Diyarbakır’daki Türkçe-Kürtçe yön tabelaları ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın Zazaca seçmeli ders müfredatında yaptığı değişiklik, yeni çözüm süreciyle ilişkilendirilerek tartışma konusu oldu.
Sözcü gazetesi, Diyarbakır’daki çift dilli tabelaları “Açılımın somut sonuçları Kürtçe tabelalar” başlığıyla haberleştirdi.
Haberde, “Meclis’te kabul edilen Çerçeve Yasa’nın ilk yansıması yön tabelalarında da gerçekleşti” denilerek Diyarbakır’daki yön tabelalarında Türkçenin yanı sıra Kürtçenin de “kullanılmaya başlandığı” belirtildi.
Ancak haberde yeni bir uygulama gibi sunulan Türkçe-Kürtçe tabelalar Diyarbakır’da 2014’ten beri kullanılıyor.
Türkeş: “Burası özerktir demektir”
İYİ Partili Ayyüce Türkeş Taş da tabelaları yeni bir gelişme olarak değerlendirerek uygulamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dili Türkçe’dir. Karayollarına ait tabelalarda Türkçe dışında hiçbir dil kullanılamaz! Bu yapılan, Anayasa’ya aykırıdır ve fiilî olarak ‘Burası özerktir, yönetimi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile belirlenemez’ şeklinde devlete meydan okumaktır. Diyarbakır Valisi bu fiilî duruma derhal müdahale etmeli ve devlet otoritesini sağlamalıdır!”
Türkiye’de Türkçenin yanında başka dillerin kullanıldığı yönlendirme tabelaları ise yalnızca Diyarbakır’da bulunmuyor. İstanbul başta olmak üzere birçok kentte İngilizce ve Arapçanın Türkçeyle birlikte kullanıldığı yönlendirme tabelaları uzun süredir mevcut.
Ekmen: “2014’ten beri asılı duran tabelaları yeni görmüş”
DEVA Partili Mehmet Emin Ekmen, Türkeş’in açıklamasına tabelaların tarihini hatırlatarak cevap verdi:
“Diyarbakır’da 2014’ten beri asılı duran bazı çift dilli tabelaları yeni görmüş.
Kızılca kıyamet, paylaşımlarda ne anayasal suç kalmış ne özerklik.
Siyasi veya hukuki değerlendirmeye hacet yok, 12 yıldır endişe ettiğiniz bir şey olmamış, bundan sonra da olmaz.
(Aynı kişilerin diğer dillerdeki tabelalara dair körlüğü başka bir mevzu.)”
Özdağ, Zazaca müfredat değişikliğini silah bırakma sürecine bağladı
Benzer bir tartışma Milli Eğitim Bakanlığı’nın Zazaca (Dimilkî) öğretim programında yaptığı değişiklik üzerinden yaşandı.
Bakanlık, ortaokullarda “Yaşayan Diller ve Lehçeler” kapsamında seçmeli olarak okutulan Zazaca için müstakil bir öğretim programı hazırladı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ değişikliğe:
“PKK şartsız silah bırakacak demişlerdi”
sözleriyle tepki göstererek kararı yeni süreçle ilişkilendirdi.
Ancak Zazacanın okullarda seçmeli ders olarak okutulması yeni bir uygulama değil. Yaşayan Diller ve Lehçeler seçmeli dersi 2012’den beri uygulanıyor. Son düzenleme, mevcut seçmeli dersin Zazaca öğretim programının yenilenmesinden oluşuyor.
Varol: Aynı değişiklik Abazaca, Adigece, Arnavutça ve Lazca için de yapıldı
Akademisyen Murat Varol da Özdağ’a cevap vererek düzenlemenin bağlamından koparıldığını söyledi:
“Sayın Özdağ; var olan durum 2012’den beridir devam eden bir seçmeli derse ait öğretim programının değişmesidir.
Aynı program değişikliği Abazaca, Adigece, Arnavutça ve Lazca gibi diller için de yapıldı.
İşin bağlamından koparılması ve bambaşka bir yere çekilmemesi gerekir.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.