BTS’nin ekonomisi: 10 yılda Güney Kore’ye 40 milyar dolar kazandırdılar

Hyundai Research Institute araştırmasına göre BTS’nin Güney Kore ekonomisine yılda 4 milyar dolara yakın para kazandırdığı ve yine yılda yaklaşık 800 bin turistin ülkeye BTS nedeniyle ziyaret ettiği kaydediliyor. Araştırmaya göre 2014-2023 aralığındaki 10 yılda BTS’nin ülke gelirlerine toplam katkısını 40 milyar dolara yakın.

Teknoloji ve iletişim yazarı Füsun Sarp Nebil turk-internet.com’da yayımlanan uzun yazısında, bu yıl da 2018 ve 2019’da olduğu gibi Güney Kore kültür elçisi olarak Birleşmiş Milletler kürsüsünde konuşan K-pop grubu BTS’yi inceliyor. Aşağıda, yazının “BTS ekonomisi”yle ilgili bölümünü okuyabilirsiniz. İncelemenin tamamına şuradan ulaşabilirsiniz:

https://turk-internet.com/guney-kore-ekonomisine-40-milyar-kazandiran-btsye-yakindan-bakalim/

Bence BTS’nin “iyi mi, kötü mü”sünden önce, yarattığı etkiye bakın. 10 kaplan gücünde etkileri var… Türkiye’deki 2 telekom firmasının 2 katı piyasa değerleri, Vestel’den 1,5 kat fazla yıllık satışları ve yarattıkları istihdam, turizm gelirleri var ve BM’de konuştuklarında anlık olarak 1 milyon kişi izliyor. Türkiye konuştuğunda kaç kişi izledi?

New York’taki Birleşmiş Milletler toplantısında, hükûmet başkanlarının yanında gençler adına Güney Koreli BTS grubu konuştu. “Covid-19” ve “İklim değişikliği” konularına değinen grup 2018’de ve 2019’da da BM’de konuşma yapmıştı. Peki bu grubu böylesine özel yapan ne?

BTS, Güney Koreli 7 üyesi bulunan bir erkek grubu ve Güney Kore ekonomisine katkısı çoklu milyarlarla ölçülüyor. Bunun ödülünü de kendi hükûmetleri tarafından “özel elçi” seçilerek, diplomatik pasaport kazanmaları ile aldılar. Hakları da var, ülkelerinin tanıtılması ve de sevilmesi alanında diplomatların önüne geçmiş durumdalar. Bunun bir adı var “Kültürel diplomasi” deniliyor.

Geçen yıl dünyanın en büyük müzik pazarına yani ABD listelerine tamamı İngilizce olan “Dynamite” isimli single ile giren grubun sadece bu tek parça ile Güney Kore ekonomisine 1,4 milyar dolardan (1,7 trilyon won) fazla kazandıracağı ve ülkede 8.000 yeni istihdam yaratabileceği bizzat Güney Kore hükûmeti tarafından tahmin edilmişti. Yapılan araştırma 400 milyar won’dan fazla doğrudan satışın yanı sıra, yaklaşık 600 milyar wonluk kozmetik satışına ve yaklaşık 180 milyar won da yiyecek ve içeceklerdeki desteğe yol açacağı şeklinde hesaplanmıştı. Yanı sıra BTS, Kore dilini öğrenmeye, Kore’yi ziyaret etmeye, Kore dizilerine merakı da körüklüyor.

Gelirler öyle büyümüş ki, Güney Kore hükûmeti BTS’nin ekonomik etkisini son birkaç yıldır önceden tahmin etmeye ve raporlamaya başladı. Tahminler BTS’nin şirketi Big Hit Entertainment’ın satışlarının yanı sıra Güney Kore’nin Gümrükleri, Kore Merkez Bankası ve Google Trendler verilerinden alınan istatistiklerin analizinden elde ediliyor.

2020’nin yoğun Covid sıkıntısı ile turizm gelirlerinin yok olduğu bir dönemde Güney Kore için önemli bir gelirdi. BTS’nin bir parçası olduğu K-pop ve K-drama pembe dizileri, Güney Kore’nin en başarılı kültürel ihracatlarından biri ve son yirmi yılda Asya’yı ve ötesini kasıp kavuran “Kore Dalgası (Hallyu)” nın önemli bir bileşeni durumunda.

