Anasayfa / Haberler / PORTRE | Erdoğan’ın CHP’ye “cuntacı” cevabında anısını anlattığı Ahmet Er: 27 Mayıs’ın Milli Birlik Komitesi üyesi

PORTRE | Erdoğan’ın CHP’ye “cuntacı” cevabında anısını anlattığı Ahmet Er: 27 Mayıs’ın Milli Birlik Komitesi üyesi

Erdoğan’ın Özel’in “cuntacı” sözlerine yanıtında hatırlattığı 27 Mayıs anekdotunun müellifi darbe sonrası Milli Birlik Komitesi’nin 38 üyesinden biri olan Ahmet Er. Türkeş’le birlikte tasfiye edilen “Ondörtler”den biri olan Er, MHP’nin ve BBP’nin uzun yıllar yöneticiliğini yaptı. Alevi kimliğine sahip olan Er, Türkçü harekete İslam’ı katanın kendisi olduğunu savunuyor.
4

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup toplantısındaki konuşmasında CHP lideri Özgür Özel’in kendisine yönelik “cunta lideri” sözlerine, CHP’nin geçmişine yüklenerek şöyle karşılık verdi:

“Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, darbecilerle kol kola yürüyen CHP’yi görürsünüz, darbecilere mihmandarlık yapan CHP’lilerle karşılaşırsınız.

“Ülkemizde darbe geleneğini başlatan 27 Mayıs’ın baş aktörü CHP’yi görürsünüz, 12 Mart muhtırasının arkasında CHP’nin silüeti vardır, 12 Eylülcülerin ilham kaynağıdır.

“27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP’dir. 3 Kasım 2002’den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP’nin parmağı vardır.

“Siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sözcüğünün karşısında CHP yazar. Darbecilik CHP’nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir, darbecilere destek vermek milli sporudur.”

27 Mayıs öncesinden bir anı: “Saraçhane’de iki grubu birbirine çatıştırdık”

Erdoğan, bu sözlerinin ardından, “CHP’nin ‘darbe sever’ karakterini gözler önüne seren ibretlik bir anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum. Özellikle CHP’nin sokaklarımızı ateşe vermek için öne sürdüğü gençlerimizin bu hatıratı çok ama çok dikkatli dinlemesini istiyorum” diyerek şunları söyledi:

“Bir gün merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er’in yolu Davutpaşa Kışlası’na düşer. Darbenin ayak sesleri işitilmektedir. Niyeti arkadaşı Binbaşı Orhan Erkanlı’yı ziyaret etmektir.

“Daha sonra CHP sıralarında milletvekilliği yapacak olan Erkanlı, Davutpaşa’da tank tabur komutanıdır. Ahmet Er, iki sivil ile görüşme halinde olan Erkanlı’nın odasına girer. Odaya girince içeride bulunan iki yabancı bir anlık şaşkınlık yaşar. Binbaşı Erkanlı onlara döner ve ‘Yüzbaşım yabancı değil devam edin’ der.

“Bunun üzerine sivil şahıs, Erkanlı’ya brifing vermeye devam eder, ‘Saraçhane’de iki grubu birbirleriyle çatıştırdık, kavga bütün şiddetiyle devam ediyor. Başka bir emriniz var mı?’ diye ekler. ‘Teşekkür ederim, böyle devam edin’ diyen Erkanlı onları yolcu eder.

“Ahmet Er şaşkınlıkla, ‘Binbaşım bu adamlar kimdir?’ diye sorar. Erkanlı’nın cevabı manidardır, ‘Bunlar Halk Partisi milletvekilidir’ der.

“Bu duruma Ahmet Er, ‘Memleketin genç evlatlarını birbirlerine kırdırıyorlar, bu ne haince iştir’ sözleriyle tepki gösterir. Erkanlı ise ‘Olaya öyle bakma onlar ihtilale zemin hazırlıyor’ karşılığını verir. İşte CHP budur, CHP zihniyeti budur.”

