Anasayfa / Çeviriler / ABD’deki pro-İsrail think tankteki Türk uzman, sağcı İsrail gazetesine yazdı: “Türkiye yeni İran mı?”

ABD’deki pro-İsrail think tankteki Türk uzman, sağcı İsrail gazetesine yazdı: “Türkiye yeni İran mı?”

ABD’de İsrail’e en yakın ve en sert çizgideki düşünce kuruluşlarından Foundation for Defense of Democracies uzmanı Sinan Ciddi, Likud çizgisindeki The Jerusalem Post’a Türkiye’yi Batı için “yeni tehdit” olarak tanımladı.

ABD’deki İsrail’e yanlısı düşünce kuruluşu Foundation for Defense of Democracies uzmanı Sinan Ciddi, İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud çizgisindeki The Jerusalem Post gazetesine Türkiye’yle ilgili yazı yazdı.

Yazıda, İran ve ona bağlı güçler darbe alırken Türkiye’nin bölgenin yeni “öcü”sü olup olmayacağı hakkında şu değerlendirme yapılıyor:

“Türkiye’nin bölgenin yeni ‘öcüsü’ olarak ortaya çıkıp çıkmayacağı soruluyor. Cevap büyük ihtimalle evet.”

Türkiye’nin konumuyla ilgili değerlendirmede ise şu ifadeler yer alıyor:

“Türkiye İran değil, ancak onu sadece bir ‘baş belası’ ya da ‘karmaşık’ bir ülke olarak görmek, Batı’ya karşı konumlanan bir yönetimi cesaretlendirir.”

Yazıda Türkiye’nin Batı’ya karşı tutumu hakkında şu iddia dile getiriliyor:

“Asıl soru Türkiye’nin ABD, NATO ve bölgesel güvenlik çıkarlarını aktif şekilde zayıflatıp zayıflatmadığıdır. Ankara’nın bunu yaptığına dair neredeyse hiçbir şüphe yok.”

Kıbrıs’taki askeri hamle için ise şu yorum yapılıyor:

“Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyine altı adet ABD yapımı F-16 konuşlandırması, hem askeri tırmanma hem de İsrail’e yönelik açık bir gözdağıdır.”

Türkiye’nin İran savaşındaki rolü için şu değerlendirme yer alıyor:

“Türkiye ateşkes çabalarına öncülük ediyor, ancak bu esas olarak barış istemesinden değil, zayıflamış bir İran’ın Ankara’nın bölgesel hegemonya hedeflerine hizmet edecek olmasından kaynaklanıyor.”

Türkiye–Hamas ilişkisiyle ilgili de şu ifadeler yer alıyor:

“Türkiye’nin Hamas’a verdiği destek, bir görüş ayrılığı ya da Filistin meselesine duyarlılık olarak görülmemeli. Bu, bir NATO ülkesinin ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan bir yapı adına savunuculuk yapmasıdır.”

Aynı bölümde şu iddia da yer alıyor:

“Türkiye, finans ve malzeme akışını kolaylaştırarak Hamas’ı cesaretlendirdi ve bu da 7 Ekim katliamının gerçekleşmesine katkı sağladı.”

Yazıda Türkiye’nin Hamas’a alan açtığı da şu sözlerle ifade ediliyor:

“Türkiye, Hamas’a kendi topraklarını kullanma imkânı sağlıyor; burada saldırılar planlanıyor, eleman devşiriliyor ve finansman faaliyetleri yürütülüyor.”

Rusya ile ilişkiler hakkındaki değerlendirmeler arasında da şu ifadeler yer alıyor:

“Türkiye’nin Rus yapımı S-400 sistemi satın alması, ABD’nin F-35 savaş uçaklarının gizlilik kabiliyetini tehlikeye atabilecek bir durum yarattı.”

NATO süreciyle ilgili şu iddia dile getiriliyor:

“Türkiye, NATO’nun genişlemesini geciktirerek Finlandiya ve İsveç’in üyeliğini yaklaşık 18 ay erteledi ve bunu Washington’dan F-16 almak için bir baskı aracı olarak kullandı.”

Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında ise şu eleştiri yer alıyor:

“Türkiye, Rusya’nın savunma sanayisine katkı sağlayan çift kullanımlı malların satışına göz yumdu ve yaptırımlara katılmayı reddetti.”

Yazının sonuç bölümünde ise, “Türkiye kelimenin tam anlamıyla ‘yeni İran’ değil, ancak artık güvenilir bir NATO müttefiki de değil” değerlendirmesi yapılıyor ve son olarak şu uyarı yapılıyor:

“Asıl tehlike Türkiye’nin hedeflerini abartmak değil, bu hedefleri görmezden gelmeye devam etmektir.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın