ANALİZ – Erdoğan, ‘emperyalist ezber’e neden yol verdi?

Yiğit Bulut’un Naci Ağbal’ı ‘emperyalist ezber’i yürürlüğe koymakla suçlaması yeni ve problemli bir düzey. Çünkü onu o göreve getiren kişi bizzat Cumhurbaşkanının kendisi… Bu durumda Erdoğan da ya ‘emperyalist ezber’e boyun eğen ya da ‘tuzağı göremeyen’ pozisyonuna düşüyor ki, her ikisi de ‘sıkıntılı.’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi başdanışmanı Yiğit Bulut bugün (26 Şubat) CNN Türk’e verdiği söyleşide bir kez daha mevcut ekonomi yönetimini eleştirdi, ekonominin yanlış yolda olduğunu imâ etti.

Fakat daha açığını, doların ani bir yükseliş gösterdiği dün, gece saatlerinde attığı bir tweette söyledi:

“Gelişmekte olan piyasalarda merkez bankası en yüksek faizi veren Türkiye… Bu gece parası en çok değer kaybeden Türkiye… Anlamı çok açık; faizi yükseltmek ile paranın değeri korunamıyor!! EMPERYALİST EZBER ÇÖKÜYOR!!”

Bu, yalnız Yiğit Bulut’un değil, Cumhurbaşkanı’na akıl veren başka danışman ve iktisatçıların (mesela Sabah gazetesi yazarı Kerem Alkin) bir süredir dile getirdikleri bir eleştiri… Fakat bu düzey çok ciddi bir el yükseltme seviyesine işaret ediyor: Çünkü bu politikayı uygulayanları o göreve getiren kişi bizzat Cumhurbaşkanının kendisi… Bu durumda Erdoğan da örtük bir biçimde ya “emperyalist ezber”e boyun eğen ya da “tuzağı göremeyen” pozisyonuna düşüyor ki, her ikisi de problemli.

Danışmanlar sadece zevahiri kurtarmak için mi böyle konuşuyorlar yoksa tünelin ucunda ışık mı gördüler?

Cumhurbaşkanı’nın ekonomi danışmanlarının pozisyonları aslında Merkez Bankası’ndaki görev değişikliğinden sonra hayli sıkıntılı bir görünüm arz etmeye başladı. Çünkü ‘danışan’ danışmanlara maaş veriyor ama onlara danışmıyordu… 6 Ocak’ta Serbestiyet’te kaleme aldığım “Danışanın danışmadığı danışman olmak!” başlıklı yazıda bu “sıkıntı”yı şöyle ifade etmiştim:

“Danışmanlık, manevi olarak tatmin edici bir iş, fakat çok önemli bir koşulla: Size danışacak olan kişi tavsiyelerinizi dikkate alacak ve uygulayacak… Son faiz artışlarından sonra, Cumhurbaşkanı’na birinci tavsiyeleri ‘faiz artışına izin vermeyiniz’ olan ekonomi danışmanlarının psikolojisini merak etmemek elde değil.”

Buradaki soru şu: Danışmanlar ve Cumhurbaşkanına yakın iktisatçılar, Naci Ağbalvari faiz uygulamasını “emperyalist ezber” olarak sunarlarken kısa vadede bir sonuç alabileceklerini düşünerek mi hareket ediyorlar, yoksa kendilerini dinlemeyen bir danışana karşı, pozisyonlarının onurunu korumak, zevahiri kurtarmak için mi böyle yapıyorlar?

Reuters, önceki gün Cumhurbaşkanı’nın “yüksek faize tahammül sınırını” (da) ele alan bir analiz yayımladı. O analizde Commerzbank analisti Tatha Ghose’un şu görüşüne yer veriliyordu:  

“Önemli olan tek şey, Erdoğan’ın para politikası uzmanlarının işlerini yapmalarına ne kadar izin vereceği ve yüksek faizler konusunda sabrını ne kadar koruyacağı.”

İbrahim Turhan ‘danışmanlar’ın ıskartaya çıkartıldığını, onların sözlerinin anlamının kalmadığını söylüyor. Öyle de olsa ellerine birkaç gündür geçen ve dün doların 7,50 sınırına gelmesiyle iyice büyüyen bu fırsatı azami ölçüde değerlendirmeye çalışacakları muhakkak.

Bundan önce işleri zordu: Danışan, “efendim, bu faiz politikasıyla…” diye karşısına gelen danışmanlarına, “bakın dolar düştü işte, Naci bey bir süre sonra enflasyon ve faizler de düşecek” deyip kapıyı gösterse diyecekleri laf olmazdı. Fakat şimdi danışanı etkileme imkânları var. Şimdi, “efendim, faizi yükseltmek ile paranın değerinin korunamayacağını söylemiştik size” diyebilirler. Sonuç alabilirler mi? İbrahim Turhan’ın cevabı ‘hayır’ ama…

Bakalım bu film nasıl sona erecek?

Önceki İçerikYiğit Bulut geri döndü: Ağbal’a eleştiriler, Albayrak’a övgüler
Sonraki İçerikABD istihbaratının Kaşıkçı raporu: Cinayet onayı Prens Selman’dan