MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 57. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı.
Terörün tasallutu sona ermiş, Suriye ikinci defa özgürleşmiş, bunun kazananı da tüm Suriye halkı olmuştur
Suriye Cumhuriyeti’nde üniter, tek Suriye yolunda yeni bir denklem, yeni bir yapı oluşmuştur. Terörün tasallutu sona ermiş, Suriye ikinci defa özgürleşmiş, bunun kazananı da tüm Suriye halkı olmuştur. Zira barış ve huzur ortamında herkes kazanacaktır. Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin milli huzur ve güvenliği, “terörsüz Türkiye” hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir. Bu bağlamda, kapsayıcı, toplumsal uzlaşıyı önceleyen ve terör örgütlerinden arındırılmış “tek Suriye”nin inşası, söz konusu hedeflere doğrudan hizmet edecek stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır. Partimizin kuruluşunun 57’nci yıl dönümü de “terörsüz Türkiye” hedefinin somutlaştığı, bölgesel istikrarın milli güvenlikle bütünleştiği hayırlı bir döneme rastlamıştır. Suriye’de olumlu gelişmeler yaşanırken Dünya huzursuz, başta İran olmak üzere bölgemiz yeni çatışmalara gebedir. Küresel sistem, son yıllarda eş zamanlı ve çok katmanlı krizlerin belirlediği istikrarsızlık sürecinden geçmektedir. Benzer şekilde, Ukrayna–Rusya savaşı başta Türkiye’nin çabaları olmak üzere askeri ve diplomatik tüm girişimlere rağmen kalıcı bir barışla sonuçlandırılamamış, Avrupa güvenlik mimarisinde uzun vadeli belirsizlikleri derinleştirmiştir. Gazze’de ilan edilen ateşkese karşın, sivil halkın beslenme, barınma ve temel insani ihtiyaçlara erişiminde yaşanan ciddi yetersizlikler, insani krizin yapısal niteliğini sürdürdüğünü göstermektedir. Küresel adalet yerlerde sürünmekte, mazlumların feryatları her coğrafyadan duyulmaktadır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yeni bir çatışma iklimi oluşmaması için tüm insani ve diplomatik çabayı iyi niyetle ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Türkiye diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline de gelmiştir. Dileğimiz aklın, izanın ve sağduyunun hâkim olması, bölgemizde huzurun ve barışın tesis edilmesidir.

“Milli Birlik, Devlet kapasitesinde Stratejik Dönüşüm ve Kalkınma Hamlesi Dönemi”
Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’yi ve Türk milletini güvenli müreffeh bir geleceğe taşımaya yeminlidir. Uzun vadeli stratejik hedefimiz Türk ve Türkiye yüzyılını adım adım inşa ederek İstanbul’un fethinin 600. Yıldönümü olan 2053 yılında Türkiye’nin Dünyada süper güç ve lider ülke haline gelmesini sağlamaktır. Bu amaçla 2053 yılına kadar olan “27 yıllık dönem dokuzar yıllık üç aşamalı” bir stratejik planlamayla ihya edilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2053 yılına kadar küresel alanda güç merkezi haline gelmiş bir Türkiye’yi oluşturmaya kararlıyız. Bu doğrultuda küresel liderlik için bir yol haritası ortaya konulmalıdır. Bize göre “2053 Küresel Liderlik Yol Haritası” üç dönem halinde şu şekilde planlanmalıdır. Birinci dokuz yıllık dönem 2026–2035 yıllarını kapsayan “Milli Birlik, Devlet kapasitesinde Stratejik Dönüşüm ve Kalkınma Hamlesi Dönemi” dir.
Bu dönem, demokratik hukuk devleti ilkelerinin güçlendiği, Türkiye’nin sosyo-ekonomik sorunlarının çözüldüğü, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ile sosyal gelişmenin sağlandığı, milli bütünleşme ve kaynaşmanın tesis edildiği bir dönem olacaktır. Türkiye tüm vatandaşları ile “birlikte yaşama arzusunu” güçlendirerek bütün enerjisini Türkiye’nin kalkınmasına yöneltme başarısını bu dönemde gösterecektir. Bu dönem, ülkemizin milletler camiasında saygınlığı artarken toplumdaki yozlaşmanın önüne geçilerek ahlaki ve iktisadi temelde kalkınma hamleleriyle Türkiye sıçrama yapacaktır.
