Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, AKP’li eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın şikâyeti üzerine açılan hakaret davasında karar çıktı.
Silivri’de görülen davada mahkeme, İmamoğlu’nun üzerine atılı suçun sabit olduğu gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmetti.
Davanın merkezinde İmamoğlu’nun Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin açılışında yaşanan tartışmanın ardından kullandığı sözler bulunuyor. İddianamede İmamoğlu’nun Yazıcı’ya yönelik kullandığı ileri sürülen “nezaketsiz” ifadesi ile konuşmasının ilerleyen bölümündeki “Cebimizdeki paraları aldınız, yüzde 50’sini çaldınız” sözleri suçlamaya konu edildi.
İmamoğlu ise duruşmadaki savunmasında iki ifadenin de iddianamede yanlış bağlama oturtulduğunu söyledi.
“Nezaketsiz ifadesi asla bir hakaret kastı taşımamaktadır”
İmamoğlu, aynı dosyada daha önce beraat ettiğini hatırlatarak önceki kararın içerik bakımından değil, savunmasının duruşmada alınması gerektiği gerekçesiyle usulden bozulduğunu söyledi:
“Sayın mahkemeniz, daha önce dosyadaki tüm delilleri incelemiş, siyasi eleştiri niteliği taşıdığını tespit ederek beraatime hükmetmişti. Bölge Adliye Mahkemesi, bu esastan beraat kararını içerik yönünden haksız bulmamış, yalnızca basit yargılama usulü yerine genel hükümlere göre duruşma açılarak savunmamın alınması gerektiği gerekçesiyle usulden bozmuştur.”
İmamoğlu, iddianamede yer alan “nezaketsiz” sözü için de şu savunmayı yaptı:
“İddianamede bağlamından koparılarak cımbızlanan ve şahsıma suçlama olarak yöneltilen ‘nezaketsiz’ ifadesi, asla bir hakaret kastı taşımamaktadır. Aksine o gün orada yaşanan somut bir provokasyona ve şikayetçi Şadi Yazıcı’nın sergilediği ağır nezaketsizliğe verilmiş haklı bir tepkiden, bir durum tespitinden ibarettir.”
İmamoğlu: Yazıcı konuşurken kalabalığı ben sakinleştirdim
İmamoğlu, olayın yaşandığı açılışta Yazıcı’nın yaptığı konuşmanın salonda tepki yarattığını anlattı.
Yazıcı’nın kendisinden önce görev yapan belediye başkanlarının isimlerini anmasına rağmen kendi ismini anmadığını belirten İmamoğlu, buna rağmen Yazıcı konuşurken tepki gösteren kalabalığı bizzat sakinleştirdiğini söyledi:
“Ben, bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak onun konuşmasını bölenleri kendim, bizzat ayağa kalkarak kalabalığı susturmaya ve ‘Lütfen yapmayın’ demeye gayret ettim ve sakinleştirdim. Kendisi söz hakkını sonuna kadar kullandı.”
İmamoğlu, Yazıcı’nın konuşmasının ardından kendisinin kürsüye çıkması sırasında salonu terk etmeye yöneldiğini belirterek bunu “provokasyonun son halkası” olarak nitelendirdi.
“Vatandaşları sakinleştirmek amacıyla söyledim”
İmamoğlu, “nezaketsizlik” ifadesini Yazıcı’ya hakaret etmek amacıyla değil, salondaki gerilimi düşürmek için kullandığını savundu.
O sırada mikrofondan söylediği sözleri mahkemede şöyle aktardı:
“Arkadaşlar, o arkadaş buraya germeye gelmiş. Siz bırakın. Sakin, sakin… Nezaketsizlik… Bakın arkadaşlar, müsaade edin lütfen. Bakın provokasyona gelmeyin, ilgilenmeyin. Kötü söz sahibine aittir.”
İmamoğlu, bu sözleri “galeyana gelen vatandaşları sakinleştirmek ve taşkınlığı önlemek amacıyla” söylediğini belirtti.
“Yüzde 50’sini çaldınız” sözü kime söylendi?
Davadaki diğer tartışmalı ifade ise İmamoğlu’nun konuşmasındaki:
“Cebimizdeki paraları aldınız, yüzde 50’sini çaldınız.”
İmamoğlu, savunmasında bu sözlerin Şadi Yazıcı’ya yöneltilmediğini özellikle vurguladı. Yazıcı’nın konuşmasını bitirmesiyle bu ifadeleri kullanması arasında 10 dakikadan fazla süre bulunduğunu söyleyen İmamoğlu, konuşmanın o bölümünde konunun tamamen değiştiğini belirtti.
İmamoğlu şöyle konuştu:
“Konuşmamın sonraki bölümünde hedefim, açıkça isimlerini zikrederek seslendiğim hükümetin ekonomik politikaları ve Genel Başkan Yardımcılarıdır. Ve konuşmamda aslında bunların temelinde de zikrederek ifade ediyorum zaten. Müştekinin orada benim muhatabım olma şansı yok zaten. Yani konu da özne de farklıdır.”
İmamoğlu böylece “nezaketsiz” ifadesinin hakaret sayılamayacağını, “yüzde 50’sini çaldınız” sözlerinin ise davanın müştekisi Şadi Yazıcı’ya yönelik olmadığını savundu.
Aynı davada daha önce iki kez beraat etmişti
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, kararın ardından BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada İmamoğlu hakkında aynı dosyada daha önce iki kez beraat kararı verildiğini söyledi ve yeni kararı “hukuki skandal” olarak nitelendirdi.
Günaydın’a göre önceki beraat kararının bozulmasının nedeni kararın esasına ilişkin değildi; İmamoğlu’nun ifadesinin alınmamış olması gerekçe gösterilmişti.
Günaydın, İmamoğlu’nun daha önce duruşmaya katılamamasının nedeninin de içinde bulunduğu aracın arızalanması olduğunu söyledi. Dava sürecinde hakimin değiştiğini de belirten Günaydın, verilen son karara karşı istinaf ve temyiz yollarının açık olduğunu vurguladı.
Kesinleşirse siyasi yasak gündeme gelebilir
İmamoğlu hakkında verilen 2 yıl 1 aylık hapis cezası henüz kesinleşmiş değil. Kararın kesinleşmesi durumunda İmamoğlu açısından siyasi yasak sonucu doğurabileceği belirtiliyor.
İmamoğlu hakkında ayrıca kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen dosyada verilmiş 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis cezası bulunuyor. Bu dosyadaki temyiz süreci de devam ediyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.