Anının müellifi de 27 Mayıs darbesinin Milli Birlik Komitesi üyelerinden

Erdoğan’ın aktardığı bu olay, adı geçen isimlerden Ahmet Er’in 27 Mayıs 1960 darbesi öncesinde yaşandığını anlattığı bir anısı.

İlginç olan ise 27 Mayıs darbesiyle ilgili bu anının kaynağı Ahmet Er’in de 27 Mayıs darbesine katılan isimlerden biri olması.

Ahmet Er.

27 Mayıs’ın uygulamalarına tepki gösteren açıklamalar yaptı

Ahmet Er, sonraki yıllarda 27 Mayıs’ın ve kendisinin de tasfiye edildiği MBK’nın başta idamlar olmak üzere birçok uygulamasına karşı çıktığını belirten açıklamalar yaptı.

Türkeş’le birlikte tasfiye olan “Ondörtler”den

Yüzbaşı rütbesiyle katıldığı darbe sonrası ülkenin idaresini zorla ele alan Milli Birlik Komitesi’nin (MBK) 38 üyesinden biri olan Ahmet Er, daha sonra MBK içinde tasfiye edilen, Alparslan Türkeş öncülüğündeki 14 isim arasında yer almıştı.

Ahmet Er, 1965 yılında Türkeş’le birlikte, Osman Bölükbaşı liderliğindeki Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne (CKMP) katılan isimlerden biriydi. “Ondörtler”den Dündar Taşer, Muzaffer Özdağ, Rıfat Baykal ve Mustafa Kaplan da Türkeş ve Er ile birlikte CKMP’de siyasete atılmıştı.

Ahmet Er ile Alpaslan Türkeş.

12 Eylül’e kadar MHP genel başkan yardımcısı

Alparslan Türkeş genel başkanlığındaki CKMP’nin 1969 yılında Milliyetçi Hareket Partisi adını almasından sonra ise 12 Eylül 1980 darbesine kadar partinin genel başkan yardımcılığını yaptı.

Yazıcıoğlu ile BBP’nin kurucularından

12 Eylül sonrası bir süre siyasetten uzak duran Ahmet Er, 1992 yılında Türkeş liderliğindeki Milliyetçi Çalışma Partisi’nden ayrılarak Muhsin Yazıcıoğlu liderliğinde kurulan Büyük Birlik Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı ve genel başkan yardımcılığını yaptı.

Türk-İslam sentezinin keskin savunucusu bir Alevi 

Manisa Akhisar’a bağlı bir Alevi köyü olan Sünnetçiler köyünden olan Ahmet Er, Türk-İslam sentezi düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak tanınıyor.

Kendini anlatmıştı: “Türkçülük hayatını İslam’ı sokan şu fakir kardeşinizdir”

2017 yılında hayatını kaybeden Ahmet Er, verdiği bir röportajda 50’li yılların başlarında subaylık yıllarında tanıştığı başta Türkeş olmak üzere diğer milliyetçi subayların fikri tutumlarını İslami yönden eksik bulduğunu belirterek şunları söylemişti:

“Fark ettim ki bu Türkçü hareketin içinde İslam yok. Fikir bakımından Türkçülük çok ağır basıyordu. ‘Arabın dini’ ifadelerini kullanıyorlardı. Türkeş de Türkçüydü. İslami kelime onun da ağzından çıkmıyordu. Türkiye’de Türkçülük hayatına İslam’ı sokan şu fakir kardeşinizdir.”

“Ne Sünnidir ne Alevidir benim halim…”

Milliyetçi düşünceyle ilgili yazdığı kitapları bulunan Ahmet Er’in 2002 yılında da “Ne Sünnidir Ne Alevidir Benim Halim, Dinim İslam Ehl-i Sünnettir Benim Yolum” adlı bir eseri yayınlanmıştı.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın