Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çağlayan Adliyesi muhabirleriyle bir araya gelerek kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturmalar hakkında açıklamalarda bulundu.
Gülistan Doku dosyasında “kimyasal madde” ihtimali
Gürlek, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada önemli ilerlemeler sağlandığını, dosyadaki bazı beyanlarda Doku’nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğinin öne sürüldüğünü söyledi.
Naaşın son olarak Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürülmüş olabileceğine ilişkin beyanlar bulunduğunu belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
“Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor.”
Gürlek, soruşturmanın geçmiş aşamalarında bazı kamu görevlilerinin yetkilerini usulsüz kullanarak olayın aydınlatılmasını engellemeye veya delilleri ortadan kaldırmaya çalıştığı yönündeki iddiaların da incelendiğini söyledi.
“Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil” diyen Gürlek, soruşturmanın makam ve unvan gözetilmeksizin sürdürüleceğini belirtti.
AHBAP soruşturması: “Yaklaşık 245 milyon dolar”
Gürlek, AHBAP Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmaya ilişkin de bilgi verdi. Dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık para toplandığını belirten Gürlek, toplanan paraların yanı sıra elden borç verdiğini, taşınmaz devrettiğini veya senet aldığını söyleyen müştekilerin beyanlarının da incelendiğini söyledi.
“AHBAP soruşturmasında dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığı ifade ediliyor. Toplanan bu paraların dışında bir de müştekiler var. Elden borç verdiğini, taşınmaz devrettiğini veya senet aldığını söyleyen kişiler bulunuyor.”
Gürlek, ABD’de bulunan bir kliniğe ilişkin 4 milyon 600 bin dolarlık bir işlem iddiasının da araştırıldığını belirterek, bazı taşınmazların doğrudan Haluk Levent adına değil, önce asistanı Yeliz Kaya, ardından Esin Önder Çağlayan adına devredildiğine ilişkin işlemlerin bulunduğunu söyledi.
Depolarda çürümeye terk edildiği iddia edilen yardım malzemelerinin de araştırıldığını belirten Gürlek, MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının dosyaya girdiğini aktardı.
“Süleymancılar” soruşturmasında Almanya’dan adli yardım
Gürlek, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya ilişkin yürütülen Alihan Kuriş soruşturmasında Almanya’dan adli yardım talebinde bulunulduğunu açıkladı.
Bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, kimler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin araştırıldığını belirten Gürlek, soruşturma kapsamında yaklaşık 80 kişinin tutuklu olduğunu söyledi.
“Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında Almanya’dan adli yardım talebinde bulunuldu. Bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, hangi kişiler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin aydınlatılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları işletiliyor.”
Şirket ve dernek kayıtlarının da incelendiğini söyleyen Gürlek, dinî duyguların istismar edilerek yapının üst kademesindeki bazı kişiler için özel ve lüks bir yaşam alanı oluşturulduğu yönünde ciddi iddialar bulunduğunu belirtti.
İBB dosyasında ek iddianame hazırlığı
Gürlek, Ekrem İmamoğlu davasında tanıklara baskı yapıldığı yönündeki iddiaları da reddetti.
İBB’ye ilişkin devam eden yargılamanın dışında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturmalar bulunduğunu açıklayan Gürlek, yeni delil ve raporların incelendiğini söyledi.
“İBB ile ilgili, yargılamaya konu olan dosyanın dışında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçleri de bulunuyor. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu.”
Kâşif Kozinoğlu’nun ölüm dosyası yeniden açıldı
Gürlek, Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden MİT mensubu Kâşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili dosyanın da yeniden açıldığını açıkladı.
Yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısı nedeniyle hakkında adli süreç yürütülen eski bir cezaevi personelinin verdiği beyanların ardından bazı adli işlemlerin gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, Kozinoğlu’nun ölüm nedeninin yeniden araştırıldığını söyledi.
“Kâşif Kozinoğlu şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildi.”
Gürlek, ölüm nedenine ilişkin farklı ihtimallerin incelendiğini belirterek, “Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor” dedi.
“Dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak”
Gürlek, Melih Gökçek ve Ahmet Davutoğlu hakkındaki dosyalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, soruşturmalarda kişilerin makam ve unvanlarının belirleyici olmaması gerektiğini söyledi.
Yargı mensuplarının yalnızca delil ve hukuka göre hareket etmesi gerektiğini belirten Gürlek şu ifadeleri kullandı:
“Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın; dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver. Kişilerin isimleri, unvanları, makamları veya görevleri önemli değil.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.