George Floyd’un ölümüne neden olan polis memuru jüri tarafından suçlu bulundu

ABD’nin Minneapolis kentinde gözaltı sırasında aşırı şiddet uygulayarak, 5 çocuk babası hip hop sanatçısı George Floyd’un (46) ölümüne neden olan polis memuru Derek Chauvin jüri tarafından suçlu bulundu. Jürinin “suçlu” kararı dün ve bugün yaklaşık 10 saat süren toplantılardan sonra açıklandı.

12 kişilik jüri, 38’i savcılık ve 7’si eski polis Chauvin’in savunma ekibi tarafından davet edilen toplam 45 tanığın ifadesini 3 hafta boyunca dinledi. Tanıklar arasında olay yerine çağrılan sağlık görevlileri, bir göğüs hastalıkları uzmanı ve bir kardiyolog da dahil olmak üzere tıp uzmanları da yer aldı.

Tanık ifadelerinin dinlenmesinden sonra kapanış konuşmalarını yapan savcılar, jüri üyelerinden kararlarını verirken, George Floyd’un eski polis memuru Chauvin’in dizinin altındaki son anlarının yürek burkan görüntülerini izlerken gördüklerine ve duygularına inanmalarını istedi.

Chauvin’in avukatları ise makul herhangi bir polis memurunun yapacağı gibi hareket ettiğini savundu ve savcıların, kalp sorunları ve uyuşturucu kullanımı da dahil olmak üzere George Floyd’un ölümüne katkıda bulunan diğer olası faktörleri görmezden geldiğini söyledi.

Minneapolis’te halk jürinin kararını beklerken gerilimi yüksek saatler yaşandı. Minneapolis başta olmak üzere bazı şehirlerde Ulusal Muhafız görevlendirildi. Polis, göstericilere barışçı olmaları çağrısında bulundu. İşyerleri kepenklerini kapattı. Mahkeme binası dikenli tel, barikat ve Ulusal Muhafız desteği ile korundu.

George Floyd 25 Mayıs 2020 tarihinde sigara satın alırken sahte 20 dolar kullandığı gerekçesiyle olay yerine çağrılan 4 polis memurundan biri olan Derek Chauvin’in, Floyd’un boynuna ve sırtına 9 dakika 29 saniye boyunca dizini dayayarak ölümüne neden olduğunu gösteren video kaydı, sosyal medyada paylaşıldı. Adli müfettiş, Floyd’un polisin güç
kullanması, uyuşturucu ve genel sağlık durumu faktörlerinin birleşmesi sonucunda hayatını kaybettiğini kaydetti. Videonun sosyal medyada yarattığı infial sokağa taştı ve ülke çapında 1960’lı yılların sivil haklar gösterilerinden bu yana görülmemiş yaygınlıkta “Black Lives Matter” protestoları patlak verdi.

George Floyd’un, ABD’nin başkanlık seçimi yılında polis şiddetiyle hayatını kaybetmesi üzerine, ülkede ırkçılık ve sosyal adalet konularında kutuplaşmaya neden olan; yer yer yağmalama ve şiddet olaylarına da dönüşen ulusal çapta bir hesaplaşma yaşandı.