ihaiha
Anasayfa / Çeviriler / ÇEVİRİ | Paşinyan seçimde “Gerçek Ermenistan” için oy istiyor: “Savaş hayalleri değil, açık sınırlar”

ÇEVİRİ | Paşinyan seçimde “Gerçek Ermenistan” için oy istiyor: “Savaş hayalleri değil, açık sınırlar”

7 Haziran seçimlerine giden Ermenistan’da Başbakan Nikol Paşinyan, Azerbaycan’la barışıp Türkiye sınırını açarak ülkeyi doğu-batı ticaretinin kavşağına dönüştürmeyi hedefleyen “Gerçek Ermenistan” vizyonuyla seçmenin karşısına çıktı. Paşinyan’a göre muhalefetin Karabağ ve “tarihî Ermenistan” siyaseti ise ülkeyi yeniden çatışma ve Rusya’ya bağımlılık riskine sürüklüyor.

Guardian’dan Patrick Wintour, Erivan’dan yazdı

Erivan’ı — etkileyici Sovyet mimarisinin içine sıkışmış liberal değerlere sahip büyüleyici bir şehir — dünyanın merkezi olarak tanımlamak abartılı olabilir. Ancak Ermenistan’ın Avrasya kara kütlesinin stratejik kavşağı haline gelebileceği iddiası artık giderek daha az hayal gibi görünüyor. Eski Sovyet Cumhuriyeti, 7 Haziran’daki genel seçimlere hazırlanırken kendisini Rusya, ABD, Türkiye, Avrupa ve Azerbaycan arasında beş yönlü bir çekişmenin ortasında buldu.

Bu ilginin bir kısmı, Ermenistan’ın komşusu Azerbaycan ile çatışmasının sona erebileceği ihtimalinden kaynaklanıyor. Bu ihtimal, Ermenistan’ın fiziksel izolasyonunu sona erdirerek onu Batı Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan, hem Rusya’nın kuzey koridorunu hem de Süveyş Kanalı’nı bypass eden hayati “Orta Koridor” ticaret hattının parçası haline getirebilir.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’a göre Türkiye ve Azerbaycan sınırlarının açılması sadece Ermenistan’ı değil tüm Güney Kafkasya’yı dönüştürebilir. Paşinyan, sınırlar açılıp barış sağlandığında sanki Ermenistan’ın coğrafi konumu değişmiş gibi olacağını söyledi. Ona göre doğu ile batı arasındaki en kısa rota Ermenistan’dan geçiyor.

Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ise hükümetin hedefinin ülkenin coğrafyasını stratejik bir avantaja dönüştürmek olduğunu söyledi:

“On yıllardır karşı karşıya olduğumuz mesele, engel olmaktan çıkıp köprü haline nasıl geleceğimiz. Şimdi Ermenistan’da yapmaya çalıştığımız tam olarak bu. Avrupa’yı Orta Asya’ya, Uzak Doğu’ya, Hindistan’a ve Çin’e bağlayabileceğimizi anladık. Bu sadece varlığımızı ve egemenliğimizi korumamızı sağlamaz, aynı zamanda barış içinde refahımızın da garantisi olabilir.”

Geçen ağustosta Beyaz Saray’da Bakü ile imzalanan barış anlaşmasının parçası olarak Ermenistan topraklarından geçecek ve Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayacak “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” (Tripp) bu yeni bağlantı ağının yalnızca bir parçası olacak.

Bu jeopolitik vizyon — Paşinyan’ın üst üste üçüncü dönem için seçmenlere sunduğu teklifin özü — aynı zamanda Ermenistan’ın gelecekteki kimliğiyle de ilgili. Seçimler böylece Paşinyan’ın “Gerçek Ermenistan” dediği vizyona mı yoksa kaybedilmiş topraklara ve tarihsel mağduriyetlere saplanmış “Tarihsel Ermenistan” anlayışına mı destek verileceğine dair bir karara dönüşüyor.

“Gerçek Ermenistan” doktrini Azerbaycan’la acı verici bir barışı kabul etmeyi ve Rusya’dan uzaklaşıp Avrupa Birliği’ne yönelmeyi gerektiriyor. Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi bunu “daha çeşitlendirilmiş bir dış politika” olarak tanımlıyor. Ancak bu yaklaşım tartışmaları da beraberinde getiriyor. Örneğin Ermeni Soykırımı Müzesi’nin müdürü, JD Vance’e Azerbaycan katliamlarını anlatan bir kitap verdiği için görevden alındı. Ayrıca bugün Türkiye sınırları içinde kalan ve ulusal sembol sayılan Ağrı Dağı’nın görüntüsü Ermenistan pasaport damgalarından çıkarıldı.

İlk anketler Sivil Sözleşme’nin seçimi kazanabileceğini gösteriyor. Bu ise Azerbaycan karşısında 2020 ve 2023’te yaşanan iki büyük askeri yenilgiyi yöneten bir parti için dikkat çekici bir başarı sayılıyor.

İkinci yenilgi sırasında Dağlık Karabağ’dan 100 bin Ermeni bir gecede zorla göç ettirildi. Yerinden edilen mülteciler bugün Erivan’da yaşıyor ve kültürel miraslarını kaybetmekten korkuyor. O savaşın ardından 19 esir hâlâ Bakü’de tutuluyor. Bunların arasında Karabağ’ın eski lideri Ruben Vardanyan da bulunuyor. Vardanyan, Paşinyan’ın kendi davalarını terk ettiğini söylüyor.

Seçim kampanyasının oldukça sert geçmesi bekleniyor.

Sürekli Facebook yayınları yapan ve sabah 5’te güne başlayan Paşinyan, çörek yerken çekilmiş videolardan Rus rock yıldızı Zemfira’yı dinlediği görüntülere kadar sürekli içerik paylaşıyor. Aynı zamanda seçmenlerle sert tartışmalara girmesiyle de tanınıyor. Muhalefet liderlerini “beyinsiz yabancı ajanlar” olmakla suçluyor ve onları “ortadan kaldırmakla” tehdit ediyor.

Paşinyan’ın karşısında en az üç Rusya yanlısı milliyetçi parti bulunuyor. Bunlardan biri, Rusya-Ermenistan kökenli milyarder Samvel Karapetyan’ın liderliğindeki “Daha Güçlü Ermenistan” partisi. Tashir Group’un kurucusu olan Karapetyan’ın Rusya’da büyük yatırımları bulunuyor ve Ermenistan’ın elektrik şebekesinin sahibi konumunda.

Geçen hafta Karapetyan, Paşinyan’ı Çin’de halüsinojenik mantar kullanmakla suçladı. İddiaya göre Paşinyan mantarları o kadar sevdi ki hükümet toplantılarından önce kullanmak için ülkeye bir ton ithal etti. Paşinyan ise bu iddialar nedeniyle dava açacağını söyledi.

Karapetyan ayrıca nüfus düşüşünü çözmek için bir “Seks Bakanlığı” kurma sözü verdi. İş dünyasıyla siyasetin nasıl iç içe geçtiğinin göstergesi olarak aynı zamanda kendi elektrik şirketinin kamulaştırılmasına da karşı mücadele ediyor.

Karapetyan geçen haziranda, Ermeni Kilisesi’nin desteklediği iddia edilen bir darbe girişimine destek verdiği yorumlarına yol açan açıklamaları sonrası tutuklandı. Şu anda seçim kampanyasını bir tür “malikâne hapsinden” yürütüyor. Rus ve Kıbrıs pasaportlarına sahip olduğu için milletvekili olması yasak. Partisinin diğer üyeleri de seçmenlere rüşvet teklif ettikleri gerekçesiyle tutuklandı.

İnsan hakları savunucuları — örneğin eski Human Rights Watch direktörü Kenneth Roth — Paşinyan’ın popülizminin otoriterliğe yaklaştığını söylüyor ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron gibi Avrupalı liderlerin neden ona bu kadar güçlü destek verdiğini sorguluyor.

Karapetyan ise Paşinyan’ı Azerbaycan’a fazla taviz vermekle suçluyor ve şöyle diyor:

“Eğer Paşinyan yeniden seçilirse Rusya’nın değil, Azerbaycan’ın eyaleti oluruz.”

Karapetyan’ın modeli açıkça, 2012’den beri Gürcistan’da iktidarda olan Rusya yanlısı Gürcü Rüyası hareketi.

Paşinyan’ın müttefiklerinden biri olan Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Maria Karapetyan ise Rusya yanlısı muhalefetin “Gerçek Ermenistan” vizyonuna alternatif sunamadığını söylüyor.

“Onlar hâlâ Dağlık Karabağ Ermenilerinin geri dönebileceği fikrine tutunuyor. Bu meseleyi Ermenistan dış politikasının merkezinde tutmak istiyorlar. Ama bu sadece çatışma dinamiğine geri dönmenin reçetesidir. Eğer bir planınız yoksa sadece bir sorun taşımış olursunuz ve bunun da bir bedeli olur. O bedel genellikle Ermenistan’ın egemenliğidir.”

Geçen ağustosta Beyaz Saray’da paraflanan barış anlaşmasının önündeki son engel ise Azerbaycan’ın Ermenistan Anayasası’nda yer alan bağımsızlık bildirgesine yapılan atfın kaldırılmasını istemesi. Çünkü o belgede Dağlık Karabağ ile birleşme çağrısı bulunuyor.

Ermenistan ise zaten anlaşmada tüm toprak iddialarından vazgeçtiğini söylüyor.

Bakü’nün bunun kırmızı çizgisi olduğunu bilen Sivil Sözleşme Partisi anayasanın değiştirileceğini söylüyor ancak bunun baskı altında yapılmadığını savunuyor. Hedef yıl sonuna kadar referandum düzenlemek. Bunun için parlamentoda üçte iki çoğunluk gerekiyor ve bu kolay görünmüyor.

Paşinyan’a alternatif planı olup olmadığı sorulduğunda şu cevabı veriyor:

“Vazgeçmeyeceğiz. Barış ve açık sınırlar Ermenistan ve tüm bölge için doğru yol.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın