Anasayfa / Dünya / ÇEVİRİ | Trump hiçbir zaman satranç oynamadı. İran savaşında bunun sonuçları ölümcül oluyor

ÇEVİRİ | Trump hiçbir zaman satranç oynamadı. İran savaşında bunun sonuçları ölümcül oluyor

Trump hiçbir zaman satranç oynayan bir stratejist olmadı. Bu İran savaşıyla insanların hayatına mal oluyor ve telafisi zor yıkımlar yaratıyor.

Tim O’Brien Bloomberg’de yazdı.

“Gerçek şu ki bunlar pek zeki adamlar değil ve işler kontrolden çıktı.” — All the President’s Men

ABD’de Connecticut Senatörü ve Senato Dış İlişkiler Komitesi üyesi Demokrat Chris Murphy, Beyaz Saray’ın İran savaşı hakkında kendisi ve diğer milletvekillerine verdiği gizli brifingin ardından sosyal medyada dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Murphy, gizli bilgiler paylaşamayacağını belirterek, savaş planlarının ne kadar tutarsız ve eksik olduğunu kamuoyunun bilmesi gerektiğini söyledi.

“Gizli bilgileri açıklayamam ama bu savaş planlarının ne kadar tutarsız ve eksik olduğunu bilmeye hakkınız var” diyen Murphy, İran’da rejim değişikliğinin artık hedefler arasında olmadığını vurguladı.

Murphy’ye göre mevcut plan, ABD vergi mükelleflerine yüz milyarlarca dolara mal olacak ve çok sayıda Amerikalının hayatını riske atacak; buna rağmen İran’da muhtemelen daha da sert ve daha anti-Amerikan bir yönetim iktidarda kalmaya devam edecek.

Senatör Murphy ayrıca Trump yönetiminin İran’ın nükleer programını tamamen yok etmeyi artık hedeflemediğini söyledi. Bunun yerine planın, İran’ın füze kapasitesi, donanma unsurları ve drone üretim tesislerini hedef almak olduğunu belirtti.

Murphy’ye göre brifingde yetkilileri zorlayan soru ise şu oldu:

“Bombalamayı durdurduğunuzda ve onlar üretimi yeniden başlattığında ne olacak?”

Murphy, Beyaz Saray yetkililerinin bu soruya verdiği cevabın ima yoluyla “daha fazla bombardıman” olduğunu söyledi.

“Yani bu aslında sonsuz bir savaş anlamına geliyor” dedi.

Murphy’nin aktardığı bir başka çarpıcı nokta ise Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin nasıl sağlanacağı konusunda Beyaz Saray’ın hiçbir planının olmamasıydı.

Dünya petrol arzının yaklaşık %20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Bloomberg’den Javier Blas’ın da belirttiği gibi Trump’ın bu sorunu çözmek için haftaları değil, günleri var. Aksi halde savaş başlamadan önce varili 71 dolar civarında olan petrolün fiyatının daha da yükselmesi ve küresel ekonomik sarsıntı yaşanması bekleniyor.

Ortaya çıkabilecek insani, ekonomik ve jeopolitik maliyetler ürkütücü boyutta. Ancak bütün bunlar şaşırtıcı değil.

“NO PLAN” (Plan yok) ifadesi, Trump’ın Beyaz Saray’a eklemek istediği dev balo salonunun tepesine asılacak bir billboard gibi kullanılabilir. Çünkü İran savaşının şu ana kadarki yürütülme biçimi Trump’ın karakteriyle tamamen uyumlu.

Hayatının büyük bölümünü miras kalan servetin varisi, düzensiz bir emlak geliştiricisi, sorunlu bir casino patronu, reality-show yıldızı ve sürekli kendini pazarlayan bir figür olarak geçiren Trump, neredeyse 80 yıllık hayatının çoğunu haritasız uçuş yaparak geçirdi.

Başkan olmadan önce bu dağınık tarzın sonuçları daha az ciddi olabiliyordu. Ancak şimdi aldığı kararlar insanların hayatlarını, toplum düzenini ve ekonomik düzeni doğrudan etkiliyor.

Büyük güç büyük sorumluluk gerektirir. Aynı zamanda akıl, strateji, öngörü ve ciddi planlama da gerektirir.

Plan yapmak sıkıcı ve zaman alıcı olabilir ama her şeyin temelidir. Planlama, işleyen yetişkinlerle çocukları ve gerçek stratejistlerle kontrolsüz yıkıcıları birbirinden ayırır.

Çokü Cumhuriyetçiler ise İran savaşını ve Trump’ın “çok kısa sürede bitecek” vaadini destekledi. Hava saldırılarını durdurabilecek yasa girişimlerini reddettiler ve Beyaz Saray’ın savaş öncesinde “güçlü bir planı olduğu” yönündeki sözlerine güvendiler.

Trump da bu anlatıyı güçlendirdi.

Bir gazetecinin petrol fiyatlarındaki artışı sorması üzerine şöyle dedi:

“Her şey için bir planım var, tamam mı? Her şey için bir planım var. Çok mutlu olacaksınız.”

Gerçekten de İran’ın nükleer ve askeri kapasitesinin tamamen yok edilmesi ve ülkede kalıcı bir rejim değişikliğinin sağlanması birçok kişi için memnuniyet verici olurdu.

İran petrolün yanında terör de ihraç eden, Ortadoğu’yu sürekli kriz eşiğinde tutan ve kendi halkı üzerinde baskı uygulayan bir ülke. Eğer Trump İran’da beklenmedik bir başarı elde ederse, elbette alkışlanır.

Ancak gerçeklik farklı.

İran’ı tamamen etkisiz hale getirmek şu anda mümkün görünmüyor. Üstelik ülkenin yeni dini lideri olarak Mojtaba Hamaney, babası Ali Hamaney’in yerine geçti.

Hürmüz Boğazı ise hâlâ küresel enerji için kritik bir boğaz.

Trump ise çoğu zaman tavsiye dinlemeyen bir lider olarak Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ortadoğu özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner gibi deneyimi sınırlı isimlerden yoğun tavsiyeler alıyor.

Trump ve destekçileri onu büyük bir stratejist olarak sunmayı seviyor.

Eski mahkûm ve ticaret danışmanı Peter Navarro, Newsmax’e verdiği demeçte şöyle dedi:

“Her zamanki gibi patron üç boyutlu satranç oynuyor.”

Ancak bu, acı da olsa gerçek değil.

Son on yılda bazı yorumcular Trump’ın karmaşık davranışlarında gizli stratejiler aramaya çalıştı. Fakat Trump hiçbir zaman ciddi ve disiplinli bir stratejist olmadı.

Elbette hedefleri var. Ancak bunlar çoğu zaman kendini koruma veya kendini yüceltme hedefleri.

Bu bağlamda İran’a yönelik askeri müdahalenin en basit açıklaması şu olabilir: Trump bunu güç gösterisi olarak cazip buldu ve bombalar düştükten sonra ortaya çıkacak sonuçların nasıl yönetileceği konusunda pek kaygı duymadı.

Ama hedeflere sahip olmak stratejiye sahip olmak anlamına gelmez.

Trump kendisini büyük bir “anlaşma ustası” olarak tanıtır, ancak iş hayatı iflaslarla doludur. Ekonomiyi iyi yönettiğini iddia eder ama zarar verici gümrük tarifeleri uyguladı.

Federal hükümeti küçültme sözü verdi ama bunun yerine DOGE adlı kaotik yapıyı ortaya çıkardı.

ABD’nin sınırlarını kapatacağını söyledi ve bunu yaptı, ancak ardından toplumlarda derin yaralar açan sert deportasyon kampanyaları başlattı.

Seçmenlerin hayatını ucuzlatmak istediğini söylüyor ama şimdi yürüttüğü savaş onların cüzdanlarını daha da zorlayabilir.

Bütün bunlar ustaca hazırlanmış bir stratejinin sonucu değil.

Aksine, arkasında bıraktığı yıkımın büyüklüğünden çoğu zaman rahatsız olmayan bir liderin davranış biçimini yansıtıyor.

New York Times iki ay önce Trump’a küresel gücünü sınırlayabilecek bir şey olup olmadığını sorduğunda şu cevabı verdi:

“Evet, var. Kendi ahlakım.”

Ardından ekledi:

“Beni durdurabilecek tek şey kendi zihnim.”

Trump ayrıca şöyle dedi: “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok. İnsanlara zarar vermek istemiyorum.”

Ancak gerçek şu ki:

Şu ana kadar yedi Amerikan askeri hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı ve yüzlerce İranlı, aralarında okul çocuklarının da olduğu, yaşamını yitirdi.

Bu savaşın sonuçları yıllarca hissedilecek ve ABD’nin ulusal güvenliği bile bundan zayıflayarak çıkabilir.

Ancak Vietnam Savaşı’na katılmamak için askerlik ertelemesi alan Trump’ın, İran’da başlattığı bu kaosu nasıl durduracağına dair gerçekçi bir plan açıklamasını beklemek zor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın