MLKP’ye (Marksist-Leninist Komünist Parti) 22 ilde yapılan operasyonlarda 96 gözaltı yapıldı.
Gözaltına alınanlar arasında DEM Parti bileşenlerinden ESP’nin (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) eş genel başkanı ve aynı zamanda 2024 yerel seçimlerinde DEM Parti’nin Meral Danış Beştaş’la birlikte İBB eş başkan adayı olan Murat Çepni, Sosyalist Kadın Meclisleri’nden Tanya Kara, Limter-İş Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) MYK üyesi Berfin Polat, Polen Ekoloji’den Cemil Aksu, Beksav’dan Ruşa Sabur gibi tanınmış siyasetçiler ve aktivistler bulunuyor.

Kolaj: Evrensel.
ESP’ye yakın Etkin Haber Ajansı’na (ETHA) da baskın yapılarak muhabirler Nadire Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı.
ETHA’nın X hesabından yapılan paylaşımda operasyon sırasında ETHA’nın ofisinin kapısının kırıldığı duyuruldu.

“Google Met üzerinde yapılan tespitler…”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan soruşturmayla ilgili yapılan açıklamada 110 isim hakkında gözaltı kararı verildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) terör örgütünün mensup ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında;
Etkin pişmanlık hükümleri doğrultusunda örgütsel faaliyet ve mensupları hakkında açıklamalarda bulunan bir kısım örgüt mensuplarının beyanları, terör örgütüne yönelik yapılan daha önceki operasyonlarda ele geçirilen ve incelenen dijital materyallerde örgütün Merkezi Komitesinde yer alan şahısların katıldığı Google Meet isimli program üzerinde yapılan tespitler, alınan MASAK ve HTS raporlarına göre terör örgütünün açık alan ve illegal alan yapılanmaları olan SGDF (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu), SKM (Sosyalist Kadın Meclisi), KAKTÜS GENÇ KADIN DERNEĞİ, KGÖ (Komünist Gençlik Örgütü), KKÖ (Komünist Kadın Örgütü), ETHA (Etkin Haber Ajansı), LÖB (Liseli Öğrenci Birliği), BEKSAV (Bilim, Eğitim, Estetik, Kültür ve Sanat Vakfı) ve EHB (Ezilenlerin Hukuk Bürosu) isimli yapılarında faaliyet yürüttüğü tespit edilen 110 şüpheli hakkında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bugün itibarıyla eşzamanlı olarak tatbik edilmek üzere yakalama, gözaltı ile Sulh Ceza Hakimliğinden alınan karara istinaden şüphelilerin ikamet ve işyerlerinde arama ve bulunabilecek suç unsurlarına el konulması talimatı verilmiştir.”
“30’uncu kuruluş yıldönümü etkinlikleri…”
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise operasyonlarla ilgili X hesabından paylaştığı mesajda, 1994 yılında kuruluşunu ilan eden MLKP’nin 30’uncu kuruluş yıldönümüne hazırlandığını iddia ederek şöyle yazdı:
“Örgütün 30’uncu kuruluş yıl dönümü etkinliklerine ve örgüt talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen sözde anma faaliyetleri ile çeşitli organizasyonlara katıldıklarının tespit edildiği…”
Fidan “SDG içinde Türkiye’den sol örgütlerin 300 üyesi var” demişti
Operasyonun Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen hafta Al Jazeera’nın İngilizce servisine verdiği röportajda, SDG ile birlikte hareket eden “Türkiye’den sol örgüt”ler vurgusunu yapmasının hemen ardından gelmesi dikkat çekiyor.
Fidan, 29 Ocak’ta verdiği röportajda, SDG’nin içinde Türkiye’den sol örgütlerden 300 kişi olduğunu belirterek şunları söylemişti:
“Dünya kamuoyunda çok fazla bilinmeyen bir durum var: SDG’nin kontrolündeki bölgelerde yalnızca diğer ülkelerden gelen Kürt PKK unsurlarına değil, aynı zamanda Türkiye içindeki sol örgüt mensuplarına da barınma ve Türkiye’ye karşı faaliyet yürütme imkânı sağlanıyor.
Zırhlı unsurlarla birlikte yaklaşık 300 kişi oradalar. Bunlar Türkiye’deki sol örgütlerin üyeleri ve tek görevleri Türk askerî ve güvenlik güçlerine saldırmak için fırsat kollamak. Biz hepsini biliyoruz, onlar da bunun farkında. Biz bunun da sona ermesini istiyoruz.”
HBDH’yi ilan eden örgütlerden
MLKP, 2016 yılında PKK’nın başını çektiği 10’un üzerinde örgütle birlikte Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) adı verilen çatı silahlı oluşumu ilan eden örgütler arasındaydı.

