Gazze’de İsrail ordusunun kullandığı gözetleme, hedef belirleme ve bombalama sistemlerini İsrail ordusu ve istihbaratının içinden isimlerin tanıklıklarıyla anlatan “NAZA”, 83. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı.
Filmin arkasında daha önce Filistin konusunda çektikleri belgeselle Oscar kazanan iki İsrailli sinemacı var: Yuval Abraham ve Rachel Szor.
İkili, Basel Adra ve Hamdan Ballal ile birlikte Batı Şeria’daki Filistinlilerin yaşadıklarını anlatan “No Other Land”ın dört yönetmeninden ikisiydi. “No Other Land”, 2025 Akademi Ödülleri’nde En İyi Belgesel Film Oscar’ını kazanmıştı.
Yuval Abraham aynı zamanda İsrailli araştırmacı gazeteci, Rachel Szor ise görüntü yönetmeni ve sinemacı. “NAZA”, ikilinin “No Other Land”dan sonra birlikte imza attığı yeni çalışma.

Arkasında “The Zone of Interest”ın Oscar’lı ekibi de var
Filmin yapımcı kadrosunda da önemli isimler bulunuyor.
“NAZA”nın yapımcılığını İngiliz gazetesi The Guardian ile JW Films’den James Wilson üstlendi.
Filmin yürütücü yapımcısı ise İngiliz yönetmen Jonathan Glazer.
Glazer ve Wilson daha önce Auschwitz’in hemen yanında yaşayan Nazi kamp komutanı Rudolf Höss ve ailesini anlatan “The Zone of Interest”ta birlikte çalışmıştı. Film, 2024 Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film Oscar’ını kazanmıştı. Wilson aynı zamanda iki BAFTA ödülünün sahibi.
Venedik yarışmasına sonradan eklendi
“NAZA”, Venedik Film Festivali’nin ana yarışmasına sonradan dahil edildi ve bu yıl Altın Aslan için yarışan filmler arasındaki tek uzun metrajlı belgesel oldu.
80 dakikalık filmin dünya prömiyeri 10 Eylül’de festivalin ana salonu Sala Grande’de gerçekleştirildi.
Gösterimin ardından salon ayağa kalktı.
Yuval Abraham ve Rachel Szor’un gözyaşlarını tutamadığı alkış sırasında seyirciler Filistin bayrakları açtı.
Ayakta alkış 24,5 dakika sürdü. Bu süre, Venedik Film Festivali tarihindeki en uzun ayakta alkış olarak kayda geçti.
Böylece “NAZA”, geçen yıl Gazze’de öldürülen altı yaşındaki Hind Rajab’ın hikâyesini anlatan “The Voice of Hind Rajab”ın aldığı 22 dakikalık alkışı da geride bıraktı.
Filmin adı İsrail istihbaratının kullandığı bir terimden geliyor
Belgeselin adı “NAZA” da doğrudan İsrail ordusunun kullandığı terminolojiden alındı.
“NAZA”, İsrail askeri istihbaratında bir hava saldırısında ölmesi beklenen sivil sayısını ifade etmek için kullanılan askeri bir kısaltma.
Başka bir ifadeyle bir hedef vurulmadan önce saldırıda hedef dışındaki kaç sivilin hayatını kaybetmesinin beklendiğini gösteren hesaplama için kullanılıyor.
Tel Aviv çatılarında üç yıl boyunca gizlice çekildi
Belgeselin hazırlanması yaklaşık üç yıl sürdü.
Yuval Abraham ve Rachel Szor, İsrail ordusu ve istihbaratı içinde görev yapan kaynaklarla görüşmelerini büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirdi.
Röportajların önemli bölümü Tel Aviv’de geceleri, binaların çatılarında çekildi.
Belgesel için toplam 24 İsrailli askeri istihbarat görevlisi ve askerle görüşüldü.
Bu kişiler Gazze’de Filistinlilerin gözetlenmesi, hedeflerin belirlenmesi veya uzaktan gerçekleştirilen saldırıların farklı aşamalarında görev yapmış isimlerden oluşuyor.
24 İsrailli askerin yüzleri ve sesleri değiştirildi
Filmde konuşan asker ve istihbarat görevlilerinin tamamı kimliklerinin açıklanmaması koşuluyla röportaj verdi.
Yapımcılar da kaynaklarının kimliklerinin İsrail makamları tarafından tespit edilmesini engellemek için hem görüntülerini hem seslerini dijital olarak değiştirdi.
Böylece belgeselde tanıklıkları ayrıntılı biçimde yer alırken gerçek yüzleri ve sesleri gizlendi.
Yapay zekâyla hedef belirleme sistemlerini anlattılar
Belgeselin merkezinde Gazze’de kullanılan teknolojik hedef belirleme sistemi bulunuyor.
Filmde konuşan İsrailli istihbaratçılar ve askerler, yapay zekâ destekli sistemlerle Hamas üyesi olduğundan şüphelenilen kişilerin nasıl belirlendiğini, telefonlardan ve diğer dijital kaynaklardan elde edilen verilerin nasıl kullanıldığını ve ardından hedeflerin evlerinin nasıl vurulduğunu anlatıyor.
Tanıklıklara göre bazı saldırılarda hedef alınan kişinin ailesinin veya başka sivillerin evde olduğu bilindiği halde bombardımana izin verildi.
Reuters’ın aktardığına göre filmde konuşan istihbarat görevlilerinden biri yaşananları “endüstriyel ölçekte kitlesel öldürme” sözleriyle tanımlıyor.
Araştırma gazeteciliğinden belgesele
“NAZA” sıfırdan başlayan bir araştırma da değil.
Film, Yuval Abraham ve diğer gazetecilerin 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından İsrail-Filistin yayını +972 Magazine, İbranice Local Call ve The Guardian için yaptıkları araştırmalar üzerine kuruldu.
Bu haberlerde İsrail ordusunun Gazze’de yapay zekâ destekli hedef belirleme sistemleri ve saldırılarda kabul edilebilir görülen sivil kayıp sayıları araştırılmıştı.
Abraham ve Szor, belgeselde bu araştırmaları sistemin içinde görev yapmış 24 kişinin görüntülü tanıklıklarıyla genişletti.
“İsrailliler olarak konumumuzu kullanmak zorunda hissettik”
İki İsrailli yönetmen, filmi neden yaptıklarını Venedik Film Festivali için kaleme aldıkları yönetmen açıklamasında anlattı.
Abraham ve Szor, İsrailli olmalarının sağladığı erişimi Gazze’deki sistemleri araştırmak için kullanmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini belirterek, filmin temel sorusunu şöyle tarif etti:
Bir toplum, başka bir toplumun bütünüyle insanlıktan çıkarılmasına nasıl izin verebilir ve bunu mümkün kılan sistem içeriden nasıl çalışır?
Yönetmenlere göre gazetecilik araştırmaları sistem hakkında çok sayıda bilgiyi ortaya çıkarmıştı; sinema ise yalnızca söylenenleri değil, röportajlardaki sessizlikleri ve insanların söylemekten kaçındıklarını da gösterebilme imkânı sağladı.
Oscar’lı “No Other Land”ın ardından Yuval Abraham ve Rachel Szor’un bu kez kameralarını İsrail askeri sisteminin içine çevirdiği “NAZA”, Venedik’te Altın Aslan için yarışıyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.