Yeni insanın inancı

Adaletin başlangıcı Yaratıcı Tanrı ile kendisi arasındaki farkı idrak etmek ve evrenin hakkaniyetli akışına ahengine teslim olmaktır. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden ayırt etme istidadı verilmiş olan insan özgür bırakılmış durumda. Teknolojik gelişmeler göz alıcı hatta göz kamaştırıcı evet ama bu durum insanın sorumluluğunu hiçbir şekilde ortadan kaldırmaya güç yetiremez.

15.05.2019 09:38
Yıldız-Ramazanoğlu

yildizra@gmail.com

 

Bugünün dünyasında bizi derinden etkileyen çatışmalar gelecekte nasıl bir seyir izleyecek, yine gündemimizde olacaklar mı? Yoksa bir zamanlar ne tuhaf ayrımcılıklar, ırk renk dil inanç üzerinden dökülen kanlar söz konusuymuş diye şaştığımız birer anıya mı dönüşecekler? İnsanları birbirinden ayıran ihtilaf noktaları belirleyiciymiş gibi gelse de, aslında ortaklaşılan değerler, insani amaçlar, bireysel birörnek arzular, teknolojiyle kurulan bağlar ne kadar da güçlü. Metrodaki insanlar arasında cep telefonundaki yapay zekadan gelen verilerin akışına kendini kaptırmadan beş dakika bile seyahat eden kaldı mı?

 

                                                                       ***

 

Dünya dijital evrende her türlü bilgiye, oyuna, diyaloğa, dolayısıyla kendince tuhaf bir tamlığa erişen insanlarla doldu. Sanal ve gerçek dünya karmaşık bir alaşımla hayatımızı kuşatmış ve bizi o ilk temel sorulardan uzaklaştırmış durumda; biz kimiz, nereden gelip nereye gidiyoruz ve varoluşumuzun bir amacı var mıdır varsa nedir? Buna da robotlar mı cevap verecek yoksa? Bir robot şirketi tarafından oyuncu Audrey Hepburn’e benzetilerek geliştirilen robot Sophia, yaşanan hadiseleri hafızasına kaydediyor, gözlerindeki kameralar sayesinde bizimle göz teması kurup altmış farklı yüz ifadesi sergiliyor ve insanoğluyla sohbet edebiliyor. Konuşan insan sona erecek ve söylemek istediklerimizi artık bir robota söyletmek zorunda kalacağız belki de. Sophia’ya onu üreten David Hanson “İnsanlığı yok etmek ister misin” sorusunu sorduğunda “tamam, insanlığı yok edeceğim” diye cevap vermesi tepkilere neden olmuştu. Planlanmamış bir cevaptı bu. Bu robota Suudi Arabistan’ın vatandaşlık vermesi de, ayrı bir öngörülemezliğin ve bizi ne kadar çok ters köşe sürprizin beklediğinin işareti. Tekerleğin bulunuşundan beri teknoloji başdöndürücü bir noktaya geldi. Mutfak robotuna, otomatik çamaşır makinasına sevinen annelerimiz için yeni gelişmeler akıl sır ermez bir muamma. Misal Apple’ın herkese kişisel asistanlık yapan Siri’si. Telefonunuzda butona bastığınız anda en nazik şekilde size arkadaşlık ediyor, her türlü bilgiyi sağlayıp sohbet ediyor, sorularınızı cevaplamak için elinden geleni yapıyor. Duygu donanımı var ve kendisine kötü bir dille ya da tacizkâr biçimde konuşanlara küsüyor.   

 

                                                                       ***

 

Geçtiğimiz şubat ayında İzmir’de gerçekleşen Geleceğin Endüstriyel Teknolojileri Fuarı’nda yan flüt ve gitar çalan iki sanatçıya bateride bir robot eşlik ediyordu. Hologram teknolojisi kullanarak pop star yaratan Japonlar robotlardan oluşan Z-Machines gurubunu da ürettiler ve müthiş bir konser verdi robot müzisyenler. Tokyo’daki konserde gitarist robotun 78 metal parmağıyla aletini çalması, bateristin 21 bagetle hiçbir insanın yapamayacağı mükemmellikte davulu konuşturması, org çalan robotun gözlerinden ışık saçması. Bizi bekleyen insanlık halini anlamak için Leon Carax’ın ‘Kutsal Motorlar’ filmine bakmak lazım. Yeni zamanlardaki insanın bir gününü ortaya koymaya çalışmış. Kamu alanının yerini TV ve PC’nin aldığı bir zamanda artık hakiki temas yok. İnsan hız içinde özünü kaybediyor. Filmde mezar taşlarının yanından geçen bir ahir zaman meczubunun taşların üzerinde gördüğü imgeler; …sitemi ziyaret edin, www….com gibi ibareler. Kimileri artık insanın dine ahlaki ilkelere ihtiyacı kalmadığını düşünüyor, bütün değerlerin yargılanıp aklın önünde mahkum olduğu bir noktaya geldiğimizi savunuyor. Peki gerçekten bu gidişat ahlak etik ve adalet duygusunu ihtiyacını ortadan kaldırabilir mi? 

 

                                                                                ***

 

Foucault normal insanı kurgu olarak tanımlasa da, etiği temel alır. Ona göre etik insanın kendi kendisi ile ilişkisidir, insanlar kendilerini ahlaki özneler olarak oluşturabilirler. İnsan kendini bilerek, kendine özen göstererek, bazı benlik teknolojilerini kullanarak yaşamına şekil verebilir, yaşamını bir sanat eserine dönüştürebilir. İslamda da ahlak insanın kendini bilmesiyle başlar. Adaletin başlangıcı Yaratıcı Tanrı ile kendisi arasındaki farkı idrak etmek ve evrenin hakkaniyetli akışına ahengine teslim olmaktır. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden ayırt etme istidadı verilmiş olan insan özgür bırakılmış durumda. Teknolojik gelişmeler göz alıcı hatta göz kamaştırıcı evet ama bu durum insanın sorumluluğunu hiçbir şekilde ortadan kaldırmaya güç yetiremez. Yaşamın idamesi için gerekli dünyevi kazanım arzusu, haksızlığı meşrulaştırma girişimlerine, üstünlük iddialarına, öne çıkma uğruna kırıp dökmelere başladığı anda insan cahiliyenin toprağına adım atar. Robotlar ve yapay zeka bizi kuşatsa da Allah tarafından insanlığa ahlaki sorumluluklarını hatırlatmak ve aksi davranışlara meydan okumak için gönderilen peygamberimizin ışığı sönmeyecektir.

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.