Modern televizyon tarihinin en etkili yapımlarından biri kabul edilen dizi, Baltimore’daki suç ağları üzerinden siyaset, eğitim sistemi, medya ve bürokrasiyi katmanlı biçimde ele almasıyla öne çıkıyor.
İkinci sırada 1960’ların reklam dünyasını anlatan Mad Men, üçüncü sırada ise bir lise öğretmeninin suç dünyasına sürüklenişini konu alan Breaking Bad yer aldı.
İlk 10’daki diğer yapımlar
BBC Culture’ın listesinde ayrıca şu diziler yer aldı:
• Fleabag
• Game of Thrones
• I May Destroy You
• The Leftovers
• The Americans
• The Office
• Succession
Liste, 2000 sonrası dönemin “televizyonun altın çağı” olarak anılan evresini yansıtırken, özellikle ABD yapımlarının ağırlığı dikkat çekti.
Neden hâlâ “The Wire”?
Peki, aradan geçen yıllara rağmen neden The Wire zirvede?
Dizi yalnızca bir polisiyeden ibaret değil. Her sezon farklı bir kurumu mercek altına alıyor: sokak çeteleri, liman işçileri, belediye siyaseti, eğitim sistemi ve medya. Suçun bireysel değil yapısal bir mesele olduğunu anlatıyor.
Eleştirmenlere göre, karakterlerini “iyi–kötü” kalıplarına hapsetmemesi; devlet, kapitalizm ve yoksulluk arasındaki ilişkileri sert ama didaktik olmayan bir dille işlemesi; roman derinliğinde bir anlatı kurması gibi nedenler The Wire’ın kalıcılaşmasını sağlıyor. Bugün hâlâ güncelliğini koruması, dizinin yalnızca döneminin değil, sistemin hikâyesini anlatmasından kaynaklanıyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.