DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında “Dersim Tertelesi”, engellilerin hak talepleri ve İran Savaşı üzerinden ekonomi yönetimine değindi. Kürt meselesinde sürecin hukuki zemine kavuşturulması gerektiğini söyleyen Bakırhan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a “Özel yasayı hemen Meclis’e sunalım” çağrısı yaptı. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin sözleri için “Altına imzamızı atıyoruz” diyen Bakırhan, sürecin takibi için “Süreç İzleme ve Takip Kurulu” kurulmasını önerdi.
Kurtulmuş’a çağrı: Komisyon koordinatörlerini çağırın
Kürt meselesinin demokratik çözümüne ilişkin de konuşan Bakırhan, Türkiye’nin tarihsel rolünü oynayabilmesinin yolunun “Kürt meselesinin demokratik çözümünden” geçtiğini söyledi. “Barış kaygı ve tereddüt değil, cesaret ister” diyen Bakırhan, “Bugün barış için tüm şartlar uygundur ama ne yazık ki temel sorun siyasetsizliktir. Esnaf soruyor, asker annesi soruyor, tutsak annesi soruyor, öğrenci soruyor: Siyaset neden cesaret edemiyor? İktidar neyi bekliyor?” ifadelerini kullandı.
Sürecin hukuki zemine bağlanması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, “Bu sürecin ciddiyetinin adı hukuktur. Süreci ciddiye alan, onu hukuka bağlar. Barış bir tohumsa, hukuk onun toprağıdır. Toprağı olmayan tohum yeşermez. Hukuk, Meclis’in ‘Ben izleyici değil, kurucu özneyim’ demesidir” dedi.
Bakırhan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da çağrıda bulundu: “Devlet ‘Silah bıraksınlar, biz adım atarız’ diyor. PKK ‘Yasal zemin olsun, biz bırakırız’ diyor. Her iki tarafın kaygısını anlıyoruz. Biz DEM Parti olarak şunu teklif ediyoruz: Sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini çağırın. Elimizde bir müşterek belge var. Komisyon raporumuz var. Özel yasayı hemen Meclis’e sunalım. Bu teklifi bu hafta verelim. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın.”
Bahçeli’nin sözlerine destek: Altına imzamızı atıyoruz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bugün partisinin grup toplantısında Abdullah Öcalan’ın “statü meselesinin” konuşulması gerektiğini belirterek, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisinde bulundu. Bahçeli, “Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, Bahçeli’nin bu çıkışına konuşmasında destek verdi. Öcalan’ın hukuki durumunun “açık ve net bir çerçeveye” kavuşmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Bakırhan, “Fiziki koşullarının iyileştirilmesi, görüşme ve iletişim imkânlarının genişletilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için zorunludur” dedi.
Bakırhan, Öcalan’ın “Benim tek derdim sorun çözmektir. Statüden kastettiğim şey çalışma koşullarına sahip olmamdır. Kişisel konfor değil, iletişimdir” sözlerini aktararak, “Herkes çok iyi biliyor ki Sayın Öcalan’ın kişisel konfora dair tek bir isteği olmamıştır. Tek bir derdi vardır, başlattığı bu mücadelenin yasal ve demokratik adımlarla başka bir evreye taşınmasıdır” diye konuştu.
Bakırhan: ”Yasal adımlar atılsın. Sayın Öcalan’ın sürece katkı sunabileceği özgür çalışma ve özgür iletişim koşulları oluşturulsun. PKK gereğini yapmazsa, o zaman toplum çıksın desin ki: Evet, sorun karşı taraftadır.
Bakın! Kürt hareketi 5 Mayıs’ın yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yaptı. Diyorlar ki “Özgürce demokratik siyasetin yapılacağı ifade ve örgütlenme özgürlüğünü sağlayan yasalar çıkarılmış da buna karşı silahları bırakmayız ve gelmeyiz mi demişiz.” Biz de kamuoyunun önünde söz veriyoruz. Özgür, demokratik siyaset için yasal düzenlemeler yapılırsa ve buna rağmen PKK gereğini yapmazsa söz ilk biz eleştireceğiz, söz ilk biz kabul etmeyeceğiz.”
Bahçeli’nin daha önce yönelttiği “Öcalan’ın statüsü ne olacaktır?” sorusunu “tarihi” olarak nitelendiren Bakırhan, “Bu soru orta yerde duruyor ve hâlâ cevabını beklemektedir. Bugün Bahçeli’nin grup toplantısında statü konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imzamızı atıyoruz” dedi.
“Süreç İzleme ve Takip Kurulu” önerisi
Bakırhan, konuşmasının sonunda DEM Parti’nin sürece ilişkin somut önerisini de açıkladı. “Biz, polemik değil çözüm üretmeye ve makul öneriler geliştirmeye gayret ediyoruz” diyen Bakırhan, “Yarım asırlık örgüt silahı devreden çıkardı. Meclis inisiyatif aldı. Şimdi bu süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı, ‘Süreç İzleme ve Takip Kurulu’ olabilir” ifadelerini kullandı.
Kurulun denetleyen değil, takip eden ve kolaylaştıran bir mekanizma olabileceğini belirten Bakırhan, “Meclis’teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun. Bu kurul denetleyen değil, takip eden ve kolaylaştıran bir mekanizma olabilir. Atılması gereken adımları hızlandırır, ortak aklı işleterek sürecin kazasız ve güven içinde ilerlemesine katkı sunabilir” dedi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.