Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri’de görülen İBB Davası’nda İBB Davası’nda kritik bir konumda olan ve yurt dışına kaçan Murat Gülibrahimoğlu ile ilgili kritik bilgiler verdi.
İmamoğlu Cebeci Maden Sahası’na ilişkin iddialara ilişkin duruşmada söz alarak Gülibrahimoğlu’nun AK partili olduğunu ve rakibi dahil AK partili belediyelere para transferleri yaptığı dile getirdi.
İmamoğlu, Cebeci’deki maden sahası nedeniyle tutuklu olan ve Gülibrahimoğlu’nun şirketinde çalışan Yağmur Cansu Yeşilyurt’a sorduğu soruda; Kuzey İstanbul şirketinin 2024 yerel seçimlerinden önce AK Parti’nin İBB adayı Murat Kurum’un kampanyasını yapan şirkete 41 milyon 660 bin lira gönderdiğini söyledi ve “Rakibimin kampanyasına ödeme yapan kişiyi benim örgütümde yönetici yaptılar. Türk adaletini bu duruma düşürüyorlar” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği ve iddianamede de yer alan “Ahtapotun kolları” sözüne atıf yapan İmamoğlu, “Bu sözleri, söyleyenlere iade ediyorum” dedi.
İmamoğlu, Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinden AK Partili Esenler, Sultangazi gibi belediyelere defalarca para transferi olduğunu söyledi. “Bu paralar ilçe belediyelerine neden gönderilir?” diyen sonra İmamoğlu’na Yeşilyurt’un yanıtı, “Ben teknik personel olduğumu belirttim. Hangi kapsamda gönderildiğini bilemem” yanıtını verdi. İmamoğlu ise, “Bu belediyelere işlem yapılması gerekiyorsa neden yapılmadı, ne zaman yapılacağını sormak istiyorum” ifade etti.
İLİM YAYMA VAKIFANA DA BAĞIŞ
Murat Gülibrahimoğlu’nun iktidara yakınlığıyla bilinen İlim Yayma Vakfı’na 2 milyon bağış yaptığını da ifade eden İmamoğlu, “Neden İBB’ye ait vakıflara değil de buralara yaptılar? Döküm yerleriyle ilişkileri var diye mi yapıldı? Bununla ilgili duyumunuz oldu mu?” diye sordu. Yeşilyurt, “Olmadı, olamaz da” yanıtını verdi. İmamoğlu’nun ardından Fatih Keleş söz aldı. Keleş’in, “Herhangi bir belge için oğlum Mustafa Keleş’i yönlendirdim mi?” sorusuna Yeşilyurt, “Bizzat ben sizinle ilgileniyordum” yanıtını verdi.
İMAMOĞLU’NUN SORULARINDAKİ DETAYLARIN TAMAMI:
Ekrem İmamoğlu: Yağmur Hanım, Yağmur Cansu Hanım, tabii ben de az önce beni tariflerken, “Canlı kanlı ilk kez 9 Mart’ta burada gördüm” dediniz. Ben de ilk defa aslında sesinizi burada duydum ve sizi burada tanımış oldum şu anda. Daha önce sadece görüyordum. Tabii bazı sorular, kendimce hazırlıklarım vardı. Onlara baktım. Hazırladım. Açıkçası burada kime hangi soruyu sorma konusunda ne yazık ki iddianameyi esas alarak hazırlık yaptım. Şimdi soracağım bazı soruların sizinle ilişkili olamayacağını, sizin beyanınızdan hissettim, bunu ifade edeyim. Ancak hani bir iddianamenin yönlendirilmesiyle, yönlendirmesiyle hani biz de nasıl bir zor durumda kaldığımızın aslında nişanesini yaşıyorum şu anda. Sonuçta ben de sizin ilk defa sesinizi duyuyorum. Az önce -kendince- iddia makamının da size sorduğu aslında soruların az önceki ifade veren kişiye verdiğim sorduğum soruda da Sayın Hâkime ifade etmeye, Sayın Başkan’a ifade etme çalıştığım hususta, “Burada olması gereken kurumlar olsa esas muhatabı onlar olurdu” diye ifade etmiştim; MAPEG ve diğer kurum kuruluşlar. Tabii benim ilgilendiğim husus… İşin teknik boyutuyla da ilgileniyorum bu arada. Onu günü geldiğinde kendimce anlatacağım ama o hususların muhatabı sizin olmadığınızı bildiğim için oralara girmeyeceğim. Ancak Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu firmalarda üst düzey bir yetkili olmanızı düşünerek bunları hazırladım. Tekrar ifade edeyim, elbette cevap veremeyebilirsiniz. Ama ben bunları sırasıyla soracağım.
