The New York Times gazetesinin yayımladığı çarpıcı habere göre, ABD ve İsrail’in Şubat 2026’da İran’a karşı başlattığı savaşın ilk aşamalarında yalnızca İran’ın nükleer ve askeri kapasitesini hedef almakla kalmayıp, aynı zamanda ülkede rejim değişikliği planladığı ve bu süreçte eski İran Cumhurbaşkanı Mahmoud Ahmadinejad’ı yeniden iktidara taşımayı düşündüğü öne sürüldü.
Gazetenin ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, savaşın ilk günlerinde İsrail tarafından Tahran’da Ahmadinejad’ın evine düzenlenen saldırının amacı onu öldürmek değil, İran yönetiminin uyguladığı ev hapsinden kurtarmaktı.
“Ev hapsinden kurtarma operasyonu” iddiası
Haberde, savaşın ilk günü İsrail’in Tahran’daki saldırılarında İran lideri Ali Khamenei ve çok sayıda üst düzey İranlı yetkilinin öldürüldüğü belirtilirken, Ahmadinejad’ın doğu Tahran’daki Narmak semtindeki evinin de hedef alındığı aktarıldı.
ABD’li yetkililere göre saldırı, Ahmadinejad’ın bulunduğu sokağın girişindeki güvenlik noktasını vurdu. İran Devrim Muhafızları’na bağlı görevlilerin öldürüldüğü saldırıda Ahmadinejad yaralandı ancak hayatta kaldı.
New York Times’a konuşan Ahmadinejad’a yakın bir isim, saldırının “fiilen bir kaçırma ve kurtarma operasyonu” olduğunu doğruladı. Aynı kaynak, Washington’un Ahmadinejad’ı İran’daki geçiş sürecini yönetebilecek biri olarak gördüğünü söyledi.
Trump yönetiminin “içeriden biri gelsin” planı
Haberde, savaşın başlamasından günler sonra ABD Başkanı Donald Trump’ın kamuoyuna yaptığı “İran’ın başına içeriden birinin geçmesi daha iyi olur” açıklamasının da bu planla bağlantılı olduğu öne sürüldü.
Gazeteye göre Washington ve Tel Aviv, İran içinde rejimle sorun yaşayan ancak devlet tecrübesi olan bir figür arıyordu. Ahmadinejad’ın son yıllarda İran yönetimiyle yaşadığı gerilim nedeniyle bu rol için düşünüldüğü iddia edildi.
Haberde bazı ABD’li yetkililerin Ahmadinejad’ın yeniden iktidara getirilmesi fikrine şüpheyle yaklaığı da aktarıldı.
Mossad yorum yapmadı
İsrail dış istihbarat servisi Mossad habere ilişkin yorum yapmayı reddetti.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise New York Times’a yaptığı açıklamada, savaşın resmi hedeflerinin İran’ın füze kapasitesini ve nükleer altyapısını yok etmek olduğunu söyledi.
Kelly açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Başkan Trump, Operation Epic Fury’nin hedeflerini açık biçimde ortaya koymuştu: İran’ın balistik füzelerini yok etmek, üretim tesislerini dağıtmak, donanmasını etkisiz hale getirmek ve vekil güçlerini zayıflatmak.”
Ahmadinejad neden seçildi?
Haberde Ahmadinejad’ın seçilmesinin “olağanüstü şaşırtıcı” olduğu vurgulandı.
2005-2013 yılları arasında İran Cumhurbaşkanlığı yapan Ahmadinejad, sert anti-Amerikan ve anti-İsrail söylemleriyle tanınıyordu. İsrail için “haritadan silinmeli” ifadelerini kullanan Ahmadinejad, Holokost inkârı nedeniyle de yıllarca Batı’da yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.
Ancak görevden ayrıldıktan sonra İran’daki dini liderlik ve güvenlik bürokrasisiyle çatışmaya girdi. 2017, 2021 ve 2024 seçimlerinde adaylığı veto edildi. Yardımcıları tutuklandı, hareket alanı kısıtlandı ve fiilen gözetim altında yaşamaya başladı.
New York Times, son yıllarda Ahmadinejad’ın Batı’yla daha pragmatik ilişkiler kurulmasını savunduğunu da hatırlattı.
Ahmadinejad’ın 2019’da gazeteye verdiği röportajda Trump için:
“Trump bir iş insanı. Maliyet-fayda hesabı yapabilir.”
dediği aktarıldı.
Macaristan ve Guatemala bağlantısı
Haberde Ahmadinejad’ın son yıllardaki yurtdışı temaslarının da dikkat çektiği belirtildi.
2023’te Guatemala’ya, 2024 ve 2025’te ise Hungary’a giden Ahmadinejad’ın, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yakın ilişkileri bulunan Macaristan Başbakanı Viktor Orban çevresine yakın bir üniversitede konuşma yaptığı ifade edildi.
New York Times’a göre Ahmadinejad, Budapeşte ziyaretinden yalnızca birkaç gün sonra İsrail’in İran’a saldırdığı dönemde kamuoyunda alışılmadık biçimde sessiz kaldı.
“Kürtlerin mobilizasyonu” planı
Haberde İsrail’in savaş için çok aşamalı bir plan hazırladığı da öne sürüldü.
Savaşın başlangıcında İsrail, çatışmanın birkaç aşamada ilerlemesini öngörüyordu. Operasyon planlamasını bilen iki İsrailli savunma yetkilisine göre bu aşamalar; ABD ve İsrail’in hava saldırılarıyla birlikte İran’ın dini liderlerinin öldürülmesi ve Kürtlerin İran güçlerine karşı savaşmak üzere harekete geçirilmesiyle başlayacaktı.
Daha sonra İsrail’in planı, İsrail tarafından yürütülecek etki operasyonlarıyla Kürt işgalinin birleşmesini; bunun da İran’da siyasi istikrarsızlık ve rejimin kontrolü kaybettiği hissini yaratmasını öngörüyordu.
Üçüncü aşamada ise rejimin, yoğun siyasi baskı ve elektrik gibi kritik altyapılara verilen zararın ağırlığı altında çökeceği ve İsraillilerin ‘alternatif hükümet’ olarak adlandırdığı yapının kurulmasına imkân doğacağı düşünülüyordu.
Ancak hava harekâtı ve dini liderin öldürülmesi dışında planın çok az kısmı İsrail’in umduğu şekilde ilerledi. Geriye dönüp bakıldığında planın büyük bölümünün, İran’ın dayanıklılığını ve ABD ile İsrail’in iradesini İran’a kabul ettirme kapasitesini ciddi biçimde yanlış hesapladığı görülüyor.
New York Times, planın büyük bölümünün başarısız olduğunu ve İran devlet yapısının beklenenden çok daha dayanıklı çıktığını yazdı.
Haberde, savaşın ilk aylarından sonra bile bazı İsrailli yetkililerin İran’da rejim değişikliğinin hâlâ mümkün olduğuna inandığı belirtildi. Mossad Başkanı David Barnea’nın da operasyon planının tamamen uygulanabilmesi halinde başarı şansının yüksek olduğunu savunduğu aktarıldı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.