Berlin’de 3, Madrid’de 1825 kayıp…

 

Şansölye Angela Merkel, koronavirüsle mücadele konusunda Türkçe alt yazılı 6 dakikalık bir video yayınladı. Birkaç cümlesini aktarmak istiyorum: “Federal Hükümet çalışma yapılarını değiştirdi. Başbakan başkanlığında bir Kabine Komisyonu kuruldu… Düzenli olarak toplanan bir kriz masası kuruldu. Bu çalışmalarımızda her zaman bilimsel akla göre hareket edeceğiz.” Kısa cümlelerle neler yaptıklarını bütün açıklığıyla dile getiren Merkel, katılımcı bir dil kullandı. Avrupa koronavirüs salgınıyla büyük bir yıkım yaşıyor.

 

Madrid, Milano, Paris, New York, Londra, Zürih, Cenevre, Amsterdam, Stockholm, Brüksel gibi ünlü şehirler devasa kayıplara ve son derece trajik insan öykülerine sahne oluyor. Almanya ise şimdilik görece düşük bir ölüm oranıyla karşı koyuşunu sürdürüyor. Bu yazıyı yazdığım sırada Berlin’de hayatını kaybedenlerin sayısı 3’tü.

 

Resmi rakamlara bakarak tabloyu gözden geçirelim: Almanya enfekte olan 35 bin vaka sayısıyla dünyada beşinci. 181 kayıpla diğer Avrupa ülkelerine kıyasla çok farklı bir çizgi izliyor. Avrupa’da en zorlanan ülkelerin başında İtalya ve İspanya geliyor.

 

İtalya 68 bin vaka ve 6 bin 800 ölümle yüzde 10 kayıp vermiş, İspanya 47 bin vakayla 3 bin 400 kayıp vermiş; ölüm oranı yüzde 8… Almanya’nın binde beş civarındaki ölüm oranının nedenlerini herkes merak ediyor.

 

Robert Koch Enstitüsü

 

Merkel’in kısa konuşmasından anladığımız kadarıyla, virüse karşı yürütülen mücadelede, toplumun katılımını sağlayacak şeffaf yöntemler kullanılıyor. Bilgiler toplumla paylaşılıyor. Tehlikenin boyutunu baştan fark ederek, ona göre önlem alan bir yol izleniyor. Almanya güçlü bir sağlık altyapısına sahip.

 

Örneğin her bin kişiye, iyi eğitim görmüş 13 hastabakıcı ve hemşirenin düştüğü bir ülkeden söz ediyoruz. Çok hızlı bir şekilde COVID-19 testini hazırladı ve diğer Avrupa ülkelerinden önce test yapmaya başladı. Daha çok test yaptığını da hesaba katmak gerekiyor.

 

Devletin Sağlık Bakanlığı dışında Robert Koch Enstitüsü adlı bir araştırma kuruluşu bulunuyor. Araştırma, geliştirme alanında dünyanın en etkili kuruluşlarından birisi olan enstitü, salgın hastalıklarla mücadele için ön hazırlıklara sahip. Salgın duyulur duyulmaz harekete geçen kurum, süreci yönlendiriyor.

 

Ancak bütün bu tabloya rağmen Almanya’nın tehlikeyi atlattığı söylenemez. Enstitünün Başkanı Lothar Wieler, dikkatli bir iyimserlik içinde: “Almanya salgının henüz başında. Ancak ölüm oranının düşük olması, salgının Almanya’da daha yavaş ilerleyeceği anlamına gelmiyor. Korona ile mücadeleye yeni başladık.”

 

Önceki İçerikGünde 2 bin 300 kişi ölecek
Sonraki İçerikDünyayı felç eden virüs (2) Kültür, bilim ve ahlâk (*)