Sayın Başkan, Sayın Heyet bunları sormamdaki temel sebep de şu: Burada malumunuz birtakım az önce iddia makamının da sorduğu soruların inceliğinde olan, hani bir ilişki kurma ve ilişki üzerinden niyet okuma ve niyet okuma üzerinden de bir suç isnadı oluştuğu için ben ve yakın çevremle ilgili, bunların çok önem arz ettiğini düşünüyorum. Bu soracağım soruların. Lütfen bu hassasiyetle dinlemenizi de özenle ifade etmek istiyorum. Yani az önce yaşadığımız diyalogda bazen ben de üzülüyorum. Yani bazen evet bazı hararetim arttığı anlar oluyor. Olmuyor değil ama gerçekten insan haklarını çiğneyen hususları yaşayınca, takdir edersiniz ki ben de gerilmek durumunda kalıyorum. İnsanım. Az önce de işte bir savcının ifade veren arkadaşımıza davranış biçimindeki tarz… Yani döver söver gibi konuşmaları çokça dinledik savcı, sanık daha doğrusu o dönemde gözaltında bulunan insanlar diyaloğunda. Bunu da lütfen hukuki anlamdaki eksik bilgime veriniz. Hani bu konuların dikkatinizden kaçmayacağını, nasıl koşullarda, hangi koşullarda ifadelerin alındığı ve insanların bana göre tehdit ile zorlandığının da altını bir kez daha çizmek isterim.
Tabii dediğim gibi, Yağmur Cansu Hanım, yine konuya dönüyorum. Biraz konular üst üste gelince uzatıyorum ama affedin. Siz sonuçta bir meslek insanısınız, bunun farkındayım. Lütfen ama az önce söylediğim gibi iddianamedeki sizin ifadenize göre yanıltıcı bilgi üzerinden bunları size sormak durumundayım. Tabii siz, işiniz gereği çalıştığınız ve yöneticisi olduğunuz, pardon yöneticisi olduğunuz demeyeceğim, çalıştığınız kurumlar içerisindeki görevleriniz üzerinde süreçlerin nasıl yönetildiğini ve nasıl işlediğini anlatmaya gayret ettiniz. Ben de size yine dün bahsettiğim bir konuya ilave bir soru soracağım. O da şu: Kuzey İstanbul Modern firmasına dair hazırlanan denetim raporlarına ben bakıyorum, vergi denetim raporlarına. Ve orada dün de ifade ettim, bir basın kuruluşuyla ilgili, Akit ile ilgili… 5.700.000 lira bir para gönderildiğini orada tespit ettim. Yine bir alış listesinde de görülen ilave bir 5.000.000 liralık gönderi var. Yani burada Kuzey Modern listesinde 10.170.000 lira gibi bir rakama ulaştım.
Aynı zamanda bana ulaşan bir başka bilgi de ve bunun tarihine kadar sahibim. Güney Cebeci Madencilik A.Ş. firmasından da operasyon sonrası, yani 19 Mart operasyonundan sonra, 5.000.000.000 daha gönderildiği konusunda -Akit’e- bilgi ve belgesiyle bana ulaşmış durumda. Bu konuda sizin bilginiz var mı?
Yeşilyurt: Maalesef yok bu konuyla ilgili.
Ekrem İmamoğlu: Tamam. Yani ben aslında belgeleriyle Kuzey Madencilik’te 10.700.000 lira, yine Güney Cebeci Madencilik’ten de 5.000.000 lira Ak-İt gazetesine ve medya kuruluşuna para gönderildiğinin altını burada çizmek istiyorum. Sayın Başkan, bunu özellikle ifade ediyorum. Çünkü burada bana, eşime, aileme, çocuklarıma en galiz, en ağır küfürleri, haysiyet cellatlığı yapan bir medya kuruluşundan bahsediyorum. Hem operasyondan önce hem operasyondan sonra 15.700.000 lira… Ki bunun 5.700.000 lirası 2024’te artı 5.000.000 lirası. Dolayısıyla liderine düşmanlık yapanları besleyen, yani bir örgüt yöneticisi varsa, bu nasıl bir örgüttür? Ben de nasıl bir örgüt lideriyim? Açıkçası dikkatinize sunmak istiyorum. Bu bir şablon metin üzerinden örgüt iddiasının bana göre çöktüğünü, yani bir balon gibi patladığını, bu şekilde ifade edilen örgüt- örgüt yönetici ilişkilerinin de bu şekilde patladığının altını çizmek isterim.
