Anasayfa / Dünya / İsrail, Lübnanlı kadın gazeteciyi WhatsApp’tan önce tehdit etti sonra sığındığı evi vurdu

İsrail, Lübnanlı kadın gazeteciyi WhatsApp’tan önce tehdit etti sonra sığındığı evi vurdu

Güney Lübnan’da görev yapan Amal Halil’e önce tehdit mesajları geldi, İsrail saldırısından kaçarak sığındığı evde mahsur kaldı. Lübnan Cumhurbaşkanı BM’ye çağrı yaptı ama İsrail evi vurdu.

Güney Lübnan’da gazetecilere yönelik saldırı iddiaları yeni bir diplomatik ve insani krize dönüştü. Lübnan’ın Al-Akhbar gazetesinin saha muhabiri Amal Halil, gün boyunca aldığı tehdit mesajlarının ardından İsrail saldırılarından kaçarken sığındığı evde hayatını kaybetti.

Olay, hem tehdit mesajları hem de Lübnan Cumhurbaşkanı’nın kamuoyu önünde yaptığı kurtarma çağrısına rağmen yaşanması nedeniyle büyük yankı uyandırdı.

İsrail numarasından açık ölüm tehditleri

Lübnan basınında yer alan bilgilere göre Halil’e saldırı günü +972 kodlu İsrail numarasından WhatsApp mesajları gönderildi.

İlk mesajda, gazetecinin köy köy dolaşarak cenazeleri ve hastaneleri izlediğine atıf yapılarak şu ifadeler kullanıldı:

“Bir köyden diğerine gidiyorsun ama hâlâ yeterince cenazeye ve hastaneye gitmedin. Twitter’da göstermeye çalıştığın gülümsemenin arkasında çok acı var. Evin hâlâ ayakta mı?”

İkinci mesaj ise doğrudan tehdit içeriyordu:

“Nerede olduğunu biliyoruz ve zamanı gelince sana ulaşacağız. Başını omuzlarında tutmak istiyorsan Katar’a ya da başka bir yere kaçmanı tavsiye ederim.”

Lübnanlı kaynaklar, bu mesajların Amal Halil’in güney Lübnan’daki yıkımı belgeleyen haberleri nedeniyle gönderildiğini belirtti.

Önlerindeki araç vuruldu, iki kişi öldü

Amal Halil ile serbest foto muhabiri Zeynep Faraj, Çarşamba günü güneydeki Bint Cubeyl çevresinde son saldırıları takip ediyordu. Al-Akhbar’ın yayımladığı zaman çizelgesine göre saat 14.45’te, iki gazetecinin içinde bulunduğu aracın önündeki araç İsrail İHA’sı tarafından vuruldu.

Araçta bulunan iki erkek hayatını kaybetti. Bunun üzerine Halil ve Faraj, yakındaki bir eve sığınarak canlarını kurtarmaya çalıştı.

Amal Halil yardım istedi, Cumhurbaşkanı devreye girdi

Saat 14.50’de Amal Halil, editörleri ve ailesiyle irtibata geçerek mahsur kaldıklarını bildirdi. Olay kısa sürede ülke gündemine taşındı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, resmi açıklama yaparak Kızılhaç’ın, Lübnan ordusu ve Birleşmiş Milletler koordinasyonunda iki gazeteciye acilen ulaşması çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı düzeyinde yapılan bu çağrı, olayın ciddiyetini ve iki gazetecinin canlı olarak kurtarılabileceği beklentisini artırdı.

Yardım beklenirken sığındıkları ev vuruldu

Ancak Al-Akhbar’a göre saat 16.27’de, yani Cumhurbaşkanı’nın çağrısından sonra, iki gazetecinin sığındığı ev İsrail tarafından bombalandı. Saldırı sonrası gazetecilerle bağlantı tamamen kesildi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail güçlerinin ilk saldırıdan kaçıp eve sığınan gazetecileri “takip ettiğini” ve saklandıkları evi hedef aldığını açıkladı.

