O çarşıya neden ‘Melekgirmez’ adının verildiği ortaya çıkıp da ezber bozulunca…

Adanalılar Melekgirmez çarşısının adını bugüne kadar hep bazı ‘rahatlatıcı’ nedenlerle açıkladılar: Melek girmediğine göre ya gayrimüslim bölgesi olmalıydı ya da meyhane beldesi… Fakat gazeteci Taner Talaş’ın araştırmasından çıkan sonuç hem ezberleri bozdu hem de esnafın asabını…

Adana’da bugün de esnaf faaliyetinin merkezi olan tarihi Melekgirmez çarşısının adının nereden geldiğini Adanalılar hep merak etti ve bugüne kadar ‘rahatlatıcı’ açıklamalara itibar ederek buraya ‘meleklerin girmemesini’ bir zamanlar ya gayrimüslimlerin yaşadığı ya da alkollü içkilerin tüketildiği bir bölge olmasına bağladı.

Fakat geçtiğimiz hafta Adana merkezli küçüksaat.com sitesinde yer alan bir haber bu ezbere küçük bir çomak soktu… Ve Melekgirmez çarşısı karıştı. Çünkü çarşının adının nereden geldiğine dair haber o kadar da ‘rahatlatıcı’ değildi.

Küçüksaat.com’un kurucusu Taner Talaş’ın yaptığı bir araştırmaya dayandırılan haberde şöyle deniyordu:

“Adana’nın önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan Melekgirmez Çarşısı’na neden “Melekgirmez” denildiği uzun yıllar boyunca tartışılmıştı. “Kucuksaat.com kurucusu Taner Talaş, yaptığı bir araştırma sırasında görmüş olduğu bir evrakla ismin nereden geldiğini saptadı. Sosyal medyada yapmış olduğu paylaşımlarda, Melekgirmez isminin İstanbul’da fuhuş ticareti yapılan bir sokağa verilen isim nedeniyle literatüre girdiğini belirledi.”

“Konu ile alakalı açıklamada bulunan Taner Talaş şöyle devam etti: ‘Çocukluğum ve gençliğim Melekgirmez Çarşısı’nda geçti. Bu mevzu gerek esnaflar arasında gerekse Adana’nın kültür hayatıyla ilgilenen yazarlar arasında tartışılırdı. Melekgirmez isminin nedenini kimisi, bu semtte oturan gayrimüslim vatandaşlar nedeniyle verildiğini söylerken kimisi de meyhanelerin bu semtte faaliyet göstermesine bağlardı. Ancak bunlar herhangi bir belgeye dayanmayan bilgilerdi. İstanbul’un fuhuş hayatıyla alakalı en ciddi eser olan Cem Doğan hocanın kitabında, Bahçe Kapı’da fuhuş ticareti yapılan sokağa Melekgirmez isminin verildiğini gördüm. Literatürü İstanbul’un belirlemesi gayet doğal. Bu nedenle Melekgirmez sözcüğü Adana’ya da sirayet etmiş.’”

Taner Talaş’ın anlattıklarına göre, zamanla, “muhafazakârlığın yükselişi”yle birlikte bu isim rahatsızlık vermeye başlamış ve çarşının ismi değiştirilmiş. Bu arada inşa edilen camiye “Melek Gezer” adının verilmesi uygun görülmüş.

“Adanalı gerçeklerden korkmaz, cesurdur ve özgüven sahibidir”

Haberin Adana’da çok etkili olan bir sitede yayımlanmasından sonra tepkiler birbirini izlemiş; işyerlerinin bulunduğu bölgenin bir zamanlar fuhuş yapılan bir yer olduğunun öne sürülmesi esnafın asabını bozmuş.

Taner Talaş, gelen tepkilere cevap verdiği “Melekgirmez ve fuhuş meselesi” başlıklı yazısında şöyle diyor:

“Geçen hafta, günlük sosyal ve ticari lisanda varlığını devam ettiren Melekgirmez Çarşısı’nın, isim ve sıfat olarak arka planının nerelerden geldiğiyle alakalı yaptığımız haber/yorum, beklediğimin üzerinde tepkiye neden oldu. İlgiyi zaten bekliyordum ama bana ulaşan tepkileri anlamlandırmakta güçlük çektim.”

Talaş, çarşının bulunduğu bölgenin bir zamanlar fuhuş bölgesi olduğunu gösteren tarihi bilgileri aktarırken de şöyle diyor:

“Bu bölgede fuhuş ticaretinin olması, dönem şartları ve gelişmeleri ışığında gayet mümkün gözükmektedir. Bu durumun 1990’lara kadar yansımasını, o dönem çarşı hayatında gözlemlemek mümkündür. Fuhuş ticaretinin nihayetinde ekonomik bir duruma işaret etmesi, iktisadı ilgilendiren bir boyutunun olması, İstanbul örneğinde olduğu gibi (Galata ve Beyoğlu İstanbul ekonomisinin o dönem can damarıdır) refah seviyesi yüksek bir semtte olmasını zaruri kılar. Adana’da, dediğim dönemlerde otellerin tamamına yakınının Melekgirmez’in mücavir alanında bulunması ayrıca kayda değerdir. Adana hamamlarının tamamına yakını yine bu bölgede faaliyet gösterir. Adana’nın ilk genelevinin namüsait şartlara rağmen, cami duvarına (Yağ Camii) denk gelmesi gerçeğine karşın, Melekgirmez’in mücavir alanında bulunan Mısır Çarşısı yanında açılması meşruiyet krizi çıkarmamış, bölgede rutin hale gelen fuhuş olgusu nedeniyle yadırganmamıştır. Civar otellerde, 40 yıl evveline kadar aleni yapılan fuhuş ticareti ayrıca bu konuda veri sayılır.”

Taner Talaş, yazısının sonunda Adanalıları tarihi gerçekleri keşfetmekten zevk almaya ve cesur olmaya çalışıyor:

“Çok geç bir tarihe işaret etmese dahi, geçmişte olup bitenleri bilmek, bu konuda araştırma yapmak bize keyif vermeli. Adana söz konusu ise, ayrıca cesur davranmalıyız. Adanalının bu cesarete ve özgüvene sahip bir yapıda olduğunu pratik tecrübelerimle biliyorum.”