AK Parti MKYK yedek üyesi Özekin’in eşi ve şoföründen, Özekin’in kızına şiddet uyguladığı söylenen gençlere fiziki müdahale

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu yedek üyesi Eyüp Gökhan Özekin'in eşi Şerife Özekin, şoförü ve yanlarındaki bir kişiyle birlikte, Özekin’in kızıyla kavga eden gençlerin oturduğu kafeye gitti. Şerife Özekin ve yanındaki iki kişi gençlere vurdu. Polise şikayetçi olan gençlerin arasında Cumhurbaşkanı Danışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ali İhsan Arslan'ın yeğeni de var. Eyüp Gökhan Özekin: Çocuğun biri, arkadaşını koruma refleksiyle eşime müdahalede bulunuyor. Şöför eşimi korumak için oğlana vuruyor. Ortalık karışıncaya kadar biz tamamen haklı ve mağdur pozisyondayken, orantısız şiddetten kaynaklı mahcup ve perişan bir hal aldık ailecek. Bizim niyetimiz kızımızı korumaktı. Bu üslupla olmasını ne öngörüyorduk, ne de planlıyorduk..."

AK Parti MKYK yedek üyesi Eyüp Gökhan Özekin’in 15 yaşındaki kızı, dün (5 Haziran) Ankara Beysu Park AVM’de arkadaşlarıyla kavga etti. Annesini arayarak, “Ş.T. adlı kız ile iki arkadaşı benim üzerime sıcak kahve döküp saçımı çekti. Küfredip vurdular” dedi. Eski anaokulu öğretmeni anne Şerife Özekin, eşinin şoförü ve yanlarındaki bir kişiyle birlikte Beysu Park’a gitti.

Kamera görüntülerine göre çocukların masasına giden Özekin, Ş.T’nin saçını tutuyor. Bir süre konuştuğu Ş.T.’ye eliyle vuruyor. Özekin’in şoförü, Ş.T.’ye ve yanındaki kız arkadaşına tokat atıyor. Masadaki erkek çocuklardan F.T., “Ne oluyor?” diye tepki gösterince şoför, çocuğu yumrukluyor. Özekin de “Hanımefendi, ne yapıyorsunuz?” diyen G.B.’yi tokatlıyor.

Orada bulunan Cumhurbaşkanı Danışmanı Ali İhsan Arslan’ın yeğeni S.A. da şiddet görüyor. Çocuklar ve aileleri bugün Emniyet’te şikayetçi oldu.

Eyüp Gökhan Özekin olayla ilgili şunları söyledi:

“Ben Kızılcahamam kampındayım. Kızım aradı. ‘Beni üç kişi dövdü, üzerime kahve döktüler, saçımı çektiler, küfür ettiler’ dedi. Travma yaşamış bir şekilde ağlıyordu. Akran zorbalığına maruz kalmış.

Şoföre haber verdim. O da sokak tecrübesi olan bir tip. Yanına arkadaşını alıyor. Eşim kız ve oğlanların olduğu masaya gidiyor. Yanındakilere ‘Siz karışmayın’ diyor. Elini kızın başına götürüyor. ‘Sana vurabilirim ama vurmayacağım. Doğru bir hareket mi sizin yaptığınız?’ diyor. Tatlı sert nasihatler ederek, korumacı annelik sergiliyor.

Çocuğun biri, arkadaşını koruma refleksiyle eşime müdahalede bulunuyor. Şöför eşimi korumak için oğlana vuruyor. Ortalık karışıncaya kadar biz tamamen haklı ve mağdur pozisyondayken, orantısız şiddetten kaynaklı mahcup ve perişan bir hal aldık ailecek.

Eşim perişan, sakinleştiriciler alıyor. İki kızım evde ağlıyor. Mutsuzuz. Biz de şikayetçi olacağız, öyle gözüküyor. Bizim niyetimiz kızımızı korumaktı. Bu üslupla olmasını ne öngörüyorduk, ne de planlıyorduk…”