Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, CNN Türk’te Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı.
“Terör işinin yüzde 80-90’ı bitmiştir”
“Yıllardır birçok ülke PKK terörüne destek verdi, silah verdi… Türkiye yeni bir döneme başlıyor. Dış faktörleri Türkiye gördü. Terör Türkiye’nin gündeminden tamamen kalkacak. Terör işinin yüzde 80-90’ı bitmiştir. Türkiye’nin bölgesel gücü arttı. Suriye üzerinden Türkiye’yi tehdit etmek mümkün değil bunu gördüler
“Komisyon çalışmalarını gerçekleştirirken bütün partilerin çalışmalara katkı sunmasını önemli gördüm. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu komisyonda bu konuyu sahiplenmesini, katkı sunmasını önemli görüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin aynı tutumu sürdürmesini bekliyorum. Terörün maliyeti 1,3 trilyon dolardı. O zamanki kayıp buydu, 2 katı olduğunu da düşünüyorum. Süreci başından itibaren bu sürecin içerisinde hiçbir yerinde taviz verilmedi. Parlamento içinde herkes görüşünü söyledi, ortak bir metin içinde uzlaşıldı. Aksi düşünülemez. Teröre karşı taviz verilmedi.”
“Bana göre işin çoğunluğu bitmiştir. Yakın zamanda artık terör, Türkiye’nin tamamıyla gündeminden kalkacaktır”
“Bölgesel gelişmeler bizim lehimize. Türkiye’nin hem ‘Terörsüz Türkiye’yi oluşturma kararlılığı hem de dışarıdaki gelişmelerin hepsi üst üste örtüştü. Bu Türkiye’ye çok büyük bir imkan veriyor.
Gönlümden geçen, bütün partilerin ittifakıyla Meclis’e bir yasa gelir ve süratle bu geçer. Ümit ederim ki her partinin gönül rahatlığıyla destek vereceği bir yasa ortaya çıkar”
Yasanın çıkarılma sürecinde provokasyonlara karşı da uyarıda bulunan TBMM Başkanı, “Bu süreç iyi gidiyor. Bütün iç ve dış şartların olumlu olduğu bir süreçteyiz. Eğer bu noktada temkinli, dikkatli ve acele hareket etmezsek korkarım ki araya birtakım provokasyonlar girer” ifadelerini kullandı.
“Çıkarılacak yasa asla af niteliğinde olmayacaktır”
Yasanın hukuki niteliğine ve komisyondaki uzlaşıya açıklık getiren Kurtulmuş, “Çıkarılacak yasa müstakil ve geçicidir. Bir yasa çıkarıp ilanihaye bütün herkesi kapsayacak ve ilanihaye yürürlükte kalacak bir yasa olmayacaktır.
Komisyonda kararlaştırılan şekli bu. Çıkarılacak yasa asla af niteliğinde olmayacaktır. Öyle bir algı şeklinde olmayacaktır, olmaması gerekir. Bunun daha çok bir infaz düzenlemesi olması gerekir” diye konuştu.
“CHP’nin iç kavgasının tarafı asla olamayız”
Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yaşanan tartışmalara ve TBMM Başkanlığı’nın bu konudaki pozisyonuna da değinen Numan Kurtulmuş, net konuştu:
“CHP’nin iç kavgasının tarafı asla olamayız. Kendi aralarındaki sorunu çözemedikleri için başvurdukları bir mahkeme hiç değil TBMM Başkanlığı. Ne CHP ne de bir başka partinin vasisiyiz. TBMM Başkanlığı bir mahkeme değil, herhangi bir partinin vasisi değil.
TBMM Başkanlığı bir karar alacak ve partinin içerisindeki tartışma şu ya da bu şekilde sonuçlanacak diye bir durum söz konusu değil.”
“Dolmabahçe Sarayı’nda NATO üyesi ülkelerin meclis başkanlarını ağırlayacağız”
Kurtulmuş, İstanbul’da gerçekleştirilecek olan NATO Parlamenter Zirvesi’ne ilişkin de konuştu:
“En son iki sene evvel Washington’da NATO Parlamento Başkanları Toplantısı oldu. Geçen sene de Brüksel’de oldu. Şimdi İstanbul’da üçüncüsünü gerçekleştiriyoruz. Bu aslında parlamenter perspektifin, yani halkların temsilcisi olan, doğrudan doğruya siyasetin temsilcisi olan parlamentolar üzerinden NATO’ya ilişkin, dünyadaki güvenlik konseptlerine ilişkin, dünyanın hatta geleceğine ilişkin önemli tartışmaların olduğu toplantılar.
NATO bunu aslında yeni yeni başlattı. Bundan sonra devam edip etmeyeceği de aşağı yukarı NATO’nun nasıl şekilleneceği ile yakinen ilgili bir şey. Bu anlamda önemli görüyoruz.”
“Savaşmak kadar barışmanın da belki daha önemli olduğu ortaya çıkıyor”
Önümüzdeki hafta Ankara’da yapılacak Liderler Zirvesi’ne de değinen Kurtulmuş, yeni güvenlik ve barış vizyonu hakkında şunları söyledi:
“Dolmabahçe Sarayı’nda NATO üyesi ülkelerin meclis başkanlarını ağırlayacağız. Pazar günü gelmeye başlayacaklar.
Önümüzdeki hafta da esas ağırlıklı olan toplantı, Ankara’daki Liderler Zirvesi. O toplantıda da NATO için çok tarihi bir dönüm noktasına şahit olacağımızı düşünüyorum. NATO’nun bundan sonraki geleceği nasıl olacak? Bundan daha önemli olan konu, artık güvenlik sadece askerle, sadece silahla temin edilebilecek bir husus değil.
Savaşmak kadar barışmanın da belki daha önemli olduğu ortaya çıkıyor. Aslında NATO’nun bir güvenlik şemsiyesi olduğu aşikar ama nasıl bir barış perspektifi geliştirebilir ve barışın oluşmasına nasıl katkıda bulunabilir bunların üzerinde de yoğunlaşmasının şart olduğunu düşünüyorum.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.