Kobani’de iki gündür devam eden ve cezaevinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar, Haseke’de işlendiği belirtilen bir aşiret intikamı cinayetiyle başladı.
26 yaşındaki Sami Şeyhmus Heso, “Sipan Hizni” adıyla SDG saflarında savaşmış Kürt bir askerdi. SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunun ardından Heso da eski SDG mensuplarından oluşturulan ve Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlanan Haseke Tugayı’nda görev yapmaya başladı.
Heso, silahlı bir grup tarafından kaçırılarak öldürüldü. Cinayetin görüntüleri de sosyal medyada yayımlandı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre saldırganlar Deyrizor bölgesindeki Baggara Arap aşiretinin mensuplarıydı. Heso, yaklaşık iki yıl önce aşiret mensuplarının öldürülmesine karışmakla suçlanıyordu.
Cinayetin bir aşiret intikamı olduğu ve öldürülen aşiret mensuplarından birinin yakınının da infaz görüntülerinde yer aldığı ileri sürüldü. Heso’nun ailesi ise saldırganlarla herhangi bir husumetlerinin bulunmadığını söylüyor.
Cinayet görüntüleri protestoları başlattı
Heso’nun öldürülmesi ve cinayet görüntülerinin sosyal medyada yayılması Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde tepkiye yol açtı.
Haseke, Kamışlo, Derik ve Kobani’de protestolar düzenlendi.
Gerilimin en fazla yükseldiği yer Kobani oldu.
Kobani’de Heso’nun öldürülmesini protesto eden kalabalığa Şam yönetimine bağlı Genel Güvenlik güçleri müdahale etti. Göstericiler ile güvenlik güçleri arasında olaylar çıktı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Şam yönetimi Halep’ten Kobani’ye takviye güvenlik birlikleri gönderdi.
Gözaltındakilerin Halep’e götürüleceği haberi cezaevini karıştırdı
Gerilim daha sonra Kobani cezaevine sıçradı.
Protestolar sırasında gözaltına alınan bazı kişilerin de getirildiği cezaevinde, tutukluların Halep’te Şam yönetiminin kontrolündeki cezaevlerine nakledileceği haberi yayıldı.
Cezaevindeki eski tutuklular yeni gözaltına alınanlarla dayanışma gösterirken, kendilerinin de Halep’e gönderileceği endişesiyle isyan çıktı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de cezaevindeki olayların tutukluların Halep’e nakledilmesi planı üzerine başladığını bildirdi.
Cezaevi alev aldı: 9 ölü, 17 yaralı
İsyan sırasında cezaevinde yangın çıktı.
Yerel kaynaklara göre tutukluların yatak ve battaniyeleri ateşe vermesiyle başlayan yangın kısa sürede koğuşlara yayıldı.
Rûdaw’ın Kobani Hastanesi ve Alman Hastanesi yöneticilerine dayandırdığı bilgilere göre yangında 9 mahkûm hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı. Yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu bildirildi.
Suriye devlet haber ajansı SANA ise ilk açıklamasında ölü sayısını en az 7 olarak duyurdu.
Yangının nasıl başladığı konusunda farklı anlatımlar bulunuyor. Bazı yerel kaynaklar yangının tutuklular tarafından çıkarıldığını söylerken, Kobani’deki Kürt siyasi partileri olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması için bağımsız ve şeffaf soruşturma istedi.
Suriye İçişleri Bakanlığı da olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Bakanlık ayrıca önemli bir ayrıntıyı doğruladı: Kobani cezaevinin yönetimi henüz Şam hükümetine devredilmiş değil ve cezaevi hâlâ yerel Kürt güçlerinin kontrolünde bulunuyor.
Mazlum Abdi Kobani’ye geldi
Gerilimin büyümesi üzerine Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanı ve eski SDG Komutanı Mazlum Abdi Kobani’ye geldi.
Abdi; Kobani Genel Güvenlik Güçleri sorumlusu, kent yönetimi, Kobani Tugay Komutanı ve diğer askeri ve sivil yetkililerle toplantı yaptı.
Şam yönetiminin Haseke Vali Yardımcısı Ahmet El Hilali de bölgedeki aşiret ve kabile temsilcileriyle görüşmelere başladı.
Hilali, öldürülen Heso’nun ailesini ziyaret ederek taziyede bulundu ve SDG’nin Suriye ordusuna entegre edildiğini hatırlatarak eski SDG mensuplarına yönelik saldırıların artık Suriye ordusuna ve devletine yönelik saldırı olarak değerlendirileceğini söyledi.
Şam güçleri Kobani merkezinden çekildi
Mazlum Abdi’nin Kobani’ye gelmesinin ardından kentte tansiyonu düşürmek için yeni adımlar atıldı.
Halep’ten gönderilen Şam’a bağlı güvenlik birlikleri Kobani kent merkezinden çekildi.
Ancak birlikler bölgeden tamamen ayrılmadı. Kobani’nin yaklaşık 2 kilometre dışında, Halep yolu üzerinde konuşlandılar.
Kentte 72 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş olmasına rağmen sokaklarda hareketliliğin sürdüğü bildiriliyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.