“Aşının yetkinliğini yüzde 91 olarak hesapladık”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 24 Aralık'taki Bilim Kurulu toplantısının ardından basına yaptığı açıklamalarda, aşı ile ilgili testlerin tamamlandığını söyledi. “Bilim Kurulumuzun değerlendirmeleriyle aşının ülkemizde kullanılması konusunda kendi insanımızda gösterdiği etkiden emin olduk. Aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğundan eminiz” dedi.

Koca’nın açıklamalarından öne çıkan satırlar şu şekilde oldu:

“Salgın boyunca üzerimde çok ağır bir sorumluluk olsa da her durumda karşınıza çıkıp gelişmeleri sizlere zamanında ve açık bir şekilde iletmeye çalıştım. Karşınıza her çıktığımda umutla dinlediniz, destek oldunuz. Beni ailenizin ferdi olarak kabul ettiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

“Salgın hastalık ortaya çıkınca ülkemizde kendisini tüm dünya devletleri gibi karanlık bir tünelin içinde buldu. İlk günden beri bilimin ışığıyla o tüneli aydınlatmaya ve önümüzü görmeye çalıştık. Huzurlarınızda bir kez daha Bilim Kurulumuza bu konuda teşekkür etmek isterim.

“Tünelin ucunda bir ışık belirince arkamızdakilerin öne doğru atıldığına, öne gidenlerin ezmeye çalışmasına da şahit olduk. Bu her ne kadar işimizi zorlaştırsa da bilimden vazgeçmeden yolumuza devam ettik. Bunun en büyük şahidi sizlersiniz. Salgın her alanda bizi etkiledi. Dünyanın ahlâkını yeniden tanzim etti. Ülkelerin birbirlerinin yardım malzemelerine el koyduklarına şahit olduk. Alışkanlıklarımız değişti, selamlaşma, alışveriş, toplantı düzenlemek, okul toplantılarına kadar yenilikler oldu. Bunları sancılı değişiklerdi, farkındayım.

Tarih bu yılları büyük salgın yılları olarak anacaktır

“Tarih bu yılları hastalığa adını veren 2019’dan başlayarak büyük salgın yılları olarak anacaktır. Almanya’da her bir milyon nüfus başına 325 kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. İsveç’te 789, en çok vefat sayılarına ulaşan ABD’de 984, mutasyon görüldüğü iddiasıyla gündeme gelen İngiltere’de 984 kişi oldu. Türkiye’de ise 216’ya ulaştı.

“Günlük vaka sayılarımız ilk pik döneminde 80 binlerdeydi. Son günlerde İngiltere gibi ülkeler kontrolsüz vaka artışlarını virüsün mutasyonuna bağlayarak açıklamaya çalışmaktadır. Salgın gelişmiş olduğunu iddia eden, geri kalmış olduğunu sanılanı eşitledi. Ülkemizde de Ekim’in ikinci yarısından itibaren hızlı bir vaka artışı başgösterdi.

“Hastanelerimiz yoğun bakımlarımız yükü kaldırmada zorlanmaya başladı. Birçok ilde 100’de 100’e varan artış oldu. Yaygın genel tedbirler hayata geçirildi. Salgının seyrine göre illerimizde tek tek değerlendirme yapılarak yerel imkanların seferber edildiği, filyasyon ekip sayılarının arttırılması yanında, yaygın temaslı takibin yapıldığı bir dönemi yaşadık.

“Valilerimiz, il sağlık yöneticileriyle yaptığımız görüşmeleri kamuoyuyla paylaşmaya takip ettik. Günlük vaka sayılarında Gaziantep yüzde 66, Tekirdağ, Bursa, İzmir yüzde 60, Trabzon, Adana yüzde 50, Kayseri Kocaeli yüzde 45, Antalya’da yüzde 30, Mersin’de yüzde 30’a varan düşüşler sağlandı. İstanbul’da vaka sayısında önemli düşüş kaydedilirken, bu poliklinik başvurusuna yüzde 50, yoğun bakımda yüzde 20 yansıdı.

“İçişleri Bakanımıza ve valilerimize çok teşekkür ediyorum”

“İller düzeyinde bütün kaynakların hayata geçirilmesinde destek ve katkılarına sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ve valilerimize çok teşekkür ediyorum. İçişleri teşkilatımız salgının yönetiminde bize en önemli desteği veren görünmez kahramanlardır.

“Anlaşılan o ki İngiltere’deki kontrolsüz vaka artışının nedeni araştırırken mutasyon ilgililerin dikkatini çekmiştir”

“İngiltere bir mutasyon olduğunu ve bunun virüsün daha hızlı yayılmasına neden olduğunu ilan etti. Biz de gerekli tedbirleri vakit geçirmeden uyguladık. Bu mutasyon Eylül ayından beri mevcut. Mutasyonun yayılma hızını artırması çarpan etkisi yapabilir ancak mutasyon ve varyasyonlar düzenli olarak taranmaktadır. Anlaşılan o ki İngiltere’deki kontrolsüz vaka artışının nedeni araştırırken mutasyon ilgililerin dikkatini çekmiştir. Mutasyonlar konusunda da düzenli incelemelerimiz hep devam etti, müsterih olunuz. Virüs daha hızlı bulaşsa da tedbirler yine en etkili silahımız. DSÖ de aşı çalışmalarını olumsuz etkilemeyeceğini açıkladı.

“Aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğuna eminiz”

“Bugün en çok merak ettiğiniz konunun aşı olduğunu biliyorum. Her geçen gün aşıyla ilgili yeni ve eksik veya asılsız haberler yayılmaktadır. İnaktif aşı bilinen en kadim aşı yöntemidir. En basit ifadeyle, virüs uygun ortamalrda çoğaltıldıktan sonra öldürülerek onu tanıması için vücuda enjekte edilmesi yöntemidir. İnaktif aşılar çocukluk çağı aşılarında kullandığımız aşı türleridir. Bu daha önce tecrübe ettiğimiz ve faydasından emin olduğumuz bir yöntemdir, temel bir kaidedir. Ayrıca ülkemizde devam eden aşı çalışmalarından önde giden 3 tanesi inaktif aşılardır. Bu önemli ve değerlidir. En çok merak edilen konulardan biri de aşının ne zaman geleceği sorusu. Başından beri Türkiye’de klinik çalışması olan, kendi insanımızda etkisi gösterilmiş bir aşıyı kullanmak istediğimizi beyan ettik. İnaktif aşının ülkemizdeki Faz 3 klinik çalışması başarıyla sürmektedir. Vaka sayılarının yüksek olduğu günlerde çalışmamda çok hızlı sürmekteydi. Bu durumda ülkede çok vaka varken çalışma daha hızlı ilerlemektedir. Bu sonuçları elde etmeyi bekledik. Vaka sayıları aldığımız tedbirlerle hızla azalınca klinik çalışmada yavaşlamış oldu. Acil kullanım onayına temel teşkil edecek veriler, bağımsız değerlendirme kurumu tarafından değerlendirilerek iletilmiştir. Bilim Kurulumuzun değerlendirmeleriyle aşının ülkemizde kullanılması konusunda kendi insanımızda gösterdiği etkiden emin olduk. Aşının Türk insanında etkili ve güvenilir olduğundan eminiz.

“Çin makamları onay verdi, Pazar gecesi geliyor”

“Bu güzel haberi yeni bir haber ile süslemek isterim. Çin makamları da Türkiye’ye gönderilecek olan aşı dozları için onay işlemlerini tamamladılar. Üreticilerin deposunda bekleyen depolarımız pazarı pazartesiye bağlayan gece yola çıkıyor. Bir yılı çok yorucu ve yıpratıcı şekilde geçirdik. İnanıyorum ki bugün millet olarak bu darlık zamanından genişlik günlerine geçişimizin habercisi olacak. Bu güzel haberlerin milletimiz için, insanlık için hayırlara vesile olmasını dilerim.

“Toplam aşı yetkinliği yüzde 91,25”

“Sinovac firması tarafından üretilen CoronaVac adlı aşının çalışmaları 14 Eylül’de ülkemizde başlatıldı. Dün bugün kadar varılan sonuçların ara değerlendirmesinin bizim çalışma grubundan tamamen bağımsız komitesi tarafından sonuçların paylaşılması istendi. Dün yapılan değerlendirmeye göre 23 Aralık 2020 itibariyle 9 bin 150 gönüllü taranmış ve bunlardan 7 bin 371’i gönüllü çalışmaya alınmıştır. 18 Kasım’dan itibaren vatandaşlarımıza yapmaya başladık. Birincisinde bir aşı, bir plasebo yapılırken, ikincisinde iki aşı bir plasebo yapıldı. Tamamı değerlendirildiğinde 7 bin 371 gönüllüye 10 bin 829 doz uygulanmış durumda. Bu çalışmanın sonuna göre 1322 kişi değerlendirme basamağımız olan ikinci dozdan 14 gün sonra etkinlik açısından değerlendirmesi yapıldı. Rakamda görüldüğü gibi 752 aşı yapılmış kişide sadece 3 hasta meydana gelirken, 570 plasebo yapılmış koldan 26 hastalık meydana geldi. Bu çalışmayı yüzlerce, binlerce kez tekrar etseniz en kötü olasılıkla yüzde 71 etkili, DSÖ bunun yüzde 50 başarılı olmasını yeterli görüyor. Toplam aşı yetkinliği yüzde 91,25 olarak hesaplanmıştır. Yüzde 91 önümüzdeki günlerde daha da artacaktır. 26 vakanın 6’sı hastane yatış gerektiren ciddi Koronavirüs enfeksiyonu olarak tedavi edildi. Aşı kolunda yakalanan 3 kişi bırakın hastaneye yatışı, bir vakada hafif bir burun akıntısı haricinde semptom olmadı. Önümüzdeki günlerde bu fark artarak devam edecek.”