Anasayfa / Dünya / “Üç aydır tek bir petrol gemisi gelmedi”: Yakıt ambargosu Küba’yı ABD ile masaya oturttu

“Üç aydır tek bir petrol gemisi gelmedi”: Yakıt ambargosu Küba’yı ABD ile masaya oturttu

Küba lideri Miguel Díaz-Canel, ülkenin derin enerji krizi nedeniyle “üç aydan fazla süredir tek bir yakıt tankerinin bile gelmediğini” açıkladı. Havana, bu ambargo nedeniyle Trump yönetimiyle görüşmeleri doğruladı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ülkenin derin bir enerji krizi yaşadığını ve bunun müzakere sürecinin arka planını oluşturduğunu açıkça dile getirdi. Cuma sabahı yaptığı açıklamada Díaz-Canel, “Üç aydan fazla süredir ülkeye tek bir yakıt gemisi bile gelmedi” dedi.

Yakıt akışının durması Küba’da ekonomik hayatı neredeyse felç etti. Venezuela ve Meksika’dan gelen petrol sevkiyatlarının kesilmesiyle ulaşım ciddi biçimde aksadı, okullar zaman zaman kapatıldı ve ülke genelinde uzun elektrik kesintileri günlük hayatın parçası haline geldi.

Bu ağır kriz ortamında Díaz-Canel, Havana ile Washington arasında görüşmeler başladığını da doğruladı. Küba lideri, Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi’nde yaptığı toplantıda iki ülke arasında yürütülen temasların “diyalog yoluyla ikili sorunlara çözüm bulmayı” hedeflediğini söyledi.

Küba tarafı görüşmelerin egemenliğe ve siyasi sistemlere saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini vurgularken, ABD yönetimi uzun süredir Havana üzerinde ekonomik baskıyı artıran bir politika izliyor.

ABD tarafında ise temasların sürdüğünü ima eden açıklamalar daha önce yapılmıştı. Başkan Donald Trump bu kez alışılmış sert mesajları yerine, görüşmelerin “bir anlaşma umutlarını artırdığı” yönündeki bir haberi paylaşmakla yetindi.

Ekonomik baskı ve müzakere

Küba’da son haftalarda artan protestolar da krizin boyutunu gösteriyor. Birçok şehirde halk geceleri tencere-tava çalarak elektrik kesintilerini ve ekonomik sıkıntıları protesto ediyor.

Washington ise Küba üzerindeki baskıyı artırmış durumda. ABD’li yetkililer Havana’yı “başarısız bir devlet” olarak nitelendirirken, Venezuela’dan gelen desteğin ve Meksika’dan petrol sevkiyatlarının kesilmesinin Küba ekonomisini ağır biçimde sarstığını söylüyor.

Uzmanlara göre Trump yönetiminin yaklaşımı, Barack Obama dönemindeki Küba politikasından farklı. Obama yönetimi diplomatik ilişkileri normalleştirmeye ve iki ülke arasında ekonomik ve toplumsal temasları artırmaya çalışmıştı.

Trump yönetimi ise daha sert bir çizgi izleyerek ekonomik baskıyı artırmayı ve Havana yönetimini siyasi değişime zorlamayı hedefliyor.

Görüşmelerde neler konuşuluyor?

Henüz resmi olarak açıklanmasa da müzakerelerde ele alınan başlıklara dair bazı ipuçları ortaya çıkmış durumda.

ABD’den Küba’ya özel sektör üzerinden petrol ithalatına izin verilmesi ihtimali, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Küba ekonomisinde değişim çağrıları ve Havana’nın onlarca mahkûmu serbest bırakması bu başlıklar arasında gösteriliyor.

Küba hükümeti ayrıca Vatikan’ın arabuluculuğuyla 51 mahkûmun serbest bırakıldığını duyurdu. Bağımsız kaynaklar en az yedi siyasi tutuklunun tahliye edildiğini doğruladı.

Cuma günü yapılan toplantıda dikkat çeken bir başka ayrıntı ise Raúl Guillermo Rodríguez Castro’nun toplantıda bulunmasıydı. “El Cangrejo” lakabıyla bilinen 41 yaşındaki albayın, Washington’la yürütülen temaslarda rol oynadığı iddia ediliyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın