Yönetmen Seren Yüce, Şişli Cumhuriyet Mahallesi’ndeki evinde yaşıyordu. 30 Aralık 2025 günü sabah saatlerinde ısrarla çalan telefonuna baktığında tanımadığı bir numara gördü ve telefonu merakla açtı. Karşısındaki kişi kargocu olduğunu, kargo teslim edeceğini evde olup olmadığını sordu. Evde olduğunu söyleyince telefondaki kişi ‘Tamam birazdan getiriyorum’ diyerek telefonu kapattı. Saatler 09.50’yi gösterdiğinde kapının zili çaldı. Kapıyı açtığında karşısında başında kask olan kargocu görünümlü bir kişi vardı. ‘Hani Kargo?’ diye sorunca karşısındaki kişi ‘Dur veriyorum’ diyerek elini cebine attı.
Tabancasını çıkardı ancak tabanca ateşlemeye hazır değildi. Yüce tabancayı görünce ilk şaşkınlığı üzerinden atarak kapıyı kapatmak için hamle yaptı ancak çok geçti. Saldırgan çoktan tabancanın namlusuna mermiyi sürmüş ve tetiğe basmıştı. Seren Yüce bacağından vurularak yaralanmış, saldırgan da kaçmıştı. Seren Yüce hemen hastaneye götürülürken bir ekip olayın yaşandığı eve, bir ekip de hastaneye gitti. Olay yerinde bir boş kovan ve saldırgana ait eldiven bulundu.
Bankacı rolünde arayan çeteci telefon numarasını aldı
Polis evin bulunduğu sokak ve bağlı sokaklardaki kamera görüntülerini topladı. Hastaneye giden ekip yapılan tedavisinin ardından taburcu olan Seren Yüce’nin ifadesini aldı. Yüce ifadesinde, ‘’Telefonuma ’O işin bedeli 5 milyon parayı vereceksin aksi halde olacaklardan sorumlu olmayız’ mesajı geldi. Ne olduğunu anlamadım. Aynı şekilde eşimi de tehdit etmişler. Benim bir hasmım bir düşmanım yok. Mesajda bahsedilen iş ve para konusu nedir bilmiyorum. Olayı kimin yaptığını da bilmiyorum. Beni arayarak kargo getirdiğini söyleyen kişiye kapıyı açınca ateş etti’ dedi. Polis kamera görüntülerinde saldırganın kendisini bekleyen bir motosiklete binerek olay yerinden kaçtığını belirledi. Motosikletin plakası sahteydi. Yüce’nin eşi olay öncesinde bankacı rolünde bir kişi tarafından aranmış, acil banka işlemi olduğu söylenerek Yüce’nin cep telefonu alınmıştı. Tehdit mesajı da numara alındıktan sonra yurtdışından gönderilmişti. Yüce mesaja sessiz kalınca eşi de tehdit edilmişti.
Polis hepsini tek tek yakaladı
Asayiş Şube Cinayet Büro Amirliği ekipleri motosikletin gerçek plaka bilgisine kısa sürede ulaşarak saldırganların kimliklerini tek tek deşifre etti. Motosikleti kullanan T.K.(27) ve motosikleti temin eden U.G.(36) olayın ertesi günü Kağıthane’de yakalanarak gözaltına alındı. Aramalarda; motosiklet kaskı, ruhsatsız tabanca, 29 fişek ve eldiven ele geçirildi. Polis tetikçi ile birlikte olaydaki önemli ismlerin Tekirdağ, Marmara Ereğlisi’nde bir evde gizlendiklerini belirledi. 5 Ocak günü başlatılan operasyonda, tetikçi B.Y.(27), olayı organize eden F.F.K.(32) ve M.R.T.(30) yakalandı. Buradaki aramalarda da, 3 ruhsatsız tabanca, 4 şarjör, 21 fişek ele geçirildi. Emniyette sorguya alınan çete üyelerinin elebaşı Fransa’da tutuklu bulunan Şapkalı Volkan lakaplı Volkan Ramazan Ayhan’ın yaptığı Şapkalılar Çetesi’nden oldukları tespit edildi. Sorgu ve cep telefonu incelemesinde, tehdit mesajının ardından parayı alamayacağını anlayan yurt dışındaki çete yöneticisinin saldırıyı organize eden kişiye ‘vurun’ talimatı verdiği anlaşıldı. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden motosikleti temin eden kişi serbest kalırken, diğerleri tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Çete elebaşı Fransa’da tutuklu
Şapkalılar Çetesi bundan 5 yıl önce Okmeydanı’nda karıştığı olaylarla adını duyurmaya başladı. Çete, hasım gördüğü bir kişiyi Kağıthane’de silahla vurarak öldürdü. Çete elebaşı Sergen Solak bu cinayetin ardından Yunanistan’a kaçınca çetenin elebaşılığını ‘Şapkalı Volkan’ lakaplı Volkan Ramazan Ayhan devraldı. Şapkalı Volkan kısa sürede etrafına topladığı adamlarıyla çetenin gücünü ve etki alanını genişletti. Karıştıkları kanlı olayların ardından geçen yıl Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Kafes-40 adı verilen operasyon düzenledi. Çok sayıda çete üyesi yakalanırken elebaşı Ayhan kaçtığı Fransa’da yakalanarak tutuklandı.

Kanlı eylemler iddianamede yer aldı
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava ve halen devam eden savcılık soruşturmasında çetenin bazı olayları şöyle sıralandı:
13 Nisan 2024 günü Okmeydanı Örnektepe’de Durmuş Esen (59) çete tarafından öldürüldü.
Geçen yıl Mayıs ayında Kağıthane’de İsmet Göksal çete tarafından öldürüldü.
Çete, müşteri ve yatırımcıları 11 milyar TL dolandırarak kaçan Şahin Çolak’ın sahibi olduğu S Class Otomototiv ve dayısının Ataşehir’deki oto galerisi geçen yıl Haziran ayında 20 milyon TL haraç almak için kurşunladı.
Çete, İstanbul Karaköy’deki Bülent Korkmaz’ın sahibi olduğu Tonigh Part Hotel’i 30 Haziran günü 300 bin dolarlık haraç için kurşunladı, saldırıda bir otel çalışanı yaralandı.
Geçen şubat ayında Asırlık Ağa Hamamı’nın işletmecisi Hüseyin Yılmaz’ı haraç için tehdit eden çete, “Ensendeyiz; öleceksin” mesajının yer aldığı video gönderdi.
Çete 8 Ağustos 2025 günü, İstanbul Kuyumcular Odası eski başkan vekili Sarp Tarhanacı’nın işyerini kurşunladı. Bir hafta sonra da Florya’daki evine el bombası attı.
Ölümle tehdit edilen Muammer Yılmaz’dan 2 milyon lira haraç istendi.
Bünyamin Bilen isimli bir kişi geçen 27 Nisan’da, çete üyeleri tarafından silahlı saldırıya uğradı.
Çete, Metin Gözaydın isimli bir market sahibinden 2 milyon 200 bin dolar haraç istedi.
Çete, İsmet Dilli’ye ait Intro Consept isimli iş yerini kurşunladı.
Fatih Karagümrük’teki Abdullah Demir’e ait iş yeri de geçen 24 Haziran’da çete tarafından kurşunlandı.
Çete, Sultangazi Malkoçoğlu’nda kıraathane işleten Mehmet Emin Beyhan’dan 1 milyon TL haraç istedi.
Etiler’deki Woy’s isimli gece kulübü çete tarafından ele geçirilmeye çalışıldı.














