Erdoğan: 14 yıllık hayalimdi, oldu

 

Şehir hastaneleri projesi benim 14 yıllık hayalim. Sonunda yoluna girdi. Şehir hastaneleri için özel bir kanun yapmak zorunda kaldık. Pekçok engeli aşarak nihayet 2013'de 15 hastaneyle ilgili projeleri imzaları attık ve projeye start verdik. Şu anda 21 şehir hastanesinin ihalesi yapıldı veya sözleşmesi imzalandı. Bu projeler 9 bin metrekarelik bir alana 22 milyar 737 milyon lira yatırım bedeli olan hastanelerin inşaasını içeriyor. Toplamda 41 bin yatağa, 30 milyar lira yatırım tutarına sahip 29 projeyi hayata geçirmiş olacağız. Şehir hastanelerinin açılışına inşallah önümüzdeki aydan itibaren başlıyoruz. Burada mesele şu; biz öyle hastaneler inşa edelim, kuralım ki, buralarda benim vatandaşım hastaneye girdiği zaman hastanenin içinde, dışarıda sedyelerin üzerinde dolaşmasın. Çocukluğumuzda hastanelere gittiğimiz zaman sedyeler üzerinde bir binadan başka bir binaya… Bir yerde doktor bir binada sizi muayene ediyor, ondan sonra bir başka binaya geçiyor. Bunları hep yaşıyor. Bunun bitmesi lazım. Şimdi hamdolsun birçok hastanede başarıldı ama bunun daha da geliştirilerek devamının mücadelesini veriyoruz. 2019 yılına kadar tüm hastaneleri hizmete açmayı amaçlıyoruz. 

"6 ayrı hastaneden oluşacaklar"

Burada İzmir ve Kocaeli gibi iki şehrimizin yaklaşık 637 milyon dolarlık anlaşmanın imzalarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Kocaeli Şehir Hastanemiz Bin 180 yatağa sahip olacak. 6 ayrı hastaneden teşekkül edecek. İzmir Bayraklı Hastanemiz ise 2 bin 60 yatağa sahip, 6 ayrı hastaneden teşekkül edecek. Şimdiden şehirlerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Şehir hastaneleri aynı zamanda kamu özel işbirliğinin en seçkin örneklerinin sergilendiği bir projedir. Bir ülkede istikrar, güven varsa işte orada kamu ve özel ortaklık projesi olur. Böyle bir gelişme o ülkede yoksa kimse oraya gelip de kolay kolay bu yatırımı yapmaz. Türkiye gerçekten kamu özel işbirliğini en iyi şekilde uygulayan bir ülke durumundadır. Havalimanlarını bu modelle yaptık. Şehir hastanelerimizin bir kısmı aynen bu şekilde, köprülerimiz aynen bu şekilde oldu. Bundan sonra da çeşitlenerek devam edecek. Avrasya Tüneli'nin aynı şekilde açılışını yapacağız. 2015 verilerine göre küresel düzeyde kamu özel sektör işbirliği yatırımlarının yüzde 40'ı ülkemizde gerçekleşiyor. Bu istikrar ve güven noktasında Türkiye'nin nerede olduğunu çok açık göstergesidir. Bu yatırımları büyük oranda yerli şirketleri aracılığı ve dış finansmanla hayata geçiyor olması ayrıca önemlidir. Kamu bankalarımız son dönemde biraz nazlananlar olunca devreye girmek suretiyle İstanbul'daki dünyanın bir numaralı havalimanında ilk adımını onlar attılar. 

"Güçlü bir sağlık altyapısı kuracağız"

Biz temel atarken tarih vermek suretiyle başlarız ve ondan sonra açılışını yaparız. Temel atma törenine ben gitmem. Ne zaman açılacaksa ben açılış törenine katılacağım derim ve açılış merasimine katılırım. Milletimle aramdaki bu bağı zedelemem. Ben sadece takipçisi olurum, neticede açılışında beraber olurum. Bu mevcut projeler daha ziyade dış kaynakla finanse ediliyor. Finansman özel sektör eliyle gerçekleşiyor. Sipariş üzerine kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye'ye not vermeye kalkıyor. Kusura bakmasınlar bunların hiçbirisi Türkiye için geçerli değil. Piyasanın gerçek oyuncuları siyasi değerlendirmelere değil reel duruma bakıyor. Şehir hastaneleri ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltecektir. Sağlık endüsrtisinin ülkemizde gelişmesini temin edecektir. Geleceğin en önemli sektörlerinden biri olan sağlık alanında Türkiye, bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir konuma getirecektir. Bir yandan şehir hastaneleri, diğer yandan kamu ve özel sektör yatırımlarıyla gerçekten çok güçlü bir sağlık altyapısı kurma konusunda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Yılda yüzde 4-5 oranında artan doktor sayımızın da desteklendiğini görüyoruz. Halen 141 bin doktorumuz varken, tıp fakültelerimizde eğitim alanların sayısı 71 bin. Doktor yetiştirme konusunda çok daha gayretli olacağız. Yardımcı sağlık personeli olmak için eğitim görenlerin sayısı 100 binin üzerindedir. Türkiye sağlık alanında da 2023 hedeflerine ulaşmak için kararlı adımlarla yürümeye devam ediyor. 

"Bu ülke kendisine itimat edenleri mahçup etmedi"

Batı'daki bazı kesimlerin anlamak istemedikleri şudur; Türkiye tüm zorluklara rağmen gündemindeki ekonomi programlarını uygulayabilecek güce sahip bir ülke. Dört bir yanımızda savaş da olsa kendi hedeflerimize yürüyoruz. Geçmişte çok büyük krizler yaşayarak, tökezleyerek kendimize yol açtık. Son 14 yıldır güven ve istikrar ortamı sayesinde güçlü savunma refleksleri geliştirdik. 2015 yılında ekonomimiz yüzde 4 büyüdü. Geçtiğimiz yıl Çin ve Hindistan hariç gelişen ekonomilerinin iki katından fazla büyüme gösterdik. Bu yıl büyüme oranımız yüzde 3,9 seviyesinde gerçekleşti. 6-7 milyon kişiye istihdam sağladık. İşsizliği kısa sürede çok kısa süreli oranlara indiremeyecek olsak da bu üstesinden gelemeyeceğimiz bir sorun değildir. İşsizlik oranının yüzde 10,7'ye yükselmesindeki sebep iş gücündeki artıştır. Dış ticaret açığımız 2010'dan bu yana en düşük seviyeye gelmiştir. Benim faize muhabbetim yoktur, faize düşmanım, çünkü onu bir düşman olarak görüyorum. Faiz harcamalarının vergi gelirine oranı yüzde 13'e düştü. Bankalarımızın döviz açık sorunu da yoktur. Türkiye çevresindeki tüm krizlere, çatışma ortamlarına rağmen kendi yolunda kararlılıkla, güvenle, istikrarla yürümeyi sürdürüyor. Bu ülke kendisine itimat eden hiç kimseyi mahçup etmemiştir, etmeyecektir.