Kapalıçarşı’daki restorasyon: “Her şeyi kazımak barbarlıktır”

Dünyanın en eski ve en büyük çarşısı Kapalıçarşı’da bir yıldır süren restorasyonla çarşının tavanları yeniden boyanıyor, kalem işleri sıfırdan yapılıyor ve ışıklandırması değiştiriliyor. Kapalıçarşı’daki bu ‘sıfırlayan’ restorasyona tepkiler de geliyor. Kapalıçarşı’yı restorasyonu eleştiren isimlerden editör ve nümismatik uzmanı Hasan Mert Kaya ile gezdik: “Ya zamanın buraya kattığı ruh? Hayatın izleri? Salla gitsin, kazı geç yepyenisini yap.Her şeyi kazımak barbarlıktır. Kapalıçarşı mı, yoksa market üstü caminin düğün salonu mu?”

Kapalıçarşı, 560 yıllık tarihi ile dünyanın en eski çarşı/pazar alanlarından bir tanesi. İstanbul’da Tarihi Yarımada’nın merkezinde yer alan Kapalıçarşı, içerisindeki ve çevresindekiler ile birlikte 4.000’e yakın dükkanı barındırıyor ve bu dükkanlarda 25 binden fazla kişi çalışıyor.

Dünyanın en büyük çarşısı olma özelliğini taşıyan Kapalıçarşı, en yoğun anında içerisinde 500.000’den fazla kişiyi barındırabiliyor. 

Pandemi öncesinde yılda ortalama 91 milyon turisti ağırlayan Kapalıçarşı, 2014 yılında TIME dergisinin verilerine göre dünyanın en çok ziyaret edilen turistik mekanı seçilmişti. 

Tarihi Kapalıçarşı’da bir süredir İstanbul Valiliği, Fatih Belediyesi ve Kapalıçarşı’daki mülkiyet sahiplerinin ortak işbirliği ile restorasyon çalışmaları yapılıyor.

Anıtlar Kurulu onayıyla geçtiğimiz yıl başlayan proje için 70 milyon lira bütçe ayrıldı. 

Projenin tahmini bitiş tarihi ise önümüzdeki Haziran ayı. 

Editör ve nümismatik uzmanı Hasan Mert Kaya, sosyal medya hesabı üzerinden 20 Kasım günü Kapalıçarşı’da devam eden restorasyona ilişkin bir dizi paylaşımda bulundu. 

Kaya, paylaşım serisinde şu ifadeleri kullanmıştı:

“Kapalıçarşı’da bir restorasyon süreci yaşanıyor. Ancak süreç, eski kalem işi desenlerin tamamen “kazınmasının” ardından yerine aynısının yep yenisinin yapılması olarak devam ediyor. Çarşının tüm yaşanmışlığının, zamanın tatlı izlerinin canına okunuyor”

Bu ‘ışık seli / ledimsi’ aydınlatma tarihi beş asırı geride bırakan Kapalıçarşı’yı ne güzel ‘açmış’ değil mi? Sıfır km yeni desenlerle ‘pırıl pırıl’ olmuş çarşı! Maksatta bu zaten, restorasyon dediğin dokunduğu her yeri pırıl pırıl yapmalı, geçmişin tüm izleri silinmeli. Yakışır.

Şimdi sırayla çarşının bu sokaklarına geliniyor. Üç, beş gün sonra buralar da raspa ile iyice kazınacak, sonra aynısının yenisi yapılacak ve şahane restore başarı(!) ile tamamlanmış olacak… Ya zamanın buraya kattığı ruh? Hayatın izleri? Salla gitsin, kazı geç yepyenisini yap.

Ciddi çürümelere, dökülmelere müdahale et, güçlendirmeler yap eyvallah. Fakat bırak bazı sıva dökülmeleri kalsın, göz tamamlar eksiğini ve böyle de güzeldir aslında. Çünkü bir arka sokakta motifin tam olanı da var. Merak eden bakar görür. Her şeyi kazımak barbarlıktır.

