Anasayfa / Dış Haber / Yeşil Hareket’in lideri Musevi: “Oyun bitti. Silahınızı yere bırakın ve iktidardan çekilin”

Yeşil Hareket’in lideri Musevi: “Oyun bitti. Silahınızı yere bırakın ve iktidardan çekilin”

İran’da 1979 Devrimi’nden sonra başbakanlık yapan ve 2009 seçimlerinin ardından başlayan Yeşil Hareket’in lideri Mir Hüseyin Musevi, 17 yıldır tutulduğu ev hapsinden bildiri yayımladı: “Oyun bitti. Silahınızı bırakın, iktidardan çekilin”

İran siyasetinin sembol isimlerinden Mir Hüseyin Musevi, 29 Ocak 2026 tarihli bildirisinde ülkede yaşanan son olayları “halka karşı büyük bir ihanet ve cinayet” olarak niteledi. Ülkenin “yas içinde” olduğunu vurgulayan Musevi, artan baskı ve şiddetin “on yıllar, hatta yüzyıllar boyunca hatırlanacak bir facia” yarattığını söyledi.

Musevi, “Halk bu rejimi istemediğini ve yalanlarınıza inanmadığını daha hangi dille söylesin? Artık yeter. Oyun bitti” ifadelerini kullandı. Rejimin, kendi halkına karşı savaş pozisyonu aldığını savunan Musevi, bu yaklaşımın hem ülkeyi iç istibdada sürüklediğini hem de dış müdahaleye zemin hazırladığını belirtti.

Bildirisinde doğrudan ordu ve emniyet güçlerine seslenen Musevi, 8–9 Ocak’ta (18–19 Dey) yaşanan olayların tekrarlanamayacağını söyledi ve “Bu, er ya da geç taşımaktan vazgeçeceğiniz bir yüktür” diyerek güvenlik güçlerini silah bırakmaya çağırdı.

“Çözüm anayasa referandumu”

Musevi, çıkış yolu olarak dış müdahaleyi reddeden, barışçıl ve demokratik bir geçişi savundu. Tüm ulusal eğilimleri kapsayan geniş bir cephe kurulmasını ve bunun anayasa referandumuna gitmesini önerdi. Kalıcı barış ve güvenliğin ancak “milletin iradesiyle ve halkın eliyle” sağlanabileceğini vurguladı.

Bildirinin sonunda dini bir vurguya da yer veren Musevi, “Mahkûmlar serbest kaldığında, özgürleşecek olanların ilki din bezirganlarının pençesindeki din olacaktır” ifadelerini kullandı ve özellikle İran’ın genç kuşakları için “onur ve mutluluk” diledi.

Mir Hüseyin Musevi, 2009’daki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından başlayan Yeşil Hareket’in önde gelen isimlerinden biri olmuş, 2011 yılından bu yana yargı süreci olmaksızın ev hapsinde tutuluyor.

Mir Hüseyin Musevi’nin bildirisi (tam metin)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Milletimizin uzun tarihine, İran’ın benzerini hatırlamadığı kara bir yaprak daha eklendi. Günler geçtikçe olayın dehşet verici boyutları daha fazla gün yüzüne çıkıyor. Halka karşı büyük bir ihanet ve cinayet işlendi. Evler yaslı, sokaklar yaslı; şehirler ve kasabalar yaslı. Yıllardır tırmanan baskı şiddetinin ardından bu, on yıllar, hatta yüzyıllar boyunca hatırlanacak bir faciadır. Soğuk bir Ocak ayında (Dey ayı) toprağa akan mazlumların sıcak kan nehri, tarihin akışını değiştirmeden durulmayacaktır.

Halk bu rejimi istemediğini ve yalanlarınıza inanmadığını daha hangi dille söylesin? Artık yeter. Oyun bitti. Zulümleriniz yakanıza yapıştı ve diktiğiniz zakkum ağaçları meyve verdi. Kendi milletinize karşı savaş kıyafetleri giydiğinizde, aslında kendi kökünüzü kazıyordunuz. Halkın iyiliğini isteyenleri ezdiğinizde ve insan haklarını savunan en ufak bir hak söze izin vermediğinizde, dış müdahale için kırmızı halı seriyordunuz. Tavsiyeleri duymamak için kulaklarınızı tıkadığınızda, cehaletinizle en değerli fırsatlarınızı kaybediyordunuz.

Sizin de vaktiniz geldi. Sizden geriye kan ve şiddet dolu bir hikâyeden başka bir şey kalmayacak. Artık yeter. Ne ülkenin krizlerinden herhangi biri için bir çözümünüz var, ne de milletin sonuç alana kadar yeniden protesto etmekten başka bir çaresi. 18 ve 19 Dey (8–9 Ocak) facialarını tekrar edemeyeceksiniz. Bu, ordu ve emniyet güçlerinin er ya da geç —muhtemelen erken— taşımaktan vazgeçeceği bir yüktür. Silahınızı yere bırakın ve iktidardan çekilin ki millet, bu ülkeyi özgürlüğe ve bayındırlığa bizzat kendisi ulaştırsın.

Halkın bu küçük yoldaşının bu amaçla önerdiği yol; dış müdahale olmaması, iç istibdadın reddi ve barışçıl demokratik geçiş ilkeleri temelinde, tüm ulusal eğilimlerden oluşan kapsayıcı bir cephe kurularak Anayasa Referandumu yapılmasıdır. Çünkü kalıcı barış ve güvenliğin tesisi ve ülkenin mevcut istibdat şerrinden kurtarılması, milletin istek ve iradesi doğrultusunda, sadece halkın eliyle ve dış müdahale olmaksızın mümkündür.

Allah’ım, mazlum kullarının vicdanlarının derinliklerinden dergâhına yükselttiği feryadı duy ve özgür, bayındır bir İran için dualarını kabul et. Halkımızın yaslı canlarını teskin edecek tek şey budur. Mahkûmlar serbest kaldığında, özgürleşecek olanların ilki; din bezirgânlarının pençesindeki uzun esaretinden kurtulup güneşin Muhammedi gülüşünü yeniden görecek olan senin dinin olacaktır.

İran ve özellikle onun yeni yetişen nesli için onur ve mutluluk diliyorum.

Mir Hüseyin Musevi – 29 Ocak 2026

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın