Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’da temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, başkent Doha’da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüştü. İki bakanın görüşmesinin ardından basın toplantısı düzenlendi.
Bakan Fidan basın toplantısında, İran Savaşı’nda son durumdan ve yürütülen müzakere sürecinden bahsetti. Uluslarası dayanışmanın ve istişarenin önemini vurgulayan Fidan, Hürmüz Boğazı konusuna da değinerek boğazın acilen açılması ve seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının önemini vurguladı.
Bakan Fidan konuşmasında ayrıca İsrail’in yayılmacı politikalarının bölgesel bir güvenlik ve istikrar sorunu olmaya devam ettiğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Fidan’ın konuşmasından satır başlıkları şöyle:
“Karşılaştığımız olağanüstü durumlar bizi daha fazla istişare etmeye daha fazla dayanışma ve danışma içinde olmaya zorluyor. Sürekli istişare halindeyiz. Geçtiğimiz günlerde bölgedeki diğer ülkelerle de temaslarımız oldu, bölgedeki durumu ele aldık.
“İSRAİL GÜVENLİK SORUNU OLMAYA DEVAM EDİYOR”
Körfez’de karşı karşıya olduğumuz sorun Gazze’yi unutturmamalı. İsrail yayılmacılığı hala bölgemizde birinci dereceden bir istikrar ve güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Gazze’de, Beyrut’ta, Batı Şeria’da, Lübnan’da, Suriye’de ortaya konan yayılmacı tavır birçok insanın hayatına mal oluyor. Evlerinden zorla çıkarılanlar, göçe zorlananlar var. Bölge ülkeleri ve uluslararası toplumun bu konuya eğilmesi gerekiyor. Gazze’de ateşkes ihlalleri tavan yapmış durumda.”
“PAKİSTAN’IN ROLÜNÜ DESTEKLİYORUZ”
Özellikle yürüyen müzakerelerde Pakistan’ın rolünü destekliyoruz ve elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil büyün dünyaya istikrarsızlık ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte.
Diplomasinin bir neticeye ulaşması için dostlarımızla birlikte elimizden geleni yapıyoruz. Ortaya konan çabaları da her tülü şekilde desteklemeye devam edeceğiz.
“HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILMALI”
Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya hükümetleri bu baskıyı her türlü şekilde hissetmekte.
Dolayısıyla genel dünya kamuoyunun çabası bir an önce bu anlaşmaya varılması ve boğazın açılması, seyrüsefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi.
“MÜZAKERELERİN ZOR TARAFI VAR”
Müzakerelerin zor tarafları var. Her iki taraf da savaşın durmasını, Hürmüz Boğazı’nın açılmasını ve nükleer dosyaların bir şekilde çözüme bağlanmasını istiyor. Her iki tarafın da ortaya koyduğu tavır bu. Problem bunu nasıl kağıda dökeceğiz ki taraflar bunu kabul edebilsin. Şu anda gidip gelen mesajların doğasında yatan bu.
“HÜRMÜZ BOĞAZI BİR SİLAH OLARAK KULLANILMAMALI”
Boğazın açılması konusundaki bütün çabaları destekliyoruz. Hürmüz Boğazı’nın bir silah olarak kullanılmaması bölge istikrarı için olduğu kadar dünya ekonomi için de fevkalade önemli. Bu açıdan geçiş emniyetinin sağlanması ve bir daha bu duruma dönülmemesi için bütün çabalarla destekliyoruz.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.