Yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez yeni bir uzun metrajla Cannes Film Festival yarışmasına dönen yönetmen, Reuters’a yaptığı açıklamada, Fransız yönetmen Claude Chabrol’un 1969 yapımı “La Femme Infidele” filmini uyarlama fikrinin aslında çok daha önce doğduğunu anlattı.
Zvyagintsev, orijinal hikâyede baş karakterin iş hayatının yeterince işlenmediğini düşündüğünü söyledi. Ancak senaryo üzerinde çalışırken Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgali ve ardından gelen seferberlik ilanı, hikâyeye yeni bir boyut kattı.
Yönetmen, “Chabrol daha çok suç ve karı-koca ilişkisine odaklanmıştı. Ama hayatın kendisi, kader, bu uyarlamayı getirdi ve çok da yerli yerine oturdu” dedi.
“Minotaur”, Rusya’nın kırsal bir kentinde yaşayan zengin iş insanı Gleb’in hikâyesini anlatıyor. Gleb bir yandan eşinin kendisini aldattığını öğrenirken, diğer yandan şirketinden 14 çalışanı askere gönderilmek üzere seçmek zorunda kalıyor.
Filmde, karakterin hem aile hayatında hem de iş yaşamında giderek “canavarlaşması”, adını Yunan mitolojisindeki yaratık Minotaur’dan alıyor.
Eleştirmenler filmi, savaş dönemindeki Rus toplumunun ahlaki ve ruhsal çürümesini anlattığı gerekçesiyle övdü. The Hollywood Reporter, filmi Zvyagintsev’in “Rusya’nın siyasi, manevi ve ahlaki çöküşüne yönelik en açık eleştirisi” olarak tanımladı.
Film, Cannes’daki ilk gösteriminin ardından 10 dakika boyunca ayakta alkışlandı. Festival jürisini takip eden eleştirmen puanlamalarında ise şu ana kadar ikinci sıraya yerleşti.
Zvyagintsev, 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhakını da, 2022’de Ukrayna’nın işgalini de açıkça kınamıştı. Yönetmen ayrıca savaş konusunda sessiz kalan Rus sanat dünyasını eleştirmiş, ardından Rusya’dan ayrılarak Fransa’ya yerleşmişti.
Festivalde film için yapılan yorumlarda, “Rus kültürü adına endişelenenlere işte burada” denilirken, “Rus kültürü için asıl tehlikenin Rusya’da olduğu ve bunun adının Rus hükümeti olduğu” ifadeleri kullanıldı.
Pandemi döneminde ağır bir Covid-19 geçirdikten sonra Fransa’da yaşamaya başlayan Zvyagintsev, uzun aradan sonra çektiği bu filmi “bir geçiş kapısı” olarak tanımladı.
62 yaşındaki yönetmen, “Zamanımıza tanıklık etmek ve çağımız hakkında düşüncelerimizi paylaşmak gibi bir sorumluluğumuz vardı. Devamı da gelecek” dedi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.