Kayıt dışı ekonomide OECD birincisiyiz

Tüm dünyadan araştırmacıların kullanımına açık olan bu veri setinde Türkiye’nin son 10 yıllık performansını değerlendiren Ceyhun Elgin, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin son 10 yıldır gayri safi milli hasılaya oranının yüzde 28-30 diliminde sabitlenmiş bir görünüm sunduğunu belirtti.

 

Söz konusu çalışma kapsamında 1950-2012 döneminde 161 ülkeyi inceleyen ve bu ülkelerin bu dönemler arasında kayıt dışı ekonomilerinin gayri safi milli hasılanın içinde ne kadar büyüklükte bir yer kapladığını araştıran Elgin, ‘’Dünya genelinde yapılan araştırmalarda da görülüyor ki, kayıt dışılığı oluşturan çeşitli mikro ve makro faktörler söz konusu. Örneğin, yolsuzluk belirleyici bir unsur. Yolsuzluğun bir ülke siyaseti veya ekonomisinde yaygın olması kayıt dışı olmayı doğrudan etkiliyor. Ayrıca Law and Order diye bir endeks var, yani bir ülkede hukuk kurallarının uygulanıp uygulanmadığı kayıt dışını etkileyen bir diğer unsur.  

 

Son yıllarda yayımlanmaya başlanan Dünya Değerler Anketi’nde de yer alan  Kamusal Güven önemli faktörlerden bir başkası. Kurumlara, kişilere güvenin düşük olduğu ülkelerde kayıt dışılık yükseliyor. Ayrıca vergiler ve kamu harcamalarının nasıl yapıldığı kayıt dışılığı etkileyen çok önemli bir diğer unsur’’ saptamasında bulundu.

 

Kayıt dışı ekonominin büyümeyi olumsuz etkilediğini belirten Elgin, Türkiye’de kayıt dışılığın en yüksek olduğu sektörün, yüzde 61 oranıyla inşaat sektörü olduğunu belirtti.

 

Önceki İçerikCan sıkıntısı
Sonraki İçerikSiyaset zamanı