Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat’taki Malazgirt programında yaptığı konuşmada, çerçeve yasanın yürürlüğe girmesiyle resmî olarak çalışmalarına başlanan yeni çözüm süreci kapsamında “iç cephe” vurgusu yaptı. Hem Türkiye hem de bölge için barış mesajı veren Erdoğan, “İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak” dedi. Ancak isim vermeden sürecin birileri tarafından engellenmek istediğine dikkat çeken Erdoğan, “Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşlikle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Be tür oyunlar çevirdiğinizi biliyoruz. Bölgemize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız bir planımız var” ifadelerini kullandı. Erdoğan, kardeşlik, barış ve istikrarın kazacağını söyleyerek, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine hep birlikte şahitlik edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesine gitti. Ahlat’taki Malazgirt programı kapsamındaki etkinliklere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. Bugün Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Kabine toplantısına da başkanlık edecek olan Erdoğan ise toplantıdan önce Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde halka hitap etti.
“Ahlat Kubbetü’l-İslam’dır”
“Özellikle bizleri hüsnü kabulle karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi şu bin yıllık vahdet ve uhuvetimizi inşallah daim eylesin. Tarihimizin en şanlı, en ihtişanlı destanlarından biri olan Malazgirt zaferimizin 955. seneyi devriyesini idrak edeceğiz. Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek fethin mukaddes havasını bir kere etmek istiyorum. Ahlat 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi sen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır.

Evet, Ahlat tarihimizin iftihar sayfasıdır. Şurası muhakkak ki Malazgirt’e giden yol Ahlat’tan açılmıştır. Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Unutmayın, Ahlat Kubbetü’l-İslam’dır.
Bugün burada olduğu gibi ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum. Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üstü değil, kalplerin ve zihinlerin de çekim merkezi olmuştur.
Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır. Gönül birliği, ülke birliği bir destan yazılmıştır. Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada ağlattığı olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz.
“Yeni bir dönemin kapıları açılacak, bizi yolumuzdan döndüremezsiniz”
Şundan kimsenin şüphesi olmasın. İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine hep birlikte şahitlik edeceğiz. Türkiye’yi daha güçlü yarınlara taşıyacağız.
Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz huzur iklimine kavuşacak. Coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini, kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz.
“Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız bir planımız var”
Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşlikle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz, ne tür oyunlar çevirdiğinizi biliyoruz. Bölgemize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız bir planımız var. Hepsinden önemlisi Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı var.
O hesap galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, soykırımcılar kaybedecek; kazanan kardeşlik, barış ve istikrar olacak. Kazanan Türk milleti olacak. Büyük ve güçlü Türk milletinin şafağı sökmüştür. Önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun.”
Barış sürecine dair mesaj veren Erdoğan, “Bugün bir kez daha hangi görüşten olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, sürece yönelik yaptığı açıklamada “Süreci zora sokan, dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişim tarih karşısında mesul olacaktır. Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmalarını bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında süreç için çağrı yapan Erdoğan, “Bugün bir kez daha hangi görüşten olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şunlar:
“Hükümet olarak çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen Türkiye’yi kalkınma ve refah rotasında tutmak için yoğun çaba harcıyoruz.
Toplantımızda, dış politika, ticaret, güvenlik ve Terörsüz Türkiye sürecimiz başta olmak üzere ülkemizi ilgilendiren kritik başlıkları istişare ettik.
Bölgemizdeki ekonomik krizler, tüm dünya gibi bizi de etkiliyor olsa da istihdamdan ihracata tarımdan turizme hedeflerimize bağlı kalmayı sürdürüyoruz.
Türkiye, Allah’ın izniyle doğru yoldadır. İstikameti bellidir ve eninde sonunda menziline ulaşacaktır.
Türkiye güvendedir. 86 milyonun emaneti emin ellerde güven içindedir. Bu kutsal emanete hiçbir surette gölge düşürmeyeceğiz.
İran-Amerika geriliminin küresel ekonomide yol açtığı şok dalgası zamanla tesirini yitirdikçe bunun günlük yaşama yansımalarını net görme imkanı bulacağız.
Süreç mesajları
Gazi Meclisimiz tarihi bir mutabakat örneği sergileyerek 467 ‘evet’ oyu ile Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul etti.
Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır.
Günlük siyasi hesaplar yerine ülkeyi ve milleti merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde Türk demokrasisi her türlü düğümü çözecek olgunluğa sahiptir.
(Terörsüz Türkiye) Bugün bir kez daha hangi görüşten olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum.
İktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir bir devlet meselesidir. 86 milyonun meselesidir.Milletimiz kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir.
Gelin Türkiye’yi terörden kurtararak şehitlerimize, gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim.
“Sürecin karşısında yer alanlar mesul olacak”
Süreci zora sokan, dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişim tarih karşısında mesul olacaktır.
Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmalarını bekliyorum.
Türkiye, vatandaşlarıyla birlikte bölgesindeki herkes için barış istedikçe, cinayet şebekelerinin kan ve çatışma üzerine kurulu planları bozuluyor.
Bölgemizle ilgili hangi kanlı senaryoların yazılmaya çalışıldığını görüyoruz. Allah’ın izniyle bunların hayata geçirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
Birileri istemiyor, endişe duyuyor, birilerinin planları bozuluyor diye bölgemizde barışın tesisi için mücadele etmekten geri duracak değiliz.
Biz elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz.
Birilerinin iddia ettiği gibi gizli bir ajandamız, niyetimiz yok. Bizim amacımız etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.