İsrail’in Paris Büyükelçisi Joshua Zarka’nın Fransa’nın iç siyasetine ilişkin sözleri ülkede geniş tepki çekti.
Bir televizyon programında konuşan Zarka, 2027 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Filistin yanlısı tutumuyla bilinen Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon’un seçilmesini istemediğini açıkça ifade etti.
Zarka, “Mélenchon dışında herhangi bir adayın kazanmasını tercih ederim” dedi.
İsrailli büyükelçi ayrıca geçen ay aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin lideri Marine Le Pen ile görüştüğünü de açıkladı.
Açıklamalar, Fransa’nın siyasi yelpazesinin hemen her kesiminden tepki aldı.
LFI’nin ulusal koordinatörü Manuel Bompard, sözleri “apaçık yabancı müdahalesi” olarak niteledi.
Bompard, “Normal bir demokraside Fransız makamlarının bu tür açıklamaları kınaması gerekir” dedi.
LFI’nin uluslararası ilişkilerden sorumlu milletvekili Arnaud Le Gall ise büyükelçinin diplomatik tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini savundu.
Le Gall, “Fransa’da görev yapan bir diplomatın tarafsız kalması gerekir. Ağzını kapalı tutmalı” ifadelerini kullandı.
Sosyalistlerden de tepki
İsrailli büyükelçiye tepki yalnızca sol partilerden gelmedi.
Sosyalist Parti lideri Olivier Faure, açıklamaları “kabul edilemez bir müdahale” olarak tanımladı.
Faure, “Fransız halkı kendi geleceğine kendisi karar verecek. Netanyahu’nun temsilcisinin Fransız aşırı sağıyla ilişkilerini açıkça itiraf etmesine kimse şaşırmıyor” dedi.
Merkez sağ da eleştirdi
Eleştiriler merkez sağdan da geldi.
Avrupa Parlamentosu üyesi Nathalie Loiseau, Zarka’nın sözlerini “Fransa’nın iç siyasi yaşamına açık müdahale” olarak değerlendirdi.
Loiseau, bir yabancı büyükelçinin belirli adaylar hakkında tercih belirtmesinin “tamamen uygunsuz” olduğunu söyledi.
İsrail aşırı sağla temas kuruyor
Zarka’nın açıklamalarının en dikkat çekici bölümlerinden biri de Fransa’nın aşırı sağıyla ilgili sözleri oldu.
İsrail’in geçmişte Marine Le Pen’in partisiyle resmi temas kurmaktan kaçındığını kabul eden büyükelçi, artık bunun değiştiğini söyledi.
Zarka, partinin eski adı olan Ulusal Cephe’yi kastederek, “Ulusal Cephe’nin açık antisemitik eğilimleri vardı. Ulusal Birlik değişti” dedi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.