Bu kadar da değil. Hyundai Research Institute araştırmasına göre BTS’nin Güney Kore ekonomisine yılda 4 milyar $’a yakın para kazandırdığı ve yine yılda 800 bin civarı turistin ülkeye BTS nedeniyle ziyaret ettiği kaydediliyor. Araştırmaya göre 2014-2023 aralığındaki 10 yılda BTS’nin ülke gelirlerine toplam katkısını 40 milyar $’a yakın. Aynı dönemde BTS grubun değeri ise 12 milyar $ olarak oluşmuş.

Peki ama bunlar nasıl oluyor?

Bu soruyu Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü hocalarından ve Bilişim Teknolojileri Anabilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Mutlu Binark da merak etmiş. Binark Hoca’yı yıllardır tanırım. Önceleri ciddiyeti bende soğuk bir insan izlenimi yaratmıştı. Ancak zamanla ne kadar önemli ve kıymetli bir akademisyen olduğunu fark ettim. Öyle kıymetli ki, ülkenin önünde bir örnek olur mu diye kalkmış Güney Kore’ye gidip 6 ay orada “Kore Dalgası (Hallyu)” olayını incelemiş.

Bunun önemini şöyle belirtelim; bırakın K-Pop’u ve K-dramalarının toplam hacmini, sadece bu Güney Koreli 7 gencin 12 milyar $ olarak hesaplanan değeri ülkemizin 2 güzide telekom firması olan Türk Telekom + Turkcell’in bugün itibariyle 7,3 milyar $ olan toplam borsa değerlerinin neredeyse 2 katına yakın.

Değer yerine gelirler olarak bakarsak da, Güney Kore ekonomisine yaptıkları katkı yılda 4  milyar $ gibi ve sadece 1 şarkının istihdama yaptığı artış 8.000 çalışan gibi veriliyor. Vestel’in geçen yıl geliri 21 milyar olmuş, toplam istihdamı ise 16 bin. Yani 7 kişilik K-Pop ekibi sadece 1 şarkısı ile Vestel’in yarısı istihdam ve 1,5 katı gelir yaratıyor.

İşte Prof. Binark’ın kalkıp gidip, zamanını verip yerinde yaptığı araştırmasının önemi burada. Ama anlayan varsa… Tak Takkkkk… orda kimse var mııııı???

Olay “bu K-Pop çocuklarımızı zehirliyor” mu? Başka bir şey mi?

Ben “Kore dalgası” önemini fark ettiğim için Prof. Dr. Mutlu Binark’ın geçen yıl yayınladığı ve başlıkta ismini gördüğünüz kitabı merakla okudum. Binark, “Türk dizilerinin yayılması gibi bir müzik dalgası yaratılabilir mi?” diye düşünerek bu dalgayı anlamak ve nasıl yaratılıyor, arkadaki dinamikler nelerdi, incelemek ve de akademisyen ciddiyeti ile ülkemize aktarmak istemiş. Tavsiye ederim ders niteliğinde bir kitap. Bir yandan nasıl araştırma yapılacağına da işaret ediyor.

Güney Kore 1960’da Türkiye 359 $’da iken 79 $’lık kişi başı geliri ile sahra altı ülkelerden bile fakirken. Bugün bizim 4 katımız kişi başı gelire sahip. 1980’lerde başlayan yükseliş ile kişi başı geliri 31 bin $ civarı. Bu ülkemizde sık sık “Güney Kore mucizesi” diye konuşulur.

Bu nasıl oldu?

Benim içinde bulunduğum telekom sektörü, -şimdilerde bitkisel hayatta oldukları için yapamasalar da- 2010’larda Güney Kore seyahatleri ile “nasıl bu hale geldiler” incelemesi yapmaya gittiler. Sanayiciler de oluk oluk Güney Kore seyahatleri yaptılar.

Ama gördüğünüz gibi, olay sadece sanayi, telekom değil. AKP’nin ya da Ankara’daki devlet adamlarının anlamadığı da bu. Kültür çok önemli. Hem para kazandırır, hem de ülkenin algısını oralara buralara kondurulan saraylardan daha fazla yukarı çıkarır.

O nedenle günümüzde diplomasi denildiğinde sadece klasik diplomasi anlaşılmıyor; kültürel, parlamenter, ekonomik, kamusal ve askeri diplomasilerden bahsediliyor. Kültürel diplomasi bunların içinde en eğlenceli ve aslında en etkili olanlardan birisi.

Öyle ki yaşları 30 bile olmayan 7 genç, Birleşmiş Milletler kürsülerinden dünyaya seslenir ve hatta dans eder ve onları dünyada milyonlarca kişi izler, alkışlar. Aynı anda bilmem kaç katlı ve bilmem kaç yüz milyon $’a mal ettiğiniz lale şekilli binanızın açılışından ise kendiniz dışında kimse haberdar olmaz.