HBDH’nin ilanı.
Suriye’de çatışmalarda yer aldı
Suriye’ye geçen silahlı mensupları 2015 yılında IŞİD’le çatışmalarda YPG’ye destek için kurulan, “Enternasyonalist Özgürlük Taburu” olarak adlandırılan silahlı grubun içinde yer aldı.

PKK’nın kendini feshetmesine karşı çıkmışlardı
MLKP, PKK’nın 12 Mayıs’ta kendini feshettiği kararını açıklamasından yaklaşık 2 hafta sonra yayınladığı açıklamayla PKK’nın bu kararına tepki göstermişti.
Açıklamada, şu ifadeler yer almıştı:
“Temel hakları kapsamayan yazısız bir anlaşmayla silahlı mücadeleye son verilmesi; silahların resmen teslimi adil ve demokratik olmayan bir barışın kabulüdür. Sömürgeci barış gidişini durdurmak devrimci partilerin güncel görevidir. Ezilenler, namluların karşısında çıplak yumruklarıyla dövüşmeye mahkum edildikçe devrim imkansızdır. Kürdistan ve Türkiye işçi sınıfını, ezilenleri yasal-yasadışı, barışçı-kitle şiddetine dayalı, silahlı-silahsız tüm araç ve biçimlerle yürütülen mücadeleye omuz vermeye; bu doğrultuda birleşmeye, örgütlenmeye, savaşmaya çağırıyoruz.”
Kandil’den MLKP’ye yanıt: “Savaşsınlar ellerinden alan mı var?”
PKK’nın kendini feshettiği kararını alan son yöneticilerinden olan Duran Kalkan ise bir gün sonra verdiği röportajda isim vermeden MLKP’nin açıklamasına yanıt vererek şunları söylemişti:
“Bu kadar savaşıldıktan sonra niye savaşı bırakıyor diyorlar? Kürtlerin ömrü hep savaşla mı geçecek? Bazıları çok akıllı. Bu kadar savaş istiyorlarsa kendileri savaşsınlar. O kadar savaş aşığıysalar durmasınlar, savaşsınlar, ellerinden alan mı var? Devrimcilik ölçüsünü belirleyen şiddet değil ideolojik düzeydir.”
Kaypakkayacı gelenekten doğuyor
MLKP’nin kuruluşu, 68 hareketinin önderlerinden İbrahim Kaypakkaya liderliğindeki TKP-ML’nin 12 Eylül öncesindeki devamcılarından TKP-ML Hareketi ile 12 Mart sonrası kurulan Halkın Yolu kadroları tarafından 1994 yılında ilan edildi.

İbrahim Kaypakkaya.
Örgüt, adını Kadıköy’deki olayların damga vurduğu 1 Mayıs 1996’daki işçi bayramı eylemlerinde duyurdu.

1 Mayıs 1996.
ESP en başından bu yana DEM’in bileşenlerinden
MLKP’ye yakın olduğu iddia edilen ve bugün (3 Şubat) yapılan operasyonların hedeflerinden biri olan ESP ise 2010’da kuruldu.
ESP, “çatı parti” adlandırmasıyla kurulan HDP’nin en başından itibaren ve devamında da DEM Parti’nin kuruluşundan itibaren bileşen partileri arasında yer alıyor.
ESP’nin kurucu genel başkanı Figen Yüksekdağ, 2014-2017 yılları arasında Selahattin Demirtaş’la birlikte HDP Eş Genel Başkanlığını yürütmüştü. Yüksekdağ, Demirtaş gibi Kasım 2016’dan bu yana tutuklu.

Figen Yüksekdağ, ESP’nin Eylül 2016’daki 3. Olağan Kongresi’nde konuşurken.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.