Kapalıçarşı mı, yoksa son 5-10 yılda yapılan market üstü caminin düğün salonu mu?”

Kaya’nın bu paylaşımları sosyal medyada kısa sürede çok sayıda paylaşım aldı. Birçok kişi, bu duruma yazdıkları mesajlar ile tepki gösterdi. 

Kaya’nın paylaşımlarında eleştirdiği restorasyon çalışmasını yerinde görmek için Kapalıçarşı’yı adım adım gezdik. Ve Kapalıçarşı’da Hasan Mert Kaya ile buluşarak eleştirilerini bir de kendisinden dinledik. 

Fotoğraf: Kapalıçarşı’daki restoranla ilgili eleştirileri sosyal medyada büyük ilgi gören Hasan Mert Kaya.  

Hasan Mert Kaya ile Kapalıçarşı içerisindeki Cebeci Han’da bir çay bahçesinde buluştuk. 

Kaya, kendisinin bir mimar ya da mühendis olmadığını, sade bir vatandaş olarak durumdan şikayet ettiğini, yapılan restorasyon çalışmasının estetik açıdan Kapalıçarşı’ya zarar verdiğini söyledi. 

Fotoğraf: Solda henüz restorasyon işlemi yapılmamış olan, sağda ise restorasyon işlevinden geçmiş olan Kapalıçarşı tavanları. 

Çok küçük yaşlardan beri Kaplıçarşı’ya gelip gittiğini ve çocukluğunda 5 yıl Kapalıçarşı’da çıraklık yaptığını söyleyen Kaya, sosyal medya paylaşımının ardından birçok kişinin kazınan motiflerin “tarihi” nitelikte olduğunu sandığını belirterek bu konuda bir düzeltme ihtiyacı duyduğunu belirtti. Şu anda kazınan motiflerin 1982 yılında başlanıp 1984 yılında sona eren bir restorasyon çalışması esnasında yapıldığını, sanıldığı kadar eski olmadığını fakat yine de bir neslin hafızasında Kapalıçarşı’nın bu sade ve estetik motiflerle yer edindiğine dikkat çekti. Kaya’ya göre eğer yeniden motifler duvarlara ve tavanlara işlenecekse bile, bunun estetik bir kaygı güdülerek yapılması gerekirdi. 

Fotoğraf: Kapalıçarşı’nın henüz restorasyon işlemine girmemiş olan tavanlarından biri. 

Kaya’nın bir diğer dikkat çektiği nokta ise Kapalıçarşı’nın yeni tavan motifleri, açık duvar rengi ile birlikte yerleştirilmeye başlanan led ışıklandırmalardı. 

Bu ışıklar Kapalıçarşı’nın “apaydınlık” olmasını sağlıyordu fakat hem estetik açıdan tarihi yapının ağırlığına zarar veriyordu hem de esnafların vitrinlerinin gözükmesini engelliyordu.

 

Mevcut bulunan motiflerin altında bir beton sıvının bulunduğunu söyleyen Kaya, bunun Kapalıçarşı’nın tavanına fazladan bir yük yüklediğini, restorasyonda bu beton sıvanın kaldırılmasının ise faydalı bir çalışma olduğunu belirtti. 

Kaya’nın yanından ayrıldıktan sonra Tarihi Kapalıçarşı’yı adım adım gezdik. 

Fotoğraf: Restorasyon çalışması sonrası Kapalıçarşı’nın tavanları ve ışıklandırması.

Restorasyon hakkında fikrini sorduğumuz esnafların hiçbiri demeç vermek, kameranın önünde konuşmak istemedi. 

Kayıt dışı konuşan esnaflar ise Tarihi Kapalıçarşı’da yapılan restorasyonun mekanın ruhuna uygun olmadığından ve özellikle yeni ışıklandırmalardan şikayetçi.

Önceki İçerikTahir Elçi ölüm yıldönümünde Dört Ayaklı Minare’nin önünde anıldı
Sonraki İçerikSuriye’nin Cumartesi Anneleri