Anasayfa / Dünya / Hizbullah destekçileri sokakta: İsrail-Lübnan anlaşması Beyrut’ta protesto edildi

Hizbullah destekçileri sokakta: İsrail-Lübnan anlaşması Beyrut’ta protesto edildi

BEYRUT — İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşması, bölgede İran savaşı yeniden tırmanırken Lübnan’da Hizbullah yanlılarının protestolarına yol açtı. Beyrut’ta sokaklara çıkan göstericiler lastik yaktı, havalimanına giden yolu trafiğe kapattı. Gösteriler sürerken İsrail’in güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı.

Anlaşma, ABD’nin İran’a ikinci gün üst üste düzenlediği saldırıların ardından geldi. ABD, Hürmüz Boğazı yakınlarında ticari bir gemiye yönelik insansız hava aracı saldırısından sonra İran’ın Keşm Adası ile Sirik ve Bender Lenge kentlerini vurdu. İran ise Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD güçlerine misilleme saldırıları düzenlediğini açıkladı ve yeni saldırılara “ezici karşılık” verileceği uyarısında bulundu.

Kuveyt ordusu, sabah saatlerinde ülke hava sahasında tespit edilen iki balistik füzenin “onaylı operasyonel prosedürlere uygun şekilde” engellendiğini duyurdu. Açıklamada saldırıda can kaybı ya da maddi hasar yaşanmadığı belirtildi. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı ise İran’ın saldırısını “Kuveyt’in egemenliğinin açık ihlali” olarak niteleyerek “en güçlü ifadelerle” kınadı.

Lübnan-İsrail çerçeve anlaşmasına göre Lübnan ordusu ilk aşamada iki “pilot bölgede” güvenlik sorumluluğunu kademeli olarak devralacak. Lübnan hükümeti, devletin silah kullanma tekeline yeniden sahip olacağını ve Hizbullah dahil tüm devlet dışı silahlı grupların tamamen ve doğrulanabilir şekilde silahsızlandırılacağını taahhüt ediyor.

Anlaşmaya göre İsrail güçleri, ancak Lübnan ordusunun ülke genelinde “etkin egemenlik” kurması ve devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasının doğrulanmasının ardından kademeli olarak yeniden konuşlanacak. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, anlaşmanın İsrail’in ihtiyaç duyduğu sürece Lübnan içinde bir “güvenlik bölgesi” bulundurma hakkını tanıdığını söyleyerek bunu “İran’a vurulan büyük bir darbe” olarak nitelendirdi.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ise ABD’nin anlaşmanın ihlal edilmesini önlemesini ve İsrail’in güneyde işgal ettiği bölgelerden çekilerek Lübnan ordusunun uluslararası sınırlara konuşlanmasını kolaylaştırmasını umduğunu söyledi.

Ancak Hizbullah, müzakerelere dahil edilmediği anlaşmayı kesin bir dille reddetti. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, anlaşmayı “aşağılayıcı, utanç verici ve egemenliğin teslimi” olarak nitelendirdi. Kasım, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesinin Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına bağlanmasını kabul etmeyeceklerini söyledi.

Kasım, “Sahadaki direnişi sürdüreceğiz. Zor şartlarda mücadeleyi bırakmadık, şimdi de bırakmayacağız” dedi.

Anlaşmanın ardından Hizbullah destekçileri Beyrut’ta sokaklara çıktı. Göstericiler lastikler yakarak yolları kapattı, özellikle havalimanına giden güzergâhta trafiği durdurdu. Protestocular hem anlaşmaya hem İsrail ordusunun Lübnan topraklarında kalmasına hem de güneyde süren İsrail saldırılarına tepki gösterdi.

Lübnan ordusu gösteriler üzerine vatandaşlara “sorumlu davranma” çağrısı yaptı. Başsavcı Ahmed Rami el-Hac da güvenlik güçlerine protestoları kontrol altına alma ve olaylara karışanlar hakkında yasal işlem başlatma talimatı verdi.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise Netanyahu ile birlikte orduya güney Lübnan’daki “güvenlik bölgesinde” uzun süreli kalış için hazırlık talimatı verdiklerini açıkladı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de daha önce İsrail’in Hizbullah silahsızlansa bile bölgede kalması gerektiğini savunmuştu.

Anlaşmaya rağmen İsrail’in Cumartesi günü güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında 4 bin 246 kişi hayatını kaybetti, 12 bin 190 kişi yaralandı.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın