Avustralya polisi 40 yıl sonra Türk diplomatın katli dosyasını yeniden açtı

Avustralya polisi 40 yıl önceki cinayeti aydınlatmak üzere… Polise göre, geçen uzun zamanda değişen ilişkiler ve vicdan yükü hatırı sayılır miktarda bir ödülle birleştiğinde, hiç yıkılmayacağı düşünülen sır duvarlarında gedikler açılabiliyor.

Avustralya, tarihindeki ilk politik motivasyonlu terör saldırısıyla 17 Aralık 1980 günü tanıştı.
Sabah saat 9.45 sularında arkasında koruması Engin Sever olmak üzere konutundan aracıyla ayrılan Türkiye’nin Sydney Başkonsolosu Şarık Arıyak’ın üzerine otomatik silahla ateş açıldı. 

Saldırı, Başkonsolosun eşi Demet ve kızı Çağla Arıyak’ın gözleri önünde, yani ikili konuttan henüz ayrılmışken gerçekleştirilmişti.

Saldırganlar başlarında motosiklet kaskı olan iki kişiydiler ve biri Arıyak’ı hedef almışken diğeri de silahını Engin Sever’e yöneltmişti.
Şarık Arıyak olay yerinde, koruma Engin Sever ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Olaydan kısa bir süre sonra yetkilileri arayan İngilizcesi oldukça aksanlı bir kadın, saldırının Ermeni Soykırımı için Adalet Komandoları (JCAG) tarafından gerçekleştirildiğini açıklıyordu.

1987’ye kadar aktif olduğu düşünülen JCAG, kendisini “tarihi Ermeni bölgelerinde bağımsız bir Ermenistan’ın kurulması ve Ermeni Soykırımı’nın Türkiye tarafından resmî olarak tanınması amacıyla eylemler düzenleyen bir örgüt” olarak tanıtıyordu.
Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’daki Türk hedeflere saldırılar düzenlemesiyle bilinen ve Türk medyasında çatı örgütü ASALA ismiyle tanınan yapının 1986 yılında Yunan-Bulgar-Ermeni Cephesi adıyla düzenlediği saldırıdan sonra kendini feshettiğine inanılıyor.
Geçen yıl, Avustralya Polisi bu gibi karanlıkta kalmış olayları araştırmak için yeni bir örgütlenmeye gitti ve Esslemont Operasyonu adını verdiği yeni bir girişim başlattı.
Esslemont Operasyonu doğrultusunda yapılan çalışmaların bir aşaması olarak, Başkonsolos Arıyak ve Ataşe Sever’in katledilmesinin 39. yıldönümünde düzenlenen anma töreninde terör dosyası yeniden açıldı ve katillerin bulunması için 1 milyon Avustralya Doları (yaklaşık 5 milyon TL) ödül konuldu.

Ayrıca bugün 65-70 yaşlarında olduğu düşünülen saldırganların yaşlandırılmış robot resimleri de basına dağıtıldı. 

Yeniden açılan soruşturmayı, NSW Polis Gücünün Terörle Mücadele ve Özel Taktikler Komutanlığı, Avustralya Federal Polisi, Avustralya Güvenlik İstihbarat Örgütü ve NSW Suç Komisyonu tarafından oluşturulan NSW Terörle Mücadele Ekibi (JCTT) yürütüyor.


Bugün, yani 13 Ağustos 2020’de olayla ilgili yeni bir gelişme yaşandı.
Avustralya Polisi, Türk diplomatların katledilmesine yönelik yürütülen soruşturma hakkında bilgi vermek üzere Sydney’de bir basın toplantısı düzenledi.

Terörle Mücadele ve Özel Taktikler Komutanı ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mark Walton, 1980’deki saldırının  gerçekleştiği Dover Heights semtindeki Portland Caddesi’nden 18 kilometre uzaklıkta bulunan Sydney Körfezi’ndeki Greenwich Parkı’nın Manns Point bölgesi açıklarında, bir ihbar sonucu yapılan dalışta olayla ilgili muhtemel kanıtların ele geçirildiğini söyledi.
Toplantıda, saldırıyla ilgili malzemelerin bulunmasına yönelik deniz altında yapılan araştırmanın görüntü ve fotoğrafları basınla paylaşıldı. 

Görüntüler arasında yer alan, dalgıçların bir torba içinde bulduğu malzemenin saldırıda kullanılan silah veya silahlar olduğu tahmin ediliyor.
Basın açıklamasında Mark Walton, katillerin bulunması için konulan 1 milyon Avustralya Doları tutarındaki ödülün halen geçerli olduğunu hatırlattı ve “Deneyimler bize, geçen zaman sayesinde özellikle suç bilgisine sahip kişiler arasındaki ilişkilerde yaşanan değişikliklerin, yüksek bir ödülle birleştiğinde sessizlik duvarını yıkmanın anahtarı olabileceğini söylüyor” dedi.

Ayrıca Walton, cinayetlerin çözülmesine yardımcı olacak bilgilere sahip olan herkesi, bildiklerini soruşturmayı yürüten ekiple paylaşmaya çağırdı.

Önceki İçerikHindu milliyetçileri, Babürlü tarihi ve Taj Mahal’in kaderi
Sonraki İçerikÇaresiz erkekler!