Her şey Ivanka Trump’ın 2021 yılında Arnavutluk kıyılarındaki Sazan Adası’na yaptığı özel yat gezisiyle başladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump, geçen ay katıldığı bir podcast yayınında, eşi Jared Kushner ile birlikte adaya yüzerek çıktıklarını, yalınayak yürüyüş yaptıklarını ve adaya hayran kaldıklarını anlattı.
Trump, “Adalara yüzdük, zirveye kadar yalınayak yürüdük. Büyülenmiştik. O günden beri aklımızdan çıkmadı” dedi.
Bu geziden sonra Kushner ailesi, Arnavutluk’un Adriyatik kıyılarındaki bakir bölgelerde dev bir turizm yatırımı planlamaya başladı.
Miami merkezli Affinity Partners tarafından geliştirilen projenin toplam maliyetinin yaklaşık 2 milyar dolar olması bekleniyor.
Proje iki bölümden oluşuyor: Arnavutluk’un koruma altındaki Vjosa-Narta Lagünü kıyılarında büyük bir turizm kompleksi ve eski bir askeri üs olan Sazan Adası’nda daha küçük ölçekli bir lüks tatil köyü.
Jared Kushner projeyi “ailem ve arkadaşlarımla tatil yapmak isteyeceğim ideal resort” olarak tanımlarken, Ivanka Trump da projeyi kendi gayrimenkul ve seyahat deneyiminin somut bir yansıması olarak görüyor.
Flamingolar direnişin sembolü oldu
Ancak proje Arnavutluk’ta beklenmedik bir direnişle karşılaştı.
Komünist dönem boyunca büyük ölçüde yapılaşmadan korunan Arnavutluk kıyıları bugün yüzlerce kuş türüne, deniz kaplumbağalarına ve nesli tehdit altındaki Akdeniz foklarına ev sahipliği yapıyor.
En dikkat çekici tür ise flamingolar.
Uzmanlara göre dünya flamingo nüfusunun yüzde 1’den fazlası Arnavutluk’taki sulak alanlarda yaşıyor.
Bu nedenle proje karşıtı gösteriler kısa sürede “Flamingo Devrimi” olarak anılmaya başlandı.
Mayıs ayında bölgeye iş makinelerinin girmesinin ardından başkent Tiran başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde protestolar düzenlendi.
Binlerce kişi sokaklara çıkarak projeye karşı gösteri yaptı.
Çevreciler: Zarar geri döndürülemez boyutta
Arnavutluk Doğal Çevreyi Koruma ve Savunma Derneği (PPNEA), bölgede çalışan şirketlerin gerekli izinlere sahip olmadan kazı yaptığını ve koruma altındaki alanlara zarar verdiğini öne sürüyor.
Kuruluş, yaşananları “Arnavutluk’un korunan alanlarında şimdiye kadar kaydedilmiş en ağır tahribat” olarak tanımladı.
Açıklamada, doğal anıt statüsündeki yüzlerce yıllık kumullara çakıl döküldüğü ve bazı zararların geri döndürülemeyecek boyuta ulaştığı belirtildi.
Çevrecilere göre oluşan tahribatın onarılması yüzlerce yıl sürebilir.
Hükümet yatırımın arkasında
Arnavutluk hükümeti ise projeyi savunuyor.
Başbakan Edi Rama yönetimi, yatırımın çevre kurallarına uygun olduğunu ve ülkeye büyük ekonomik katkı sağlayacağını söylüyor.
Rama, protestoların büyümesinde Jared Kushner’in soyadının etkili olduğunu savundu.
Politico’ya verdiği demeçte, “Eğer Jared olmasaydı, Arnavutluk’ta ne olduğuyla kimse ilgilenmeyecekti” dedi.
Muhalifler ise hükümeti doğal alanları yatırımcılara açmak ve yabancı yatırımcılar için özel düzenlemeler yapmakla suçluyor.
Yolsuzluk soruşturması açıldı
Tartışmaları büyüten gelişmelerden biri de projenin onaylandığı dönemde Arnavutluk’ta çevre koruma altındaki bölgelerde turizm yatırımlarını kolaylaştıran yasal değişikliklerin yapılması oldu.
Arnavutluk’un yolsuzlukla mücadele kurumu, projeyle ilgili soruşturma başlattığını doğruladı.
Soruşturmanın ayrıntıları açıklanmasa da muhalefet ve çevre örgütleri, hükümet ile yatırımcılar arasındaki ilişkilerin incelenmesini talep ediyor.
Sırbistan örneği endişeleri artırıyor
Kushner’in Balkanlar’daki yatırımları daha önce Sırbistan’da da tartışma yaratmıştı.
Belgrad’da planlanan başka bir lüks proje için özel yasa çıkarılmış, ardından Sırbistan Savcılığı bir bakan dahil dört kişi hakkında görevi kötüye kullanma ve belgede sahtecilik suçlamalarıyla dava açmıştı.
Bu gelişmelerin ardından Kushner söz konusu projeden çekilmişti.
Arnavutluk’taki protestocular da benzer bir sürecin yaşandığını düşünüyor.
Gösterilerin önde gelen isimlerinden yazar Lindita Komani, “Arnavutluk satılık değil” diyerek projeye karşı çıkıyor.
Komani’ye göre ülkenin doğal ve kültürel mirası, siyasetçilerin yatırımcılara devredebileceği bir mülk değil.
Şimdilik Arnavutluk hükümeti geri adım atmış görünmüyor. Ancak flamingoların sembolüne dönüştüğü protestolar büyümeye devam ederken, Ivanka Trump’ın bir yat gezisinde başlayan hayali Balkanlar’ın en büyük çevre ve siyaset tartışmalarından birine dönüşmüş durumda.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.