Ekrem İmamoğlu: Bir soru daha soracağım. Yine tekrar özür diliyorum Yağmur Cansu Hanım sizden ama sormak zorundayım. Çünkü iddianame öyle sizi tanımladı, birçok insanı yanlış tanımladığı gibi. Yine bu vergi denetim raporlarında muhtelif zamanlarda defalarca AK Partili, -özellikle ne hikmetse CHP’li belediye göremedim içlerinde- Esenler, Sultangazi, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa ki burada Sultangazi biraz daha öne geçiyor. Defalarca milyonlarca liralık para havaleleri görünüyor. Bu ilçe belediyelerine bu tip paralar niçin gönderilir ya da gönderildi bir bilginiz var mı?
Yağmur Cansu Yeşilyurt: Ben, aslında teknik personel olduğumu belirttim. Bunun dışında da dediğim gibi Murat Gülibrahimoğlu’nun resmi bakanlıklar kurum ve kuruluşlarıyla çalışmaları mevcut. Yani bu kapsamda nasıl bir görüşme oldu ne istinaden gönderildi bilemem. Dediğim gibi faturalardan da hiç haberim yok.
Ekrem İmamoğlu: Tamam. Tekrar özür dileyerek sormak zorundayım, kusura bakmayın. Çünkü öyle tanımlandınız ona istinaden soruyorum. Sayın Başkan, Sayın Heyet bu soruyu sormamdaki gerekçe de yani sonuçta şu anda hemen arkadaki hapishanede seçimden önce Avcılar Belediyesi’ne birisi seçim için araba kiraladı diye hapis yatan bir belediye başkanı arkadaşım var ve burada da 5-6 tane belediyeye bu kadar para gönderildi ve bu paralar o denetim raporunda, ben bir yerden bunu çıkartmadım bu arada denetim raporu hepsi tek tek sayfa sayfa burada işaretledim. Siz de ulaşabilirsiniz. Bu denetim raporlarındaki bu paralar acaba bir tane CHP’li belediyeye gitseydi yarın sabah evinden sabah baskınıyla bu savcılık, bu iddia makamı onu alıp hapse atmaz mıydı diye kamuoyunun vicdanına bu soruyu sorarak bırakıyorum. Ama siz de bunun lütfen muhatabı olun ve bunu anlamaya çalışın. Eğer bir işlem yapılması gerekiyorsa bu belediyeler hakkında işlem niçin yapılmamıştır, ne zaman yapılacaktırı da yine kamuoyu vicdanına sormak istiyorum. İlişkili sorular. Tekrar özür dilerim. Yine Yağmur Hanım, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne yine toplamda 53 milyon liralık ödeme yapılmış. Bu ödemeye dair bilginiz var mı?
Yağmur Cansu Yeşilyurt: Bahsettiğiniz ödemelerin hangi firmadan nasıl yapıldığına ilişkin hiçbir bilgim yok.
Ekrem İmamoğlu: Tamam. Bunu da niye sordum Sayın Başkan, Sayın Heyet? Ne için olduğunun önemi yok. Bir şey satın almış olabilir, bağış yapmış olabilir, başka bir husus olabilir. Biz, sizin de dosyada gördüğünüz üzere Sayın Başkan, Sayın Heyet, bir firma, Torunlar firması, bir şartlı bağışla, Meclis kararıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi kadim bir belediyeye bir tarihi yapıyı canlandırmak üzere yapılması için yaptığı bir bağış üzerinde birtakım suçlamalar üretilmeye çalışılıyor ve çalışılıyordu. İddia olarak önünüzde var. Dolayısıyla bu kurumlar niçin sorgulanmıyor? Para, 2024 yılında, 53 milyon lira büyük bir rakam. Bunu da dikkatinize sunmak isterim. Bunun da niçin sorgulanmadığını AK Partili bir belediye değil de bir başka CHP’li Büyükşehir Belediye olsaydı yine hem de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı atıyorum X şehrimizin Büyükşehir Belediye Başkanını sabah yollar, evinden alıp, İstanbul’a getirmez miydi diye kamuoyunun vicdanına bir soruyu bırakıyorum. Sizin de muhatap almanızı, muhatap olmanızı diliyorum.