Kızılhaç ambulanslarına ateş açıldı

Lübnan makamaları, kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasının da engellendiğini duyurdu. Sağlık Bakanlığı’na göre olay yerine gelen Kızılhaç ambulansına ses bombası atıldı ve ateş açıldı.

Lübnan devlet ajansı, yaralı gazeteci Zeynep Faraj’ı Tubnin Devlet Hastanesi’ne götüren Kızılhaç aracında kurşun izleri görüldüğünü bildirdi.

Kurtarma ekipleri ilk etapta Faraj’ı ağır yaralı halde tahliye edebildi ve iki sivilin cenazesini çıkardı. Ancak yoğun bombardıman ve doğrudan ateş nedeniyle Amal Halil’e ulaşılamadı. Ekipler geri çekilmek zorunda kaldı.

Daha sonra bölgeye yeniden giren ekipler, Amal Halil’in cansız bedenine ulaştı.

Başbakan’dan sert açıklama: Açık savaş suçu

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, olay sonrası yaptığı açıklamada İsrail’i açıkça savaş suçu işlemekle suçladı.

Selam, “Gazetecileri hedef almak, yardım ekiplerinin ulaşmasını engellemek ve sağlık görevlileri geldikten sonra aynı noktayı yeniden vurmak açık savaş suçudur” dedi.

Selam ayrıca İsrail’in güney Lübnan’da gazetecileri hedef almayı “yerleşik bir yöntem” haline getirdiğini savundu ve dosyanın uluslararası platformlara taşınacağını söyledi.

Basın örgütleri ayağa kalktı

ABD merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Amal Halil’in öldürülmesi karşısında “dehşete düştüklerini” açıkladı.

Kuruluşun Orta Doğu Direktörü Sara Qudah, “Aynı noktaya tekrar saldırı düzenlenmesi, gazetecilerin sığındığı alanın vurulması ve tıbbi-yardım erişiminin engellenmesi uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalidir” dedi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de İsrail ordusuna ambulansların geçişine izin verilmesi için mesaj gönderdiklerini açıkladı. Kuruluş yöneticisi Clayton Weimers, “Bu, kasıtlı bir gazeteci öldürme eylemine ek olarak acımasız bir kayıtsızlıktır” ifadelerini kullandı.

İsrail reddetti

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ise suçlamaları reddetti. Açıklamada gazetecilerin hedef alınmadığı, iki aracın Hizbullah tarafından kullanılan bir askeri yapıdan çıktığının tespit edildiği savunuldu.

IDF, araçlardan birinin İsrail askerlerine yaklaşarak “acil tehdit” oluşturduğunu, bu nedenle vurulduğunu öne sürdü. Ayrıca kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasının engellenmediğini iddia etti.

İsrail ordusu, Amal Halil’in öldüğünü doğrudan teyit etmedi.

Daha önce de tehdit edilmişti

Amal Halil’in 2024 yılında da İsrail kaynaklı olduğu belirtilen başka ölüm tehditleri aldığı Lübnan medyasında yer almıştı. CPJ, o dönemde bunun “kasıtlı hedef alma yönünde ciddi kaygılar doğurduğunu” açıklamıştı.

Son haftalarda öldürülen dördüncü gazeteci

Bu ay içinde Lübnan’da Sawt al-Farah radyosundan Ghada Dayekh ile Al-Manar televizyonundan Suzan Halil de İsrail saldırılarında öldürüldü.

Geçen ay Cezzin’de düzenlenen saldırıda Al Manar muhabiri Ali Şuayb ile Al Mayadeen çalışanları Fatima Ftouni ve kameraman kardeşi Muhammed Ftouni hayatını kaybetmişti.

Amal Halil’in ölümüyle birlikte, 2 Mart’tan bu yana Lübnan sahasında görev sırasında öldürülen gazeteci sayısının en az dört olduğu belirtiliyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın