindeki araçta silahlı saldırıya uğrayan 21 yaşındaki amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 10 kişi gözaltına alınmıştı.
Adliyeye sevk edilen şahıslardan; Alaattin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan’ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli tutuklandı. Aleyna Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu ile 1 kişi hakkında ise hakkında adli kontrol kararı verildi.
İfadeler ortaya çıktı
‘Ateş ettiğimi hatırlamıyorum’
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’yı öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Alaattin Kadayıfçıoğlu Emniyetteki ifadesinde yaşananları şöyle anlattı:
Aleyna Tutuş(Kalaycıoğlu) ile buluşmak için stüdyoya gittik. Sokakta park halinde duran BMW vardı. Aracın içindekileri görünce tedirgin olduk. Aleyna ‘Bunlar eski sevgilimin arkadaşları’ dedi. Bu nedenle inip konuşmak istedim. Araca yaklaşıp camını tıklattım. İçerideki kişi sert bir şekilde kapıyı açınca beni geri doğru itti. Bende kapıya vurarak geri ittim. İçeride oturan kişinin torpido kısmından metal parlak bir cisim aldığını görünce bunun silah ya da bıçak olabileceğini düşündüm. Sol elimde taşıma ruhsatı olan Glock marka tabancam vardı. Arbede sırasında bana doğru hamle yapılınca refleksle elimi kaldırdım. Bu sırada boğuşma yaşandı ve silah aniden patladı. Ben kesinlikle bilinçli şekilde ateş açmadım. Silah patlayınca şoka girdim. Ben Kubilay Kaan Kundakçı’yı tanımıyorum, daha önce hiç görmedim. Bu nedenle aramızda bir husumet ya da alacak verecek meselesi yoktur. Vahap Canbay ismini de yalnızca sosyal medyada duydum.
Aleyna ile 2-3 hafta önce tanıştık, görüşmeye başladık. Olaydan bir gece önce benim evimde kaldı. Sabah saatlerinde kendi BMW aracımı Aleyna’ya verdim. Akşam da eşyalarını ve köpeğini almak için birlikte stüdyoya gittik.
Olay gerçekleştikten sonra Vito marka araçla ayrıldım. Olayın şokuyla İngiltere’de olan babama ulaşmaya çalıştım ama ulaşamadım. Daha sonra amcamın oğlu Metin Kadayıfçıoğlu’nun yanına gittik. Araçta bulunan tabanca olayda kullanılan tabancadır ve bana aittir. Başka adreste bulunan tabanca ve mermiler bana ait değildir.
Alaattin Kadayıfçıoğlu, türkücü İzzet Yıldızhan’la ilgili de şunları söyledi:
İzzet Yıldızhan isimli şahsı tanırım. Babamın arkadaşı olur, babam çocuklarının kirvesidir. Bu sebepten dolayı samimi ilişkileri vardır. Babam kendisine abi diye hitap eder. Türkiye çapında tanınmış bir sanatçıdır. Aramızda saygıya dayalı bir ilişki vardır. Kendisi benim özel hayatımla ilgili herhangi bir bilgiye sahip değildir. Yaşça da benden çok büyük olduğu için aramızda ilişki tamamen saygıya dayalı bir ilişkidir. Telefonu telefonumda kayıtlıdır. Ancak bugüne kadar telefonla görüşmedim. Babamla oturdukları zaman gördüğümde kendisiyle sohbetim olmuştur. Kendisine İzzet amca diye hitap ederim.
Alaattin Kadayıfçıoğlu ifadesinde aylık gelirinin 600 bin TL olduğunu da söyledi.
‘Vahap Alaattin’in elini tutunca silah patladı’
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturması kapsamında tutuklanan Alayne Tutuş (Kalaycıoğlu) Emniyet’teki ifadesinde yaşananları anlattı. Aylık gelirinin 250 bin TL olduğunu ve geçimini şarkıcılıkla sağladığını belirten Aleyna Tutuş ifadesinde şunları söyledi:
Kubilay Kaan Kundakçı’yı eski erkek arkadaşım Vahap Canbay aracılığıyla tanımıştım. Vahap’ın ayak işlerini yapardı. Vahap, onu yeri geldiğinde şoför olarak kullandığını belirtiyordu. Vahap bazen Kubilay’ı yanıma gönderip bana yardımcı oluyordu. Benim ulaşım işlerimde de yardımcı olurdu. Çok sevdiğim kardeşimdir. Samimiyetimiz de vardı. Benim telefonumda Kubilay olarak kayıtlı. Bazen benim aracımla da gezerdi. Arabalara merakı vardı. Vahap’la inişli çıkışlı ilişkimiz vardı. Bazen Vahap’ın bana şiddeti oluyordu. Bir sefer biz arabadaydık. Arabayı Kubilay kullanıyordu. Vahap beni arabada alıkoydu. Bu yaklaşık bir sene önceydi. Hatta o gün Vahap’ın doğum günüydü. Doğum günü çıkışında tartıştık. Beni aracında alıkoydu. O gün şoför Kubilay’dı. Kubilay futbolcuydu. Kars ilinde olduğunu biliyorum, orada oynuyordu. Hatta kendisini eski futbolcu arkadaşlarımla görüştürmüştüm. Amacı iyi bir kulübe transfer olmasıydı. Futbolu çok seviyordu. Eski futbolcularla görüştürerek aslında benim amacım ona yardımcı olmaktı. Onun dışında fazla bir görüşmemiz yoktu.