Yine benzer bir soruyu soracağım kusura bakmayın. Dediğim gibi dökümün, şunun bunun muhatabı siz değilsiniz. Bana göre MAPEG’dir, Enerji Bakanlığı’dır, Validir. Onunla ilgili de Sayın Başkan, Sayın Heyet çağrımı yaptım. Bunu tekrar tekrar edeceğim. Çünkü burada söz konusu olan 110 milyar liralık kamu zararı. Sadece kamu zararı değil zenginleşme vesaire kişi kendinden bilir işi misali sayfalarca yazılmış bir iddia makamının duygusu üzerinden bu kadar önemli bir hususta bunları lütfen dikkate alın. Yağmur hanım gerçekten bu soru benim için çok önemli elbette bilginiz olursa cevap vereceğinize de inanıyorum Yağmur Cansu Hanım. Şimdi yine Kuzey İstanbul Modern Şirketi hesabında özellikle denk düşüyor. 2024’te yerel seçim öncesi, o dönem Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Sayın Murat Kurum’un seçim kampanyasını yürüten Kalyon Reklam Prodüksiyon Organizasyon Şirketi’ne, dediğim gibi seçime haftalar kala, seçim takviminden önce 41 milyon 666 bin lira bir para gönderiyor yine bu bahsettiğim firma. Kuzey Madencilik, yani Kuzey İstanbul Modern Şirketi. Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu şirket ve o dönemde de aktif olarak sadece bu işi yapan bir firma. Bu anlamda sizin bu konuyla ilgili bir bilginiz var mı? Yani bizim bilebileceğimiz hani olur ya sizin Kuzey İstanbul bu kadar devasa rakamla yapılan bir kampanyası mı var acaba? Bir tanıtım kampanyası mı var diye merak ettim. Ben biliyorum da sizin bilginiz var mı?
Yağmur Cansu Yeşilyurt: Şöyle. Zaten iddianamede de yanlış yazılmış. Ben, Kuzey İstanbul isimli şirketin genel müdürü değilim. Kuzey İstanbul’da sadece harita mühendisliği yaptım. O yüzden faturalara ilişkin herhangi bir bilgim olamaz. Güney Cebeci’de de son 8-9 ay gibi kısa bir süre genel müdürlük yaptım. O konuda da faturalara hakim değilim.
Ekrem İmamoğlu: Evet, 2024 yerel seçim öncesi az önce ifade ettiğim gibi bana irtikap, rüşvet suçlaması yapan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu AK Parti’nin adayı Murat Kurum’un kampanyasını yapan Kanyon Reklam Prodüksiyon şirketine ve çok tesadüf, yine seçimden haftalar önce ama İstanbul mitinginde de çok yakın bir zaman öncesinde bu firma 41.666.000 lira yolluyor. Benim ajansımın sahibi bugün burada yok ama her gün burada. Her işi resmi, faturalı, rakam belli, aldığı paralar belli, aldığı kurumlar belli. Yani benim seçimimde, rakibimin kampanyasına 41 milyon, 42 milyona yakın ödeme yapan kişiyi benim örgüt yöneticim yaptılar. Bunun bu şekilde yapılmasını talep eden kişiyle ilgili şüphem vardı, daha da netleşti. Kesinlikle bana göre AK Parti Genel Başkanı’dır. Ve o dönem Sayın Adalet Bakanı, o dönemin başsavcısı koordinasyonunda ödüllendirilen savcılar da bunu birebir iddia olarak yazdılar Sayın Başkan ve Sayın Heyet. Üzüntüyle söylüyorum; Türk adaletini bu duruma düşürüyorlar, bizi dünyaya da rezil ediyorlar. Rakibimi destekleyen biri benim örgüt yöneticim olarak nasıl ifade edilebilir? Ben o rüşvet, irtikap, yağma gibi, “ahtapotun kolları” gibi sözleri söyleyenlere, o sözleri aynen geriye kendilerine iade ediyorum Sayın Başkanım.
