SerbestiyetSerbestiyet
Anasayfa / Haberler / Savcılığın Tolga Akış hakkındaki “müstehcenlik” soruşturması yazısı: Manifest paylaşımları, LGBTİ+ yönelimleri teşvik edici davranışlara yönlendirebilir

Savcılığın Tolga Akış hakkındaki “müstehcenlik” soruşturması yazısı: Manifest paylaşımları, LGBTİ+ yönelimleri teşvik edici davranışlara yönlendirebilir

Savcılığın Tolga Akış hakkındaki sevk yazısında, "çocuklar ile gençlerin herhangi bir filtreleme mekanizması olmaksızın Manifest'in 'müstehcenlik' içeren faaliyetlerine doğrudan ulaşabilmesinden sorumlu olduğu ve meşrulaştırdığı" iddia edildi.

“Müstehcenlik”,  “uyuşturucu madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddialarıyla dün gözaltına alınan Manifest grubu ve Hypers ajansının kurucusu Tolga Akış, savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği hâkimlikçe “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçlamasından tutuklandı. Savcılığın sevk yazısında, Manifest’in faaliyetleri kapsamında yapılan bazı paylaşımların geniş kitlelere ulaştığı ve çocukların herhangi bir filtreleme mekanizması olmaksızın bu içeriklere erişebildiği öne sürülerek, “Bu paylaşımlar ile toplumun bireylerini lezbiyen, gay, biseksüel, travesti veya transseksüelliği de özendirici ve teşvik edici davranışlara yönlendirebileceği, söz konusu paylaşımların toplumun ahlâki değerlerine ve Anayasa’nın 41. maddesine uygun olmadığı, dolayısıyla edep ve haya bakımından yine benzer şekildeki faaliyetlere/eylemlere ilişkin toplumun ortak ahlâki değerleri ile Anayasa’nın 41. maddesinde güvence altına alınan ‘Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları’ bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir” denildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca geçen yıl başlatılan “uyuşturucu” soruşturması operasyonları devam ediyor. Müzik grubu Manifest’in kurucusu ve menajeri Tolga Akış da dün gözaltına alındı.  “Müstehcenlik, uyuşturucu kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddialarıyla gözaltına alınan Akış, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Adliyesi’ne götürüldü. Savcılıkta ifade veren Akış, “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi ve ardından tutuklandı.

Sevk yazısı

AA’da yer alan habere göre, savcılığın sevk yazısında, şüpheli Tolga Akış’ın “Manifest” isimli grubun kurucusu ve yapımcısı olduğu, çeşitli zamanlarda birçok konser organize ettiği ifade edildi.

Yazıda, “Müstehcenlik kavramının ceza hukuku bağlamında salt çıplaklık, bedenin görünürlüğü yahut kişiden kişiye değişen subjektif bir ahlak anlayışı üzerinden değerlendirilebilecek bir kavram olmadığı, müstehcenliğin içeriğin bütünlüğü ve ele alınış biçimiyle beraber hedeflendiği veya fiilen ulaştığı kitle ile birlikte değerlendirildiğinde özellikle çocukların ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimleri üzerindeki etkisiyle birlikte belirlenmesi gerekir.” ifadeleri kullanıldı.

Türk Ceza Kanununun 226/2 maddesinde, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayınlayan yahut bunların yayımlanmasına aracılık eden kişinin cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilen yazıda, kanun koyucunun yalnızca müstehcen içeriğin meydana getirilmesini değil topluma ulaştırılmasını ve yaygınlaştırılmasını da bağımsız bir cezai sorumluluk olarak düzenlediği belirtidi.

Yazıda, korunan hukuki değerin yalnızca bireysel rahatsızlık veya kişisel beğeni olmadığını, özellikle çocuklar gibi kendilerini koruma ve gördüklerini anlamlandırma yetileri henüz gelişme aşamasında bulunan kişilerin korunmasını da amaçladığı kaydedildi.

Müstehcen görüntülerin yayınlandığı söz konusu paylaşımların çok kişi tarafından görüntülenerek geniş kitlelere ulaştığı belirtilen yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu paylaşımlar ile toplumun bireylerini lezbiyen, gay, biseksüel, travesti veya transseksüelliği de özendirici ve teşvik edici davranışlara yönlendirebileceği, söz konusu paylaşımların toplumun ahlaki değerlerine ve Anayasa’nın 41. maddesine uygun olmadığı, dolayısıyla edep ve haya bakımından yine benzer şekildeki faaliyetlere/eylemlere ilişkin toplumun ortak ahlaki değerleri ile Anayasa’nın 41. maddesinde güvence altına alınan ‘Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları’ bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir.”

Sevk yazısında, “Anayasa hükümleri, devletin de çocukların her türlü istismara ve şiddete karşı korunmasında tedbirler almasını devlete bir pozitif yükümlülük olarak yüklediği, bu kapsamda çocukların ve gençlerin herhangi bir filtreleme mekanizması dahi bulunmaksızın söz konusu grubun eylemlerine ve faaliyetlerine doğrudan ulaşabilmesi, söz konusu Manifest grubunun yapımcısı olan şüphelinin, bu grubun eylem ve hareketlerinin sorumlusu olarak geniş kitlelere ulaşacak şekilde basın/yayın gibi yayın araçlarını kullanarak kamuya sunduğu ve meşrulaştırdığı tespit edilmiştir.” ifadelerine yer verildi.

Akış’ın üzerine atılı “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu öne sürülen yazıda, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Manifest hakkındaki soruşturma ve ceza

2025 başında ilk şarkısını yayınlayan Manifest, kısa sürede büyük bir ün yakaladı. Grup hakkında 6 Eylül 2025’te İstanbul’da verdikleri Küçükçiftlik Park konserinin ardından soruşturma açıldı.

Giydikleri kıyafetler ve yaptıkları danslar gerekçe gösterilerek “hayasızca hareketler” ve “teşhircilik” iddiası yöneltilen Manifest’in konserleri, gelişmenin ardından birçok belediye tarafından iptal edildi.

Grup daha sonra Türkiye turnesinin iptal edildiğini duyurdu. Aralık ayında görülen davada Manifest üyeleri hakkında ayrı ayrı 3 ay 22 gün hapis cezası verildi.

Mahkeme, grubun 6 üyesinin beş yıl denetim süresine tabi tutulmalarına hükmetti.

Manifest grubu, Big5 Türkiye adlı yetenek yarışmasının kazananları Mina Solak, Esin Bahat, Zeynep Sude Oktay, Lidya Pınar, Sueda Uluca ve Emine Hilal Yelekçi’den oluşuyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın