İstanbul Sözleşmesi’ne muhafazakâr kadınlardan bir destek daha

Aralarında Hazar Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu, gazeteci Ayşe Böhürler ve Prof. Dr. Emel Topçu’nun olduğu Aile ve Sosyal Araştırmalar Platformu: “İstanbul Sözleşmesi her metin gibi mükemmel değildir. Ancak daha iyisi olana kadar bu sözleşmeye sahip çıkılması gerekir. Bugüne kadar öldürülmüş binlerce kadına bir vefa, şiddet gören kadınlara uluslararası hukuk açısından bir teminattır. “

Aile ve Sosyal Araştırmalar Platformu (ASAP) adı altında biraraya gelen muhafazakar kesimden bir grup kadın, İstanbul Sözleşmesi’ne destek açıklaması yaptı. 

AK Parti kurucularından, gazeteci Ayşe Böhürler, 1993 yılında muhafazakar kadınlar tarafından kurulan Hazar Derneği’nin kurucusu ve başkanı Ayla Kerimoğlu ve Prof. Dr. Emel Topçu tarafından hazırlanan bildiride İstanbul Sözleşmesi için “Her metin gibi mükemmel değildir. Ancak daha iyisi olana kadar bu sözleşmeye sahip çıkılması gerekir” deniyor. 

Kurucular Kurulu’nda Ayla Kerimoğlu, Ayşe Bostancı, Ayşe Güney, Gülenay Pınarbaşı, Hatice Gökçe, Hatice Balin, Henim Demirhan, Sevinç Sanisoğlu, Serpil Balat, Vildan Bayraktar, Yasemin Çoban’ın olduğu  Aile ve Sosyal Araştırmalar Platformu’nun yayınladığı bildiri şöyle: 

“Son günlerde İstanbul Sözleşmesi üzerinde gerçekleşen tartışmalar amacını hayli aşmış durumda. 

Sözleşme, ne bütün kötülüklerin anasıdır, ne de tek başına şiddet sorununu çözebilecek kabiliyettedir.

Ancak kadınlara yönelik şiddetle mücadelede önemli bir adım, bir “dur” çağrısıdır, bir kararlılık göstergesidir. 

Her metin gibi mükemmel değildir. Ancak daha iyisi olana kadar bu sözleşmeye sahip çıkılması gerekir. Bugüne kadar öldürülmüş binlerce kadına bir vefa, şiddet gören kadınlara uluslararası hukuk açısından bir teminattır. 

Biz, Aile ve Sosyal Araştırmalar Platformu olarak kadını aileden bağımsız ya da ailenin karşıtı değil bilakis kadın ve erkekten müteşekkil evlilik birlikteliğinin temel unsuru olarak kabul ediyoruz. Ancak şiddetin olmadığı ailelerin sağlıklı bir toplumu inşa edeceğine inanıyor ve şiddetin her çeşidini reddediyoruz. 

Kadına yönelik şiddetin aileyi, çocuğu ve toplumu da olumsuz etkilediğini düşünüyoruz.”

Platform, ayrıca  “İstanbul Sözleşmesi Nedir, Ne Değildir” başlıklı bir de çalışma hazırladı.

Önceki İçerikTel Aviv belediye binası ‘düşman Lübnan bayrağı’na büründü
Sonraki İçerikErdoğan’ın 2011’de İstanbul Sözleşmesi için attığı tweet : Kadına şiddet artık insan hakları ihlali