Z Kuşağının oy potansiyeli

Batı kaynaklı bir kavram olarak geliştirilen “kuşak” tanımlamaları arasında “Z kuşağı” belki de kuşak tanımları içinde en tanımlı olanı. Çünkü Z Kuşağının belirleyeni çok net: Teknolojinin hayatlarındaki yeri. Z kuşağı, kendinden önceki kuşaklardan bu yönüyle bariz bir biçimde ayrışıyor.

Türkiye’nin kontrol ve takip siteleri arasında önemli bir yeri olan Doğruluk Payı, son günlerde gündemin öne çıkan maddeleri arasında yer alan Z Kuşağının Türkiye’deki oy potansiyelini ele alan bir araştırma yayımladı.

Doğruluk Payı’nın “Z Kuşağının Oy Potansiyeli… Son Zamanlarda Sıkça Konuşulan Nesil: Z Kuşağı” başlıklı araştırması şöyle:

Geçtiğimiz haftaya Yükseköğretim Kurumları Sınavları’nın (YKS) koronavirüs nedeniyle ertelenmemesine sınava giren adayların tepkisi damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın YKS’ye girecek öğrenciler ile YouTube üzerinden gerçekleştirdiği çevrimiçi görüşme sırasında göze çarpan yorumlar da tepkilerin hiç de küçük gruplarla sınırlı kalmadığını gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kabinesine yönelen bu tepki kamuoyunda Z kuşağının siyasal konumuyla ilgili tartışmalar başlattı. Peki kimdir bu Z Kuşağı ve olası seçimde sonucu değiştirecek bir oy potansiyelinden bahsedebilir miyiz?

Z kuşağı 1997 ila 2012 yılları arasında doğan demografik grubu kapsıyor. Bu kuşak içinde yetiştiği teknoloji gelişme hızı ve teknoloji erişilebilirliği açısından kendinden önceki X ve Y kuşağından oldukça farklı. X kuşağı 1965 ila 1980 yılları arasında doğan grubu kapsarken, Y kuşağı 1981 ila 1996 arasında doğanları kapsıyor. X ve Z kuşağının oldukça çatıştığı, Y kuşağının ise daha çok arabulucu olduğu da kuşak araştırmacılarının bulguları arasında.

Türkiye’de Z Kuşağının Toplam Nüfusu

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)’nin 2019 yılı verilerine göre 1997-2012 yılları arasında doğan toplam nüfus yaklaşık 20,6 milyon. 2019 yılında bu nüfusun yaklaşık 13,9 milyonu 7 ila 17 yaş arasındayken, 6,7 milyonu ise 18 ila 22 yaş arasındaydı. Bununla birlikte 2020 yılı itibarıyla 18 yaşını dolduracak kişi sayısı ise yaklaşık 1 milyon 228 bin. Bunlara ek olarak 2019 yılı verilerine göre X kuşağının toplam nüfusu 16,2 milyon, Y kuşağının toplam nüfusu ise yaklaşık 21,9 milyon kişiden oluşuyor.

Kaynak: Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2019 Verileri

Peki Z Kuşağının Oy Potansiyeli Nasıl?

ADNKS’nin 2019 verilerine göre 1997 ile 2012 yılları arasında doğan Z kuşağından 18 yaş ve üstü kişi sayısı yaklaşık 6,7 milyondu. Z kuşağının seçimlerle ilk tanışması ise 7 Haziran 2015’te yapılan genel seçim ile oldu. Her ne kadar o yılın ilk yarısında 18 yaşını dolduranların bir kısmı oy kullanmış olsa da 1 Kasım 2015’te bir daha yapılan genel seçimlerde Z kuşağından yaklaşık 1,3 milyon kişi oy kullandı. Ardından 16 Nisan 2017 yılında referandumla beraber Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçildi ve Z kuşağından 1997 ve 1998 doğumlu olan yaklaşık 2,7 milyon kişi ve 2017 yılının ilk çeyreğinde doğanlar referandumda oyunu kullandı.

2018 yılındaki Cumhurbaşkanı Seçimi ve genel seçimde 1997, 1998 ve 1999 yılında doğmuş ve 18 yaşını doldurmuş yaklaşık 4 milyon kişi ile birlikte 2000 yılının haziran ayına kadar doğmuş ve oy kullanma belgesine sahip kişiler oy kullandı. 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde ise Z kuşağından 97, 98, 99 ve 2000 doğumlu 5,4 milyon kişi oy kullanma hakkına sahipti. Bununla birlikte 2019’un mart ayına kadar doğmuş ve oy kullanma belgesine sahip olan vatandaşlarda seçme ve seçilme hakkına sahiptiler. Fakat 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimleri’nde 31 Mart 2019’dan sonra doğan vatandaşlar oy kullanamadı.

Son günlerde gerek vatandaşlar arasında gerek medyada gerekse de siyasiler tarafından sıkça konuşulan konuların başında ise erken seçimler geliyor. ADNKS’nin 2019 verilerine göre 2020 yılının sonunda ya da 2021 yılının başında olası bir erken seçimde Z kuşağının oy potansiyeli yaklaşık 7,9 milyon. Sıkça konuşulan bu erken seçim eğer 2021 yılının sonunda yapılırsa da Z kuşağının bu oy potansiyeli 9,1 milyona yükseliyor.

Önceki İçerikRTÜK’ten gerekçesi kabahatinden büyük açıklama: ‘Halk TV ve Tele1’i neden cezalandırdık?’
Sonraki İçerikABD Türkiye’den S-400 hava savunma sistemini satın alabilir mi?