Son sorum. Yine mesela benim de çok değer verdiğim bir vakıf var: İstanbul Vakfı. Biz de orada Büyükşehir Belediyesi’nin vakfı olarak Sayın Başkan, Sayın Heyet, o vakfa yardım edenlere dikkat ederiz. Edenlerle görüşmeler yapılır, ona göre kabul edilir ve o rakamlar üzerinden de kız öğrencilerini okutuyoruz 5 yıldır. Ve çok da faydalı işler oldu. Binlerce genç kızımız hem yurtlarımızdan faydalandı hem de bu burslardan faydalandı. Anadolu’dan İstanbul’a gelemeyen kız öğrencilerimize katkı sunduk. Dolayısıyla vakıf işi kolay değildir. Bu ister Polis Güçlendirme Vakfı olsun, ister valiliğe bağlı örneğin Çocuklar Vakfı olsun… Mesela işte birine 40 milyon; Çocuklar Vakfı’na 10 milyon, yine bunlar 2023-2024 yıllarında… Yine Bilal Erdoğan’ın Mütevelli Heyeti Başkanı olduğu İlim Yayma Cemiyeti’ne 2 milyon… Yine birçok böyle, burada sıralamama gerek yok; iktidara yakın, hükümetin, kişilerinin yöneticisi veya başkanı olduğu kurum, kuruluş ve vakıflara inanın sayfalarca rakamları göndermiş bir firmadan bahsediyoruz.
Ben tekrar söylüyorum; hepsi burada ve bu listelerin içerisinde, zaten denetim raporunu açtığınızda göreceksiniz. Araştırmalarım sürüyor bu ara; buldukça, fırsatını buldukça muhataplarına da sormaya devam edeceğim. Böylesi bağışlar yapılmış. Bu muhtelif vakıf ve derneklere niçin böyle bağış yapmış? Bu bağışların nedenini biliyor musunuz? Duydunuz mu? Ya da bir zoraki bağış mı yapıldı acaba? Zorlandı mı? İrtikap hissi hissedildi mi bu insanlarca acaba? Niçin yaptı? Yani bu insanın acaba onlardan ne menfaati olabilir? Yani bu kurum ve yöneticilerin, valinin, masanın başında olan insanların bu döküm yeri ile ilgili acaba ilişkileri var diye mi bunları yaptılar? Niye burada bir tane İBB’ye ait vakıf, dernek vesaire yok ama Sultangazi Belediyes ve diğerleri var? Bunlarla ilgili bir duyumunuz oldu mu Yağmur Cansu Hanım?
Yeşilyurt: Öyle bir duyumum olmadı. Olması da imkansız Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, Sayın Heyet; ben, dediğim gibi bu sayfalardan onlarca diyalog ve ilişki kurdum. Dün bir arkadaşın savunmasında, neredeyse dakikalarca bir karşılıklı borç alışverişini nasıl kapattığı, “1 milyon 2 milyon eksik mi?” soru-cevabı yapıldı iddia makamıyla muhatabı arasında. Ama iddia makamı sanıyorum bu tarafları görmeye hiç niyeti yok. Gözü o tarafa bakmıyor, kulağı duymuyor. Ama ben tekrar size, saygıdeğer Başkan ve Heyet’e; lütfen buraya vali, ilgili valiler, ilgili vali yardımcılarını çağırın. Onlardan övgü dolu cümleler dinledim bu kulaklarla, o dediğim insanlardan. Yıllar içerisinde bu firmayla ve bu şahısla, yani bu firmanın sahibi olan kişiyle ilgili övgü dolu cümleler dinledim. Bunları kendi savunmamda anlatacağım ama tekrar ifade ediyorum: Valiler, ilgili vali yardımcıları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Sultangazi Belediye Başkanı, Sultangazi Kaymakamı, emniyet, MAPEG Genel Müdürü, TEUAŞ Genel Müdürü, hatta milyarlarca liralık kamu bankasından kredi veren Vakıfbank’ın yönetim kurulu… Çünkü ben, İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına 1 milyon liralık bile kredi alamadım 7 senedir Vakıfbank’tan. Ama milyarlarca kredi alabildiler. Bütün bunları hassasiyetle dikkatinize sunuyorum. Bunlar somut, ispatlı, ilişkileri iyi tarifleyen belgelerdir. Yani tekrar iddiamı söylüyorum: Örgüt, Adem Bey’in burada “Bir şablonu önüme koydular” dedikleri anda çöktüğü bir belgeyi açıkladı. Bu da Cebeci meselesinin İBB ve Ekrem İmamoğlu meselesi olmadığı yönündeki çöküş belgeleridir. Dikkatinize sunarım. Saygılarımla…
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.