Gülistan Doku soruşturmasında yedi ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli valisinin oğlu da İstanbul’da gözaltına alındı.
6 yıldır kayıp olan Gülistan Dolu soruşturmasında 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.
Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel de var.
Gözaltına alınan isimler şöyle:
Zeinal Abakarov: Alanya (Gülistan’ın sevgilisi)
Engin Yücer: Alanya (Zeinal’ın eski polis olan üvey babası)
Cemile Yücer: Alanya (Zeinal’ın annesi)
Uğurcan Açıkgöz: Antalya Merkezden (Mustafa Türkay Sonel’in o dönem ve halen yakın arkadaşı, kamera kaydında yer alan şahıs)
Erdoğan Elaldı: Antalya Merkez (O dönem Tunceli İl Özel İdare’de çalışan kişi)
Mustafa Türkay Sonel: İstanbul Ataşehir (Dönemin Tunceli Valisi halen İçişleri Bakanlığı Müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu)
Gökhan Ertok: Ankara (İhraç olan eski polis memuru, Vali ve korumasıyla bu süreçte irtibatı olan şahıs)
Savaş Gültürk: Elazığ (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)
Süleyman Önal: Tunceli (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)
Celal Altaş: Tunceli
Nurşen Arıkan: Tunceli
Şükrü Eroğlu: İzmir (Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması)
Eski vali Tuncay Sonel: “Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi nasıl bu olayla ilgisi olabilir?”
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku soruşturmasında oğlunun gözaltına alınması hakkında gazeteci Sinan Burhan’a şunları söyledi:
“Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi nasıl bu olayla ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım.”
Adalet Bakanlığı kaynakları yalanladı: “O tarihte 20 yaşında”
Adalet Bakanlığı kaynaklarından ise Tuncay Sonel’i yalanlayan şu açıklama yapıldı:
“Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma bağlamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlunun gözaltına alınması sonrası yaptığı açıklamada, oğlunun olay tarihinde ‘lise öğrencisi’ olduğunu öne sürerek iddiaları reddetmiştir. Tuncay Sonel’in kamuoyuna yansıyan açıklamasında; oğlunun Gülistan Doku’yu ve çevresini tanımadığını, olayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kendisinin de aileye destek olduğunu ifade ettiği, yöneltilen iddiaları ise ‘iftira’ olarak nitelendirdiği görülmektedir.
Ancak mevcut nüfus kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel’in 2000 doğumlu olduğu, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 2020 yılı itibarıyla yaklaşık 20 yaşında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, ‘lise öğrencisi’ olduğu yönündeki savunmanın hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığını göstermektedir.
Öte yandan, söz konusu dönemde Mustafa Türkay Sonel’in Tunceli’de bulunduğu ve kamuoyuna yansıyan araç kayıt bilgileri ve fotoğraflara göre lüks bir araçla şehirde dolaştığına ilişkin bilgiler de dosya kapsamında değerlendirilen unsurlar arasında yer almaktadır. Tüm bu gelişmeler, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olarak değil, çok yönlü ve derinleştirilmesi gereken bir soruşturma olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Kamuoyunun en temel beklentisi, genç bir kadının akıbetinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmasıdır. Soruşturma, ortaya çıkan yeni bilgi ve belgeler ışığında titizlikle sürdürülmektedir.”
“Gülistan Doku’nun cenazesi taşındı”
Gülistan Doku soruşturmasında bir gizli tanığın JASAT’a ulaşıp Doku’nun öldürüldüğünü açıkça beyan ettiği ortaya çıktı. Gizli tanığın, Gülistan Doku’nun naaşının, bulunması endişesiyle birden fazla kez yerinin değiştirildiğini beyan etmesi üzerine söz konusu yerde yer altı cihazlarıyla incelemer yapıldı.
İncelemenin ardından hazırlanan raporda şu ifadeler yer aldı:
“Tunceli ili Pertek İlçesi Koçpınar köyü girişinde bulunan mezarlık yanındaki mevkide (37 SEC 45090 – 99570) koordinatlarında gömülü bir ceset olduğu bilgisi tarafıma verilerek belirtilen bölgede Yer Altı Görüntüleme Cihazı ile arama yapmam söylenilmiştir.
2 saat süre ile belirtilen bölgede bahse konu cihaz ile yapmış olduğum aramada aranan bölge içerisinde YGC cihazının uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk olduğu bu boşluğun ebatlarının ortalama olarak 1.60 – 1.70 cm uzunluğunda 70 – 80 cm genişliğinde 80 cm derinliğinde mezar görüntüsünde olduğu, tespit ettim.
Tespit ettiğim boşluğa bir şahsın gömülüp belli bir süreden sonra çıkarıldığı bu sürenin yaklaşık 1-2 yıl arasında olduğunu, tespit edilen boşluğa ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silahta gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluştuğunu değerlendirmekteyim.”
Anne: “Eski vali bizi barajın etrafına yönlendirmişti”
Gözaltıların ardından Gülistan Doku’nun ailesi Bedriye Doku, Tunceli Adliyesi önünde gazetecilere konuştu.
Anne, oğlu da gözaltına alınanlar arasında olan dönemin valisi Tuncay Sonel’in arama çalışmaları sırasında kendilerini baraj etrafına yönlendirdiğini söyledi:
“Polisler ne biliyor, dalgıçlar ne biliyor? Israrla bizi oraya gönderdi, sanki işe gidip geliyoruz.”
Ablası: “Katil Mustafa Türkay Soner”
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku da şöyle konuştu:
“Katil, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel. 7 yıldır sokak sokak adalet arıyoruz. Allah bir yerde hata yaptırıyor. İşlediği kusursuz cinayeti her yerde örttüğü süreçte bir yerde hata yapıyor.”
Kaybolmasından iki hafta sonra hesaplarına mı girildi?
Gazeteci Burak Doğan’ın aktardığına göre; JASAT’ın tespitleri ve Ulusal Kriminal Büro adlı şirketin hazırladığı raporuna dayanarak, Gülistan Doku’nun kaybolmasından 2 hafta sonra 17 Ocak 2020 gecesi Gülistan Doku’nun Instagram hesabına giriş yapılarak hesaptaki bazı verilerin silindiği ve hesaptan sabaha karşı çıkış yapıldığına dair bulgular soruşturma dosyasına girdi.
Raporda, aynı gece SIM kartın telefona takılarak Whatsapp hesabına da giriş yapıldığı ve buradaki verilerin de silindiği değerlendirildi.
Savcılık kaynakları, verilere “iz kaybettirme” amacıyla müdahale edilmiş olabileceği üzerinde durulduğunu belirtti.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.