“Vahap’ın stüdyosunu çete taramıştı”
Vahap’ın Bağcılar’da müzik stüdyosu vardı. O müzik stüdyosu çete tarafından taranmıştı. Bunun üzerine ailesi Kubilay’ı uzun süre kendisiyle görüştürmemişti. Bildiğim kadarıyla Kubilay’ın sabıkası yoktur, silahı yoktur. Üzerinde hiç silah görmedim. Saf ve temiz bir çocuktur. Beykoz’daki evimizde Vahap sık sık arkadaşlarını getiriyordu. Arkadaşlarıyla birlikte bizim evde kalıyordu. Annem bundan çok ciddi şekilde rahatsız olmaya başladı. Ben de baktım ki annemle birlikte Vahap’ın arası açılıyor ve sürekli bir gerilim yaşanıyor. Bu kez biz Vahap’la ayrı bir eve geçtik. Mecidiyeköy’de bir AVM’nin üst katında bulunan bir gökdelende yaşamaya başladık.
“Vahap’ın mafyatik çok fazla arkadaşı vardı”
Vahap’ın mafyatik, çok fazla arkadaşı vardı. Biz iki kişi yaşamamız gerekirken evde başkaları vardı. Salonda sürekli başkaları yatıyordu. Sürekli böyle kriminal tipler geliyordu. Bu durum beni rahatsız ediyordu. Hatta bu anlamda ticari bir şey yoktu ama abisinin cezaevine girmiş olması ve onların bağlantılarının devam ediyor olması nedeniyle sürekli böyle bir ortam vardı.
Biz sürekli bundan dolayı tartışıyorduk. Bu tartışmalar ister istemez ilişkimizi yıprattı. Bu süreçte sürekli psikolojik baskı gördüm, psikolojik şiddet gördüm. Kısıtlamalar gördüm, tehditler gördüm. Spora gidemediğim günler oldu. O kadar çok sık kavga ediyorduk ki herkesin önünde kavga ettiğimiz oluyordu. Sürekli kavga ediyorduk. Annemin gözü önünde de çok kavga yaşandı. Bunun üzerine anneme de çok büyük saygısızlık yaptı. Hakaret etti. Annem de bundan dolayı kendisini sevmiyordu. İlk başta ilişkimizi destekliyordu, sonrasında desteklememeye başladı. Bu durumu öğrendiği için anneme kinlenmeye başladı. Sürekli kinli bir şekilde konuşuyordu. Ne zaman annemin konusu açılsa annem hakkında olumsuz cümleler kuruyordu. Hatta onun yüzünden üç ay boyunca annemle görüşmedim. Görüşmemi yasaklamıştı. Bir iki sefer Fransa tatilinden döndüğümde havalimanında beni tartakladı. Polisten yardım istedim ama sonrasında adli işlem yaptırmadım.
Toksik ilişki itirafı
Beni sektörden silmekle tehdit ediyordu. Köpeklerimi alıkoymakla tehdit ediyordu. Köpeklerimi defalarca alıkoyup odaya kilitledi. Ortak prodüktörümüz olduğu için benim seslendirdiğim şarkılarda kendisinin de katkısı vardı. Bu yüzden şarkılarımı kaldırarak beni piyasadan sileceğini söylüyordu. Sürekli bu şekilde tehdit ediyordu. Benim tek yaşam amacım müzik. Geçimimi de buradan sağlıyorum. Bu yüzden bu tehditlere maruz kaldım. Kısacası mutsuz ve toksik bir ilişkimiz vardı. Son günlerde psikolojim iyice bozuldu ve bana sarmaya başladı. Ben hiçbir yere çıkamaz oldum. Sadece evde prodüktörle birlikte müzik yapıyordum. Her gün ağlayarak zaman geçirmeye başladım. Bu durum ayrılmamızla sonuçlandı. Vahap’la en çok ters düştüğümüz konu, yaptığı hataları kabul etmemesiydi.
“İlişkim iki hafta önce başladı”
Alaattin Kadayıfçıoğlu ile ilişkim iki hafta önce başladı. Annem vesile oldu. Annem, ailenin düzgün bir aile olduğunu ve Alaattin’in bana ilgisi olduğunu söyledi. Biz de Alaattin ile tanışarak konuşmaya başladık. Alaattin ile tanışmadan iki hafta önce Vahap’tan ayrılmıştım. Alaattin’in bildiğim kadarıyla armatörlük yaptığını biliyorum. Annem, hayatımda düzgün bir ilişki olsun diye beni Alaattin ile tanıştırdı. Kendisine karşı olumlu bir izlenimim oldu. Bana saygılı davranıyordu. Bir gün önce Alaattin’in Kandilli’deki evinde kaldım. Tek başına yaşadığı için birlikte kaldık. O sabah Alaattin’le birlikte işe gittik. Stüdyoda kayıt almam gerekiyordu. Ümraniye’deki stüdyoya gittik. Oradaki ofiste bulunan kişilerle konuştuk. Saat 15.00 gibi stüdyodaydım.
Stüdyoya giderken Alaattin bana bir elektrikli araba verdi. Hatta elektrikli arabayla stüdyonun kapısının önüne kadar geldim. Ancak arabayı bir türlü kapatamadım. Nasıl kapanacağını da bilmiyordum. Ofiste bir çalışanı çağırdım, ‘Ben kapatamıyorum, sen kapatır mısın?’ dedim. O da aracı alıp kapattı. ‘Sonrasında köpekle birlikte stüdyoya gittim. O esnada çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Bu sırada birisiyle konuşurken Yalçınay’ın yolda olduğunu ve Vahap’ın kötü olduğunu, eve döndüğünü, stüdyoya gelemeyeceğini söyledi. Ben de rahatladım, ‘Vahap stüdyoya gelmeyecek’ diye düşündüm. Hatta Yalçınay’a da artık ilişkimizin bittiğini ve iş ile özel hayatı karıştırmamamız gerektiğini söyledim.’
“Seni öldürürüm” dedi
Daha sonra Vahap’la telefonda görüştük. Vahap Canbay bana, ‘Eğer bir ilişkin varsa seni de kendimi de öldürürüm’ dedi. Bu yüzden yeni ilişkimi kimseye söylemedim. Bu görüşmeden sonra aynı gün Kubilay beni aradı. ‘Abla, ben sizi barıştırmak istiyorum, oraya gelmek istiyorum’ dedi. Ben de kendisine ısrarla gelmemesi gerektiğini söyledim. Araya kimseyi sokmak istemediğimi, ilişkimin bittiğini, ailesiyle vakit geçirmesi gerektiğini söyledim ve telefonu kapattım.
ÇOK KORKTUM…Stüdyoya geldiğim arabayı uzak bir yere park etmiştim. İlişkimi kimse bilmesin diye arabayı uzağa bırakmıştım. Daha sonra yemeğe çıktık. Köpeğimi stüdyoda bıraktık. İçeride temizlik görevlisi vardı. Yemekteyken bir aracın stüdyoya yakın bir yere park ettiğini duyduk. Çalışan bir arkadaşımıza gidip bakmasını söyledik. Araç plakasının 16 olduğunu söyleyince bunun Vahap’ın kullandığı araç olduğunu anladım. Çok korktum. Bana bir şey yapmak için geldiğini düşündüm. Annemi arayıp durumu anlattım. Sonra Alaattin’le konuştuk.
“Köpeğimi alacaktık”
Aradan yaklaşık iki saat geçti. Vahap’ın bulunduğu aracın oradan gitmediğini gördük. Beni görmesinler diye stüdyoya da gitmedim. Alaattin iki araçla geldi. Vito tipi araçla köpeğimi alacaktık. Köpeğim rahat etsin diye büyük araç getirdi. Ben de araca bindim. Stüdyonun bulunduğu yere geldiğimizde Vahap’ın aracıyla karşı karşıya geldik. Vahap bizi görünce araç içinde eğildi, sanki bir şey alacak sandık. Alaattin, ‘Ben gidip konuşacağım’ dedi.
Alaattin cama vurdu. Camı açan Vahap’la konuşmaya başladı. ‘Kızı rahat bırak’ dedi. Tartışma çıkınca Alaattin camdan silahı uzattı. Vahap elini tutunca silah patladı. Sonra Alaattin araca geri geldi. Ben şok geçirdim. Panik oldum, ağlamaya başladım. Olay yerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra beni yol üzerinde araçtan indirdiler. Ben de taksiyle uzaklaştım.
Kundakçı’nın cinayeti soruşturmasında tutuklanan şarkıcı İzzet Yıldızhan’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı:
“20 Mart tarihinde hatırladığım kadarıyla saat 01.00-02.00 sıralarında Metin K. gece beni aradı, Alaattin’in bir kavgaya karıştığını söyledi. Telefonu kapattıktan sonra Bilal Kadayıfçıoğlu’nu aradım ancak ben de kendisine ulaşamadım. Ertesi gün Bilal Kadayıfçıoğlu ile telefonla görüştüğünü, bir şeyler duyduğunu, ancak ne olduğunu bilmediğini, ilk uçakla Türkiye’ye geleceğini söyledi. Ben de akşam saatlerinde Ankara’dan çıkarak İstanbul’a geldim. Sonra sosyal medyadan böyle bir olay olduğunu duydum ve haberlerden okudum. Daha sonra Bilal Kadayıfçıoğlu Türkiye’ye gelince telefonlaşarak buluştuk.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.