“İşte bu süreç hiç konuşulmuyor: Mehmet Ağar yargıda nasıl aklandı?”

Eski İstanbul Barosu başkanı Turgut Kazan, Twitter hesabından Mehmet Ağar’ın 1990’lardan günümüze kadar bitmek bilmeyen ‘yargıda aklanma’ serüvenini yazdı.

Turgut Kazan, eski Adalet ve İçişleri bakanı Mehmet Ağar’ın yargıda aklanma sürecini bir tweet serisinde anlattı. Turgut Kazan’ın Twitter hesabından yaptığı açıklamalar şöyle:

“Videolarla başlayan tartışma üzerine bazı gerçekleri hatırlatmak istiyorum. Çünkü, 90’lardaki benzer örnekleri gençlerimiz bilmiyor. Ve şimdi AĞAR beni devlet / millet çok iyi biliyor, alnım açıktır diyor. Ve sahibinin ricasıyla Yalıkavak marina yöneticisi olduğunu söylüyor.

“Üstelik, kendileri bırakırsa oraya mafyanın çökeceğini belirtiyor. Sonra, SOYLU tepki gösterince sürçü lisan ettim, devlet her şeye hakimdir düzeltmesine sığınıyor. Dolayısıyla geçmişe bir bakmak gerekiyor.

‘İnanılmaz 2 video’

“96 yılının sonlarıydı, Mesut YILMAZ meclis araştırma komisyonuna inanılmaz 2 video sunacağını açıkladı. Frankfurt eyalet mahkemesinin 3 eroin kaçakçısıyla ilgili delilleri ortaya saçıldı. Böylece AĞAR’ın durumu tartışmaya açıldı. Dokunulmazlığı kaldırıldı. AYM de itirazını reddetti.

“Ocak 1998’de 3 saat süren sorgusu yapıldı. Tabii, kayıp silahlar konusunun devlet sırrı olduğu, ancak Yüce Divan’da yargılanabileceği savunuldu, ama TBMM komisyonu Yüce Divan sevkini önledi.

“Sonra ÇATLI ve ÖZ’e silah taşıma izni vermek ve yeşil pasaport sağlamak suçlamasıyla Ankara özel yetkili 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı, 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

“Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu cezayı onayınca Aydın/Yenipazar cezaevinde infaz başladı. Denetimli serbestlikten yararlanarak 29.04.2013’te tahliye edildi. Yani verilen hüküm kesinleşti ve infaz edildi.

17-25 Aralık süreci

“Ne var ki, 17-25 Aralık sürecinde Yargıtay dairelerinin görevleri değiştirilmiş, yeni atamalar yapılmıştı. Bu aşamada, Yargıtay C. Başsavcılığı, Y9CD kararı için zamanaşımı dolduğu için bozma ve düşme kararı verilmesi gerektiğini söyleyerek Y16CD’ye başvurdu.

“Yargıtay 16. Ceza Dairesi de zamanaşımı dolduğu için yıllarca önce infazı tamamlanan mahkûmiyet kararını bozarak düşme kararı verdi. Ve böylece Mehmet AĞAR’a benim alnım açıktır diyebilme imkânı yaratılmış oldu. İşte bu süreç hiç konuşulmuyor.

“Adalet Bakanlığı yapmış olsam”

AYRICA, ben Adalet Bakanlığı yapmış olsam, artık avukatlık yapmayı bile doğru bulmam. Çünkü, adil yargılanma hakkı yönünden karşı tarafın kaygı duyacağını düşünürüm.

“Nitekim, Adalet ve İçişleri Bakanlığı yapmış dostlarım var. Hiçbiri siyasal mücadele dışında marina ve benzeri işleri üstlenmediği gibi, avukatlık da yapmadı.

“Dolayısıyla Mesut YILMAZ’ın sunduğu videolarda BAYBAŞİN, BUCAK, ÇATLI ve ÖZ gibi kişilerle bağlantısı tartışılan, mahkûm olup infazı tamamlanan AĞAR’ın akıl almaz bir başvuruyla ve yıllar sonra bir çeşit aklanması, izlenen yolu ve yargımızın durumunu gösteriyor. Bilginize sunuyorum.”

Önceki İçerikÇakıcı’dan Peker’e isimsiz uyarılar: Muhalefete silah verme
Sonraki İçerikTanınmayan Hak: Vicdani ret