Anasayfa / Dünya / Nobel Barış Ödülü, İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını açıklayan BM komisyonu başkanı Navi Pillay’a verildi

Nobel Barış Ödülü, İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını açıklayan BM komisyonu başkanı Navi Pillay’a verildi

2026 Nobel Barış Ödülü, İsrail’in Gazze’de soykırım işlediği sonucuna varan BM soruşturma komisyonunun eski başkanı Güney Afrikalı Navi Pillay’a verildi.

Norveç Nobel Komitesi, 2026 Nobel Barış Ödülü’nün Güney Afrikalı hukukçu Navanethem “Navi” Pillay’a verilmesini kararlaştırdı. Komite, kararın gerekçesini “barışı ve uluslararası hukuku geliştirme yönündeki çabaları” olarak açıkladı.

85 yaşındaki Pillay, Güney Afrika’daki apartheid rejimine karşı mücadelesinden Ruanda’daki soykırım davalarına, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden İsrail’in Gazze’deki eylemlerini soruşturan BM komisyonuna kadar uluslararası hukuk alanında önemli görevler üstlendi.

İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığı sonucuna varmıştı

Pillay’ın son yıllardaki en dikkat çekici görevi, Birleşmiş Milletler tarafından kurulan İşgal Altındaki Filistin Toprakları ve İsrail Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun başkanlığıydı.

Pillay başkanlığındaki komisyon, 16 Eylül 2025’te yayımladığı raporda, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Filistinlilere karşı soykırım işlediği sonucuna vardı.

Raporda, İsrail’in 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi’nde tanımlanan beş soykırım eyleminden dördünü gerçekleştirdiği belirtildi.

Komisyon, İsrail’in Gazze’de Filistinlileri öldürme, ciddi bedensel veya zihinsel zarara uğratma, topluluğun fiziksel varlığını ortadan kaldırmaya yönelik yaşam koşullarını dayatma ve doğumları engellemeye yönelik tedbirler uygulama eylemlerinde bulunduğu sonucuna ulaştı.

Pillay, raporun açıklandığı gün şu ifadeleri kullandı:

“Komisyon, İsrail’in Gazze’de soykırım işlenmesinden sorumlu olduğu sonucuna varmıştır. Soykırım Sözleşmesi’nde belirtilen eylemler yoluyla Gazze’deki Filistinlileri yok etme niyetinin bulunduğu açıktır.”

Komisyon ayrıca İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın soykırıma teşvikte bulunduğu sonucuna vardı.

Nelson Mandela’yı savunmuştu

1941 yılında Güney Afrika’nın Durban kentinde, Hint kökenli Tamil bir ailede dünyaya gelen Pillay, hukuk kariyerine apartheid rejiminin uyguladığı ırk ayrımcılığına karşı mücadeleyle başladı.

Avukat olarak Nelson Mandela ve apartheid rejimine karşı mücadele eden diğer isimlerin savunmasında görev aldı.

Güney Afrika’da siyahların ve diğer ayrımcılığa uğrayan toplulukların haklarını savunan Pillay, ülkesinde hukuk alanındaki ırk ve cinsiyet engellerini aşan öncü isimlerden biri oldu.

Apartheid rejiminin sona ermesinin ardından Güney Afrika Yüksek Mahkemesi’nde hâkimlik yaptı.

Ruanda soykırımı davalarında görev aldı

Pillay, 1995 yılında Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne hâkim olarak atandı. Daha sonra mahkemenin başkanlığını üstlendi.

Ruanda’da 1994 yılında yaşanan soykırımın sorumlularının yargılandığı davalarda görev alan Pillay, uluslararası ceza hukukunun gelişmesine katkıda bulundu.

2003 yılında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ilk hâkimleri arasında yer aldı.

2008-2014 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev yaptı. Bu dönemde dünyanın farklı bölgelerindeki insan hakları ihlallerine, savaş suçlarına ve ayrımcılık uygulamalarına karşı açıklamalarda bulundu.

Myanmar’ın soykırım davasında da görev yapıyor

Nobel Komitesi’nin açıklamasına göre Pillay, bugün Myanmar’ın Rohingya Müslümanlarına yönelik soykırım suçlamasıyla yargılandığı Uluslararası Adalet Divanı davasında ad hoc hâkim olarak görev yapıyor.

Norveç Nobel Komitesi, Pillay’ın kariyeri boyunca evrensel hukuk ilkelerine bağlı kaldığını ve uluslararası hukukun kapsamını ve etkisini önemli ölçüde genişlettiğini vurguladı.

Komite açıklamasında, Pillay’ın bağımsızlığı, uzmanlığı ve kararlılığı sayesinde çağımızın en saygın uluslararası hukukçularından biri haline geldiği belirtildi.

Nobel Komitesi, Pillay’ın uluslararası mahkemelerdeki çalışmalarının, hukuki mekanizmaların savaş ve şiddet eylemlerini önlemede etkili olabileceğini gösterdiğini ifade etti.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın