Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış hakkında, kendi yetki ve nüfuzunu kullanarak birinci derece akrabaları ile yakın dostlarını üniversitenin kritik akademik ve idari kadrolarına getirdiği yönünde medyada çeşitli aralıklarla haberler çıkıyor.
Haberlerde rektörün yeğeni Gülizar Artuç’u İlahiyat Fakültesi’ne öğretim üyesi olarak aldırdığı, amcasının oğlu Emrullah Alkış’ı müftülükten kurumlar arası nakille üniversiteye alınarak hızla “Genel Sekreter Yardımcılığına” getirdiği ve MEB bünyesindeki bir öğretmen yakınının üniversitede Hukuk Müşaviri yapıldığı iddia edildi.

Daha sonraki haberlerde ise rektörün bu haberler ve eleştiriler üzerine sosyal medya hesabından “Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler. Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır” paylaşımı yaptığı yazıldı.
Başka bir habere göre ise Alkış ataması yapılan kişiler için “Emrimdir; siz de şimdiden bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin” demişti.
Rektör’ün “Benim rektörlük irademe karşı gelip bana dik başlılık eden başıbozukların hepsini YÖK Başkanımız Erol Özvar ve YÖK Başkanvekilimiz Metin Topçuoğlu ile görüşerek, durumu anlatarak, desteklerini alarak tek tek üniversiteden attım” dediğinin iddia edildiği haberler de çıktı.

Sosyal medya hesabından Alkış’ın Cumhuriyet dönemi için “hastalıklı ve çürük” dediği, bazı muhalefet milletvekilleri için “münafık”, “havlayıp kudurdular” yazdığı iddia edildi.




Bülent Arınç, ‘Rektör haddini aştı’ demişti
Haberler üzerine eski TBMM Başkanı Bülent Arınç da bir açıklama yapmış, “Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış’ın son günlerde bazı icraatları ve ifadeleri sebebiyle kendisini eleştiren milletvekillerine karşı kullandığı ifadelerin sorumsuzca ve haddini aşan bir noktada olduğunu düşünüyorum. Tasavvuf alanında akademik çalışmalar yapmış bir profesörün ve üstelik rektör olan bir kimsenin böylesine bir saygısızlığa imza atmasını ve Cumhuriyet Dönemi’ni ‘hastalıklı ve çürük’ olarak nitelendirmesi anlaşılabilir ve affedilebilir olamaz” demişti.
Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış, haberlerin ve Arınç’ın açıklamasının ardından yaptığı açıklamalarda iddiaları yalanlamış, sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını açıklamıştı.
Ama haberler kesilmedi.
Özellikle geçen yıl Mesud Barzani’nin katılımı büyük tartışmalara neden olan Şırnak Üniversitesi’nin her yıl düzenlediği Melayê Cizîrî Sempozyumu’nun ardından Rektör Alkış’a yönelik haberler arttı.

Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış hakkındaki bu iddialar ve haberlerle ilgili Serbestiyet’e konuştu:
“Bazı art niyetli sahtekârlar, sosyal medya hesaplarımı kopyalayıp istedikleri gibi içerikler oluşturmuşlar. Bu oluşturulan içerikler, bazı haber siteleri tarafından doğru kabul ediliyor, teyit edilmeden haber yapılıyor. Oysa hepsi sahte içerik onların.
Artık teknoloji öyle bir noktaya gelmiş ki bunları kolaylıkla yapabiliyorlar. Whatsapp üzerinden yaptıkları da oldu. En çok Facebook üzerinden yaptılar. Bunların bana ait olması mümkün değil.
Bu haberlerle ilgili de suç duyurularımız var. Hepsiyle ilgili suç duyurularında bulunduk. Ancak “basın özgürlüğü” gerekçe gösteriliyor ve başvurularımızdan bir sonuç alamıyoruz.
Facebook, X hesaplarım var birçok takipçim de var. O 5 bin takipçi görmedi de bu haber siteleri mi gördü?
Başsavcılığa başvurdum dedim ‘benim profilimden böyle paylaşımlar yapılmış mı?’ araştırıldı böyle paylaşımların yapılmadığı ortaya çıktı.
“Haberlerin Biri Doğru Olsaydı Görevden Alınırdım”
“YÖK, araştırma yaptı paylaşımların bana ait olmadığı anlaşıldı. Bu haberlerin biri doğru olsaydı ben yerimde kalamazdım zaten.
Bu ülkede kurumlar var, hukuk var. Bunlar gözden kaçar mıydı? Bir tanesi gerçek olsa görevden alınırdım. Her şey sıkı kontrolden geçiliyor.”
“Benim üzerimden dine saldırıyorlar”
Benim ilahiyatçı kimliğimi de bildikleri için din içerikli paylaşımlar da yapmışlar. Benim üzerimden dini hedef almaya başladılar.
Bazı siteler, dine saldırmaya başladı bu yalan haberler yüzünden.”
“Rektörlük Seçiminden Rahatsız Oldukları İçin Yapıyorlar”
Yakın zamanda seçime gideceğiz tekrar rektörlük için başvuracağım. Bundan rahatsız oldukları için de yapıyorlar. Çünkü kendi personellerimin içinde benden rahatsızlık duyanlar var. Somut olarak bir şey yok tabi ama hal ve tavırlardan varsayım olarak görüyorum.
İçeriden de bazı personeller bu söylentileri de yayıyor olabilir. Gayrimeşru yollarla gelir elde etmeye çalışan gruplar var. Haberleri Ankara’daki muhalif gruplara gönderiyor. Onlar da zaten hiç teyit etmeden hemen yayıyorlar.
“Yeğenim Benden 3 Dönem Önce Göreve Başlamış”
“Gülizar Artuç yeğenim, kendisi benden 3 dönem önce göreve başlamış. Üniversitede tanıdığım 5 isim var. Üçü benden önce, ikisi sonrasında göreve gelmiş. Bunlardan sadece biri akademik personel, diğerleri ise idari personel. Doktoraları bitmiş, kurumlar arası geçişle göreve gelmişler.
Ben ayrım yapmadan bütün personellerime kadro açtım.
Emrullah Alkış’ı müftülükten kurumlar arası nakille üniversiteye alınarak hızla “Genel Sekreter Yardımcılığına” getirdiğim iddia edildi. Bu tamamen yalan çünkü Genel Sekreterlik kadromuz hala boş, herhangi bir atama yapılmadı.
Bülent Arınç’ın eleştirisi
“Yine kurgulanmış bir paylaşım üzerine eleştirmişti. TBMM’ye ve Cumhuriyet’te saldırı yapıldığı gerekçesiyle benim hakkımda bir paylaşım yapmıştı. Daha sonra haberlerin doğru olmadığını anladı hatta benim açıklamamı da paylaşmıştı.”
Mesud Barzani’nin katıldığı sempozyum sonrası haberler arttı
“O sempozyumdan sonra hakkımda çıkan haberler artmıştı. Sempozyumun haberi veriliyor hemen arkasından benim hakkımdaki iddalar veriliyordu bu durum beni şüpheye soktu ama emin değilim. Bu durumu yabana atmıyorum ama dediğim gibi emin değilim.
Kaldı ki o sempozyum sadece üniversitenin düzenlediği bir program değildi. Bizzat Dışişleri Bakanlığı tarafından planlanan bir organizasyondu. Valilik-Kaymakamlık-Üniversite olarak düzenledik.”
Hiçbir gazeteci beni arayıp sormadı
“Medyada hakkımda birçok site sayısız haber yaptı ama hiçbiri beni arayıp da sorma zahmetinde bulunmadı. Basın özgürlüğü diyoruz ama keşke bizzat beni arayıp teyit etselerdi sorsalardı.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.