İkinci dönem 2036–2044 yıllarını kapsayan “Merkez Ülke Türkiye Dönemi”dir.
Bu dönem ekonomik ve sosyal kalkınmasında hamle yapmış, küresel rekabette ön almış, hem doğuya hem batıya bakan Selçuklu kartalı anlayışında kutupbaşı olmuş bir Türkiye dönemi olacaktır. Türkiye hem doğu ve batı arasında merkezi güç, hem de tüm jeopolitik ve ekonomik kuşakların merkezinde yer alan bir “merkez ülke” olacaktır.
Üçüncü dönem 2045–2053 yıllarını kapsayan, “Küresel Liderlik ve Medeniyet İnşa Dönemi” olacaktır.
2053 yılını hedefleyen uzun vadeli stratejimizin temel amacı; ülkemizin, çağdaş dünyayı Türkçe algılama ve değerlendirme yeteneğine sahip, küresel düzeyde etkili ve ekonomide dünyanın ilk sıralarında yer alan ülkelerinden biri olan “lider ülke” konumuna yükseltilmesidir. Böylesi bir Türkiye adalet ve ahlak temelinde insanlığın huzurunu sağlamaya dönük medeniyet telakkisini hayata geçirme imkanı da bulacaktır. Bu stratejik uzun vadeli hedeflerle birlikte güncel meselelere yönelik çalışmalar yapıyor, projeler geliştiriyoruz.

Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz
2071 yılında cihan ve uzay hakimiyeti ülkümüzü inşallah gerçekleştireceğiz. Ekonomisiyle, güvenliğiyle, göç ve sosyal politikalarıyla; Türk kuşağı stratejisiyle, Türkiye merkezli bir medeniyet anlayışıyla insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu huzuru hem içeride hem de dışarıda tesis etmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için kararlılıkla çalışacak milli birlikle gücümüze güç katacağız. Türkiye, bir kutup başı gibi sivrilirken küresel sistemde belirleyici bir aktör haline gelecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsal yapısını güçlendirmek, devlete kattığı değeri daha ileri taşımak zorundayız. Bu çerçevede demokratik hukuk devleti güçlendirilmeli, devlet ve toplum düzenini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle bütünüyle uyumlu hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ekonomik ve sosyal politikalar dar gelirli vatandaşlarımızı koruyacak şekilde belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Devlete yuvalanarak varlığımızı ve birliğimizi riske atan, hala aktif olan kripto damar FETÖ ile benzeri her türlü yapının kararlılıkla üzerine gidilmelidir. İhanetlere karşı dikkatli olmalı, zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalı, yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız. Amacımız; refahı artıran, ahlak ve istikrar temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini hayata geçirmektir. Zira Türk siyasetinin bir ahlak reformuna, yeni bir kalkınma hamlesine, istikametini milletimizin hedef ve özlemlerinden alan muhtevalı bir toparlanmaya ihtiyacı vardır.
biz demokrasi ile milliyetçiliği ikiz kardeş kabul eden Milliyetçi Hareket Partisi’yiz
Milliyetçi Hareket Partisi; asırlara sari Türk devlet geleneğinin fikri ve vicdani unsurlarını taşıyan; çağdaş gelişmelerle bunları buluşturan aklın siyasetteki tezahürüdür. Milliyetçi Hareket Partisi 57 yıllık mazisi, siyasi ve fikri mücadelesiyle imanın, inancın ve milliyetçi iradenin muteber burcudur. Üç hilal, sadece bugünün değil, yarınların da partisi, geçmişle geleceği birbirine bağlayan fazilet, feraset ve fikir köprüsü, milli umutların düşmeyecek sancağıdır. 57 yılda Partimiz büyüyerek, daha güçlenerek emin ve ehil ellerde geleceğe taşınmaktadır. Türk siyasetinde müstesna bir yere sahip olan Milliyetçi Hareket Partisi, köklü bir siyasi gelenekle birlikte demokrasinin, milli birliğin ve toplumsal uzlaşmanın temsilcisi ve temincisi olmuştur. Demokratik siyasi kültürü, uzlaşma ve sorumluluk ahlakını önde tutan bir siyaset ve yönetim anlayışının yerleşmesinde öncü rol oynamıştır. Şartlara göre şekil alan değil, ilkelere göre yön tayin eden bir anlayışa sahiptir. Partimizin siyasal duruşunun merkezinde milli birlik ve beraberlik yer almaktadır. Bu yönüyle 57 yıldır, milli ve manevi değerlerin tamamını esas alarak siyasal ve toplumsal merkezin temsilcisi olmuş, ortak değerlerin bütünleştiriciliğine odaklanmıştır. Türk milletine millî, manevî ve insanî açılardan seslenen; sevgiyi, adaleti, özgürlüğü, barışı ve güven içinde gelişimi amaçlayan Türk Milliyetçiliği anlayışı sorunlara bakışımızın ve çözüm önerilerimizin temelini oluşturmaktadır. Partimiz temel görüş ve ilkelerine bağlı kalarak, dünyadaki değişimi ve gelişimi doğru okuyan, Türk milletinin beklentilerini en üst seviyede karşılamak için program, hedef, politika ve projelerini, milletimizin ve insanlığın yararını gözeterek sürekli geliştiren dinamik bir partidir. Milliyetçilik anlayışımız, zamanlar üstü bir muhtevaya sahip olmasının yanı sıra çağın ruhunu da kavramaktadır. Tam bağımsız ve Lider Ülke Türkiye’nin tarih sahnesinde yerini alması için üzerimize ne düşüyorsa yapmanın azmindeyiz. Milliyetçi Hareket Partisi, “devlet ebed müddet, millet ebed müddet” felsefesinin, tarihin derinlerinden duyulan Kızılelma çağrısının, Turan ülküsünün ve İ’la-yı Kelimetullah davasının teslim alınamaz siyasi burcudur. Refah ve mutluluk, hak ve adalet, güçlü bir demokrasi, huzur içinde bir hayat, ahlaklı bir kalkınma için Türk milletinin ümididir. Şartlar ne olursa olsun bu güne kadar milli birlik ve dayanışma ruhumuzu zayıflatmak, bin yıllık kardeşlik hukukumuzu zaafa düşürmek için oyun içinde oyun kuranlara fırsat vermedik, göz açtırmadık. Nerede bir zulüm varsa, hangi coğrafyada haksızlık yaşanmışsa, tarafımızı ve tercihimizi insanlıktan yana belirledik, demokrasi düşmanlarına karşı milli iradeden yana tavır aldık. Çünkü biz politikalarının merkezine insanı koyan, demokrasi ile milliyetçiliği ikiz kardeş kabul eden Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. İnancımız odur ki; Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı, millet sevdalısı Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı eliyle adım adım inşa ve ihya edilecek, lider ülke Türkiye ülkümüz gerçekleşecektir.
şanla şerefle, daha nice 57 yıllara
Bu doğrultuda, azimle, inançla, gayretle çalışıyoruz. Kem sözlere itibar etmiyoruz. Partimizi ve ülkemizi kötü gösterme yarışında olanlara dönüp bakmıyoruz. Terörsüz Türkiye hedefini gerçekleştirmeye odaklanırken, milletimizin haklı taleplerini karşılamak ve toplumsal meselelere çözüm üretmek için çalışmayı ihmal etmiyoruz. Kim ne yaparsa yapsın tahriklere kapılmayacak, Türkiye ve Türk milleti için çalışmaya devam edeceğiz. Yılmayacağız, yorulmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız. Ufkumuz aydınlık, geleceğimiz parlak, yarınımız bugünden daha iyi olacaktır. Bu düşüncelerle konuşmama son verirken bu anlamlı günümüzü paylaşmak için burayı şereflendiren ve yürekleri bizimle beraber çarpan bütün dava arkadaşlarıma ve saygıdeğer misafirlere teşekkür ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi’nin daha nice 57 yıllara şanla şerefle, aynı şevk, aynı heyecan, aynı coşku, aynı ruhla erişmesini temenni ediyorum. Cenab-ı Allah’tan, Partimize ve bizlere Türkiye’nin geleceğine sahip çıkma mücadelesinde yardımcı olmasını, heyecanımızı, azmimizi ve emeğimizi karşılıksız bırakmamasını niyaz ediyorum. Her birinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyor Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.