ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “bu gece bir medeniyet yok olacak” tehdidiyle başlayan kriz, yalnızca saatler içinde dramatik bir dönüş yaşadı.
Washington saatiyle sabah 08.06’da yapılan bu sert açıklamadan sonra, akşam 18.32’de gelen yeni mesajla ABD’nin İran’a yönelik saldırıları iki haftalığına askıya alındı ve taraflar fiili bir ateşkese girdi.
Bu 10 saat 26 dakikalık süreç, son yılların en tehlikeli askeri tırmanışlarından birinin eşiğinden nasıl dönüldüğünü ortaya koydu.
Trump sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, İran’a 12 saat süre vererek anlaşma sağlanmaması halinde ülkenin enerji altyapısını ve kritik tesislerini hedef alacaklarını söyledi ve “Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek” dedi.
Bu sözler uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekti. Sivil altyapının hedef alınabileceğine dair mesajlar uluslararası hukuk açısından tartışma yarattı. Avrupa başkentleri, Vatikan ve ABD iç siyasetinde peş peşe uyarılar geldi. Papa Leo XIV, bu tür tehditlerin “kabul edilemez” olduğunu söyledi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot “Bir medeniyet silinmez” diyerek tepki gösterdi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise sivillerle rejim arasında ayrım yapılması gerektiğini vurguladı.
ABD içinde de tepkiler yükseldi. Demokrat siyasetçiler Trump’ın görevden alınmasını dahi gündeme getirirken, bazı Cumhuriyetçiler dahi sivil hedeflere saldırının “büyük hata” olacağı uyarısında bulundu.
Askeri hazırlık: Hedef listeleri masadaydı
Günün erken saatlerinde Pentagon’da savaş hazırlıkları hızlandı. Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüşmeler yaptı. İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırı planları gözden geçirildi.
ABD’li yetkililere göre, askeri hedef listesi Trump’ın söylemlerinden daha sınırlıydı ve doğrudan askeri bağlantılı hedeflere odaklanıyordu. Buna rağmen, gece boyunca Harg (Kharg) Adası’nda 50’den fazla hedef vuruldu ancak petrol altyapısı özellikle hedef alınmadı.
Bu sırada İran tarafı da sert mesajlar verdi. İranlı yetkililer Mısır üzerinden ABD ile doğrudan temasın kesildiğini iletti. Devrim Muhafızları’nın sertleşebileceği uyarıları yapıldı.
İran içinde ise halk olası bir büyük saldırıya hazırlanıyordu. Elektrik ve gaz kesintileri beklenirken, bazı vatandaşlar şehirleri terk etmeyi tartıştı.
Diplomasi trafiği: Çıkış yolu aranıyor
Trump’ın tehdidi küresel ölçekte bir diplomasi trafiğini tetikledi. Avrupa ülkeleri acil temaslara başlarken, piyasalarda panik havası oluştu. Petrol fiyatları yükseldi, büyük fonlar ve yatırımcılar gelişmeleri anlık takip etmeye başladı.
Körfez’deki yatırım fonlarının yöneticileri, savaşın uzaması halinde ABD’deki teknoloji yatırımlarının zarar görebileceği uyarısında bulundu. Wall Street’te ise yatırımcılar ekranlar ile Trump’ın sosyal medya paylaşımları arasında gidip geldi.
Bu süreçte kritik müdahale Pakistan’dan geldi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Trump’a süreyi uzatma ve ateşkes çağrısı yaptı. Aynı anda İran’a da Hürmüz Boğazı’nı açma çağrısı iletildi. Çin’in de son dakika diplomasisinde rol oynadığı belirtildi.
Geri adım: 88 dakika kala ateşkes
Trump, kendi koyduğu son tarihe 88 dakika kala geri adım attı. Akşam 18.32’de yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı “tam, derhal ve güvenli şekilde” açması şartıyla saldırıların iki haftalığına askıya alındığını duyurdu:
“Pakistan Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı ile yaptığım görüşmeler doğrultusunda… İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu iki taraflı bir ateşkes olacaktır.”
ABD’li bir yetkili de bu açıklamanın ardından Amerikan saldırılarının durdurulduğunu doğruladı.
İran’dan “zafer” açıklaması ve 10 maddelik plan
İran tarafı ise süreci “zafer” olarak tanımladı. İran Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD’nin İran’ın 10 maddelik planını kabul ettiğini açıkladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan ve askeri liderliğe teşekkür ederek şu mesajı verdi:
“Saldırılar durursa savunma operasyonlarımızı durduracağız. İki hafta boyunca Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş mümkün olacak.”
İran’ın sunduğu 10 maddelik planın öne çıkan başlıkları şunlar oldu:
– Saldırmazlık taahhütleri
– Hürmüz Boğazı üzerinde İran kontrolünün sürmesi
– Nükleer zenginleştirmenin tanınması
– Tüm yaptırımların kaldırılması
– ABD askerlerinin bölgeden çekilmesi
– İran’a tazminat ödenmesi
– BM kararlarının sonlandırılması
– Savaşın tüm cephelerde sona ermesi
İran kaynaklarına göre ateşkes kararı doğrudan Dini lider Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney tarafından onaylandı.
Hürmüz açılıyor, müzakereler başlıyor
Ateşkesin en kritik unsurlarından biri Hürmüz Boğazı oldu. İran, koordinasyon şartıyla iki hafta boyunca boğazdan güvenli geçiş sağlanacağını duyurdu.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise tarafların 10 Nisan’da İslamabad’da müzakerelere başlayacağını açıkladı:
“Büyük bir tevazu ile, İran İslam Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri’nin ve müttefiklerinin, Lübnan ve diğer bölgeler dahil her yerde derhal yürürlüğe girecek bir ateşkes konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.
Bu basiretli adımı memnuniyetle karşılıyor, her iki ülkenin liderliğine en derin şükranlarımı sunuyor ve heyetlerini tüm anlaşmazlıkların kalıcı biçimde çözülmesi için daha ileri müzakereler yapmak üzere 10 Nisan 2026 Cuma günü İslamabad’a davet ediyorum.”
Tarafların görüşmelere İslamabad’da başlaması bekleniyor.
Kırılgan ateşkes
Ancak Washington’da bazı yetkililer, İran’ın şartları tam olarak yerine getirmemesi halinde iki hafta içinde krizin yeniden tırmanabileceği uyarısında bulunuyor.
Böylece dünya, sabah saatlerinde bir “medeniyetin yok edilmesi” tehdidiyle başlayan ve akşam saatlerinde kırılgan bir ateşkesle sonuçlanan tarihin en gerilimli günlerinden birine tanıklık etti.
Erdoğan: “Başta Pakistan olmak üzere katkısı olan aktörlere tebrikler”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, X hesabından ateşkesle ilgili şu açıklamayı paylaştı:
“28 Şubat’tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Olası tahrik ve sabotajlara fırsat verilmeden ateşkesin sahada tam olarak uygulanmasını temenni ediyoruz.
Başta dost ve kardeş Pakistan olmak üzere ateşkes ilanına giden süreçte katkısı olan tüm aktörleri canıgönülden tebrik ediyoruz. Savaş, çatışma, gerilim ve zulümlerden çok çekmiş coğrafyamızın bir an önce barışa, huzura, istikrara kavuşması samimi temennimizdir. Türkiye, bölgesinde ve dünyada barışın sesini yükseltmeye devam edecektir.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.